Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

TÜSİAD Başkanı Bilecik: Kur riski ciddi bir kırılganlık yaratıyor

1491558668_Erol_Bilecik.jpg

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, “Enflasyon yüzde 15,4 ile son derece kritik noktaya geldi. Bu artış kontrol edilemediği takdirde Türkiye’nin uzun vadeli borçlanma maliyetini düşürmesi mümkün olamayacağı gibi uzun vadeli yatırım ve tasarruf davranışlarında kalıcı bozulmalara sebep olabileceğini yetkilere her daim paylaşıyoruz. Ama bunlar aşılamayacak sorunlar değil” dedi.

Ekonomist dergisinin düzenlediği “40 Yaş Altı 40 Genç CEO 2018 Araştırması”nın ödül töreninde konuşma yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye ekonomisinin 2009 krizinden bu yana 9 yıldır kesintisiz büyümesini sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Rakamlara baktığımızda muazzam bir tablo var. Aynı dönemde başta hizmet sektörü olmak üzere önemli ölçüde istihdam yaratıldığı kesin. Ancak bunları sağlarken bazı finansal riskleri de beraberinde getirdik. Enflasyon yüzde 15,4 ile son derece kritik noktaya geldi. Bu artış kontrol edilemediği takdirde Türkiye’nin uzun vadeli borçlanma maliyetini düşürmesi mümkün olamayacağı gibi uzun vadeli yatırım ve tasarruf davranışlarında kalıcı bozulmalara sebep olabileceğini yetkilere her daim paylaşıyoruz ama bunlar aşılamayacak sorunlar değil” açıklamalarını yaptı.

Özel sektörün döviz cinsinden yüklü miktarda borçlu olmasının nedenini uzun vadeli TL fonlama imkanının olmayışı olarak değerlendiren Bilecik, “Yüksek enflasyon hem vadelerin uzamasının hem fonlama maliyetlerinin düşmemesinde neredeyse tek engel. Kur riski, yatırım yapan, elini taşın altına sokup risk alan özel sektörün üzerinde ciddi bir kırılganlık yaratıyor. Bunları yeni kabinedeki bakanlarla paylaşıyoruz. ‘Önerdiğimiz bir program olmalı’ diyoruz” diye konuştu.

“Bir gözümüz ekonomide bir gözümüz dış ilişkilerde”

TÜSİAD olarak önerdikleri programın 3 ayağı olduğunu anlatan Bilecik, şunları söyledi: “Bunlar finansal istikrarın sağlanması, yapısal reformlar ile ekonomide yapısal dönüşümün sağlanması ve küresel ilişkilerin iyileştirilmesi. Yani bugün iş dünyası olarak gözümüzün biri ekonomimizin üzerinde diğeri ise küresel ilişkilerde. Türkiye’ye yönelik algı maalesef geriledi. Dış ilişkilerimizi ne kadar iyileştirirsek ticari faaliyetlerimizin de önü o kadar açılır. İyi haber, bunların hepsinin artık farkında olan bir kabine sistemi olduğunu görüyoruz.”

Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu