‘Türk bankacılık hisseleri yabancı kaçışından etkilendi’

1597851621377-borsa.jpg

Bloomberg, yabancıların hisse satışlarından Türk bankalarının hisselerinin sanayi şirketlerinkine nazaran daha fazla etkilendiğini belirterek, bu çöküşten bankaları sadece faiz artırımı ve hükûmetin politika değişikliklerinin kurtarabileceğini kaydetti.

Bloomberg’den Tuğçe Özsoy’un haberine göre, büyük bankaların içinde yer aldığı endeks yüzde 31 azalırken, sanayi sektörü endeksi yüzde 17 arttı. Hisseler yüzde 61 değer kaybıyla işlem görürken, bu 2006 yılından bu yana sanayi şirketleri ile arasındaki değerlendirme farkında en büyük açığı oluşturdu.

Bankacılık hisselerinin görece yüksek likiditelerinden ötürü yabancı yatırımcılarca tercih edildiği ancak şu zamana kadar 2020 başından bu yana yabancıların 5.6 milyar doları bulan borsadaki çıkışından bankaların çok kötü biçimde etkilendiği kaydedildi.

‘Büyüme odaklı politikalar’

Türk lirasının yüzde 21 değer kaybıyla, hükûmetin büyümeyi diğer ekonomik göstergelerden öne alan politikaları ve kredi patlamasının, Türk bankalarının sermaye yapılarının güçlü olmasına ve karlılıklarına rağmen yabancıları uzaklaştırdığı kaydedildi.

Haberde Oyak Portföy Genel Müdürü Toygun Onaran, hükümetin bankacılık sektörünü destekleyecek düzenlemeleri yapmadığı sürece bankacılık hisselerinde bir değişiklik beklemediğini söyledi.

Bankaların hisse senedi piyasasında düşük mevduatlı faizlerden daha fazla getiri arayan küçük yatırımcılardan da destek alamadığı belirtilen haberde, bu kesimin daha hızlı kar getiren küçük şirketlere yöneldiklerini belirtti.

‘Toparlanma için hâlâ imkân var’

Haberde bu yıl döviz varlıklarının gelişmekte olan ülke ekonomilerine göre çok daha hızlı harcandığı, döviz rezervlerinin son 15 yılın en düşük seviyesine yaklaştığı hatırlatıldı. Türkiye’nin ya daha yüksek faiz oranlarına ya da yabancı sermaye girişlerini teşvik edecek yükseliş eğilimine ihtiyacı olduğunu kaydedildi.

BGC Partners Menkul Değerler analisti Çağdaş Doğan, bankacılık hisselerinde toparlanma için hâlâ imkân olduğunu, bunun için karar vericilerin politika faizi konusunda bir adım atmaları, varlık oranı ve aktif rasyosu konusunda zorunlu büyüme yanlısı düzenlemeleri terk etmeleri gerektiğini söyledi.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum