Ümraniye’deki Çin mahallesi: Menderes Özel’den Huawei notları

huawei-mediapad-m2-huawei-logo-ces2016.jpg

Menderes Özel, Milliyet’teki köşesinde, son dönemlerde yaptığı hamlelerle adından sıkça söz ettiren Huawei, Türkiye entegrasyonları ve pazar hamlelerinde bahsettiği değerli notları ile “Dijital İpek Yolu”ndan dikkat çekici başlıkları okuyucuları için derlemiş: 

Türkiye’de son kullanıcının, sokaktaki insanın aklında, daha çok bir cep telefonu markası olarak yer edinen Huawei, aslında dünyanın dört bir yanında telekom altyapıları geliştirip kuran, bu sayede dünya nüfusunun üçte ikisine temas etmekle övünen bir iletişim şirketi.

1987 gibi yakın bir tarihte kurulmasından itibaren, o dönemde emekleyen Çin telekom altyapısının geliştirilmesinde önemli rol oynayan Huawei, bugün dünyanın en büyük telekomünikasyon ekipmanı üreticisi konumunda.

İki yıl önce Shenzhen’deki merkezi ve Ar-Ge laboratuvarını gezme fırsatı bulduğum Huawei’nin bu kez Ümraniye’deki merkezinin kapısını çaldım.

Ümraniye Sanayi Sitesi’nde sağlı sollu çarpılmış, yamulmuş araçları geride bırakarak ulaştığım Huawei binası, teknoloji şirketlerinin komşu Türkiye ofisleriyle birlikte adeta mini bir Silikon Vadisi oluşturmuş.

450 mühendis

1215 kişinin çalıştığı Huawei Türkiye’de 450 mühendisi istihdam eden Ar-Ge merkezi,aynı zamanda Türkiye’nin en büyük araştırma merkezlerinden biri.

1215 kişinin 6’da 1’ Çinli.

Bu yoğunluk, merkezde bir Çin restoranını, bu yazıdaysa “Çin Mahallesi” esprisini zorunlu kılıyor.

Huawei Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi Başkan Yardımcısı Marco Xu, Türkiye Ar-Ge Merkezi Direktörü Wu Lianqing, Ar-Ge Bölüm Yöneticisi Boran Demirciler’den Çin şirketinin Türkiye’ye verdiği önemi dinledim. 2010’da dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın açtığı merkez, Ar-Ge lisansını 2011’de dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’dan aldı.

Bugüne kadar 150 milyon dolardan fazla yatırımın yapıldığı bu merkezden 27 ülkeye 82’den fazla proje üretilip, 40’tan fazla müşteriye teslim edildi.

Turkcell, Türk Telekom, Vodafone Türkiye, Telefonica, MTN, Deutsche Telekom, Telia Sonera, STC, Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinin proje üretip sattığı telekom devleri.

Örnek projeler

Turkcell MSTV (TV+)

Birkaç projeyi örneklemem gerekirse; internetten yayına olanak sağlayan ‘Turkcell MSTV (TV+)’ projesi Huawei Türkiye Ar-Ge merkezindeki Türk mühendislerin katkılarıyla hayata geçirilmiş. Bu proje başarısıyla diğer ülkelerdeki IPTV projelerine de örnek olmuş.

SmartCare Almanya TelefonIca O2  Projesi

Almanya’da Telefonica O2 için büyük veri teknolojileri kullanarak geliştirdiği Müşteri Deneyimi Yönetimi projesi, TM Forum 2017 dijital O&M Dönüşümü Ortak İnovasyon Ödülü’nü kazanmış.

Vodafone Türkiye CCS (Customer Converged ChargIng System-Bütünleşik Ödeme Sistemi)

Huawei Türkiye Ar-Ge ekibi Vodafone Türkiye’nin tüm ücretlendirme gereksinimlerini yerine getirerek milyonlarca abonesini başarılı bir şekilde bilgi teknolojileri ve iletişim kurumunun regülasyonlarına ve uluslararası standartlara uygun yeni bir sisteme aktarmış.

Bir okul gibi

Huawei Ar-Ge merkezi insan yetiştiren bir merkez olarak da faaliyet gösteriyor. 7 yıldır bu merkezde yetişen onlarca mühendis, Türkiye ve dünyanın önde gelen kuruluşlarında çalışıyor.

20 projede işbirliği yaptığı Türkiye’nin önde gelen 15 üniversitesiyle teknoloji sinerjisi yaratan Huawei, bilgi teknolojilerindeki yatırımlarıyla Türkiye’nin kalkınmasında da rol oynuyor.

CMMI, Hem donanım hem de yazılım için ürün kalitesini ve geliştirme verimliliğini artırmak için kullanılan bir endüstri sistemi.

Türkiye’de yalnızca 36 kuruluş çeşitli CMMI olgunluk seviyeleriyle sertifikalandırılmış durumda.

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, Aralık 2016’da Türkiye’de CMMI Seviye 5’e ulaşabilen 2. şirket konumunda.

Dijital İpek Yolu’nda sürat serbest

14 Kasım’da Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilecek Huawei Orta Asya İnovasyon Günü’nün ilk oturumunda, dijital bir İpek Yolu yaratmanın nasıl sağlanacağının da ipuçları verilecek.

“Dijital ipek Yoluna Giden Yolu Keşfedin” temasıyla düzenlenecek etkinlikte, bilgi iletişim teknolojileri aracılığıyla ekonomik büyümenin teşvik edilmesi ve dijital dönüşüm alanındaki fırsatların keşfedilmesine yönelik paneller de gerçekleşecek.

Dijital sanayi gelişimindeki hızlanma, finans, ulaşım ve imalat sektörlerinin, kamu projelerinin ve diğer sektörlerini ileri taşıyor.

Bu, yaşam ve üretim biçimlerimizi değiştirmemize yol açıyor.

Bulut bilişim, büyük veri ve yapay zekâ gibi bilgi/iletişim teknolojilerine dayalı yeni teknolojiler, ülkelerin ekonomik büyümesinde ve sektörün dijital dönüşümünde önemli bir etken.

Huawei’nin yayımladığı “2017 için Küresel Bağlantı Endeksi (GCI) Araştırma Raporu”na göre, bilgi/iletişim teknolojilerine yatırılan her 1 dolar, ülke GSYİH’sine
3 dolar olarak geri dönüyor.

Bu rakam 2025’te 1’e 5 olacak.

Dijital dönüşüm sürecinde hiçbir şirketin kendi başına hareket etmemesi, toplu başarı için yeni bir eko-dijital dönüşümde yer almayı gerektiriyor.

Astana’daki etkinlikte işte bu eko-dijital dönüşüm masaya yatırılacak.

TAKVİM HARİKALAR DİYARINDA

Pirelli Takvimi’nin galalarının -aksilikler dışında- ajandamda özel bir yeri var.

Her yıl dünyanın bir kentinde düzenlenen galada hem o kentin sosyetesiyle sosyalleşilir hem de Takvim’e poz veren ünlülerle sohbet edilir, röportajlar yapılır.

Bu yıl sıra New York’taydı. Son yıllarda akıllı bir hamleyle popüler erotizmle arasına mesafe koyan Takvim, kadının entelektüel güzelliğine, vücut kıvrımlarından ziyade beyin kıvrımlarına odaklanıyor.

Maalesef bu yıl konsolosluktan randevumu almamdan bir gün sonra ABD’yle çıkan vize krizinin kurbanı oldum. Davet hakkımı ABD vizesi olan Milliyet hafta sonu eklerinin başarılı muhabiri Fırat Karadeniz’e devrettim.

Fırat’ın Manhattan Center’dan lezzetli izlenimlerini önümüzdeki hafta sonu afiyetle okuyacaksınız.

Tiw Walker’ın fotoğrafladığı 45’inci Takvim’in teması İngiliz edebiyatının önemli fantezilerinden Alice Harikalar Diyarı’ydı.

1865’te yazar Lewis Carrol’ın çizimlerini emanet ettiği John Tenniel’in illüstrasyonlarından ilham alan fotoğraflarda, Alice’in Harikalar Diyarı, Adut Akech, Naomi Campbell, Duckie Thot, Whoopi Goldberg, Zoe Bedeaux, Sean ‘Diddy’ Combs gibi isimlerin birbirinden uçuk pozlarında hayat buluyor.

Takvim 2018, Pirelli’nin 1987’den sonra tamamı siyah isimlerle çıkan ikinci takvimi.

İngiltere’nin önde gelen sanat yönetmenlerinden ve set tasarımcılarından Shona Heath, bu yılın gösterişli kostümlerinin arkasındaki stil danışmanı.

Moda ikonu Edward Enninful da Takvim’in tarzında önemli rol oynadı.

SİYAH TAVŞAN SİYAH GÜLLER

Zaten fazlasıyla saykedelik olan Harikalar Diyarı’nın bazı öğeleri ters yüz edilmiş.

Beyaz tavşan siyah olurken Kraliçe’nin kırmızı gülleri de İskambil Kâğıtları tarafından siyaha boyanmış.

Heath, “Ben hep altüst edecek şeyler aradım, hikayenin ne anlama geldiğini, neyin önemli olduğunu ve ne kadar çeşitlenebileceğini sorguladım. Ama aslında hikayenin özüne çok sadık bir mesaj veriyoruz” diyor.

Bir süre önce İngiliz Vogue’un ilk erkek ve ilk siyah editörü de olan Edward Enninful görüşleri de önemli: “Alice’in Harikalar Diyarı’ndaki macerası aşmamız gereken engelleri ve farklılıkları kutlama fikrini ele alıyor. Londra’da büyürken çoğu zaman peri masalları ve dedektif romanlarıyla dolu bir fantezi dünyasında yaşadım. Alice her zaman en sevdiğim karakterlerden biri oldu. Hep onunla birlikte Harikalar Diyarı’nda yolculuğa çıktığımı hissettim ve olağanüstü karakterlerin hepsi arkadaşım oldu; Korkunç Kraliçe ve cellatları hariç.

Bugün siyah bir Alice görmek, her ırktan çocukların genç yaştan itibaren çeşitlilik fikrini kucaklayabileceği ve aynı zamanda güzelliklerin tüm renklerde olduğunu kabul edebileceği anlamına geliyor.”

Fırat’ın yazısını merakla bekliyorum.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum