Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya soruları yanıtladı: (2)

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, “Enflasyonda elbet manşet enflasyon gelişmeleri ve beklentiler çok önemli, çift hane elbette önemli bir risk, buna karşı mutlaka elimizdeki tüm araçları kullanacağız. Dalgalanmaları dikkate alacağız ama bir yandan da orta vadeli beklentilere, tahminlere de odaklanmayı unutmamak lazım. Bütün risk senaryolarını dikkate aldığımızda yılı yüzde 8 seviyesinde kapatmayı umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çetinkaya, yılın ilk enflasyon raporu bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bankanın likidite araçlarının kullanımının geçici olup olmadığının sorulması üzerine Çetinkaya, piyasalarda öncelikle istikrarın oluşması, aşırı volatilitenin ortadan kalkması, piyasa fiyatlama mekanizmalarının sağlıklı bir patikaya ulaşabilmesi için atılan adımları ihtiyaç duyulduğu sürece devam ettirecekleri söyledi.

Merkez Bankasının son dönemde kullandığı bu anlamdaki tüm araçların, belli bir sürede kullanılmaya devam edeceğini anlatan Çetinkaya, “Burada hem para politikasının sıkı duruşunu koymak durumundayız, gelişmelere göre ilave sıkılaştırmaya ihtiyacı olabilir, hem de piyasada dengesizliklerin yönetilmesi ve istikrarın sağlanması gerekiyor. Bu anlamda bu çerçevenin belirli bir süre devam edeceğini beklememiz gerekir. Süreç, mevcut çerçevede devam edecek.” şeklinde konuştu.

Bu yılın ilk yarısında enflasyonun çift hanelere çıkması beklentisi olup olmadığının sorulması üzerine, bu yıl için enflasyon görünümüne bakıldığında yukarı yönlü risklerin yüksek olduğunu ifade ettiğini anımsatan Çetinkaya, temel unsurlardan birinin gıda fiyatlarındaki baz etkisi olduğunu söyledi.

Bunun dışında döviz kuru ve ithalatta yaşanan artışlar, özellikle petrol fiyatlarının etkili olduğuna işaret eden Çetinkaya, Türk lirası-döviz kuru gelişmelerinin, enflasyon geçişkenliğine etkilerini de gözleyeceklerini belirtti. Çetinkaya, “Riskler yukarı yönlü ancak burada kritik nokta para politikasının gereken tepkiyi veriyor olması. Biz sıkı duruşun beklentileri çıpalamak açısından etkili olacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Geçen yılın örnek bir yıl olduğunu, Türkiye’de manşet enflasyon gelişmelerinin büyük bir dalgalanma sergilediğini anlatan Çetinkaya, 2016 ocak ayında enflasyonun yüzde 9,6 olduğunu ve çift hane riskinden bahsedildiğini hatırlattı.

Geçen yıl nisanda enflasyonun yüzde 6,6’ya gerilediğini, yıl içinde dalgalandığını, aralıkta yüzde 8,53’e ulaştığını anımsatan Çetinkaya, “Burada bizim yaklaşımımız, enflasyonda elbet manşet enflasyon gelişmeleri ve beklentiler çok önemli, çift hane elbette önemli bir risk, buna karşı mutlaka elimizdeki tüm araçları kullanacağız. Dalgalanmaları dikkate alacağız ama bir yandan da orta vadeli beklentilere, orta vadeli tahminlere de odaklanmayı unutmamak lazım. Bütün risk senaryolarını dikkate aldığımızda yılı yüzde 8 seviyesinde kapatmayı umuyoruz.” şeklinde konuştu.

Çetinkaya, baz etkileri ortadan kalktıkça enflasyonun orta vadeli görünümüne uyumlu bir seyir izlemesini bekleyebileceklerini belirterek, “Kuşkusuz sıkı para politikası duruşumuz da beklentiler kanalıyla enflasyondaki düşüşü destekliyor olacak.” görüşüne yer verdi.

– “Atılan adımların bugün itibarıyla yeterli olduğunu düşünüyoruz”

ABD’deki faizlerle ilgili Merkez Bankasının bir baz senaryosunun olup olmadığının sorulması üzerine de Çetinkaya, burada temel olarak muhtelif senaryoları ve gelişmeleri dikkate alacaklarını ifade ederek, şu anki patikanın çok belirgin olmadığını kaydetti. Çetinkaya, “Gelişmiş ülke para politikaları zaten son yıllarda gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye finansal piyasalar üzerindeki etkileri dikkate alarak, her türlü senaryoya hazırlıklı olarak, elimizdeki araçları kullanmaya devam edeceğiz. Bizim açımızdan etkileri ve piyasaya yansımaları önemli olacak.” şeklinde konuştu.

Bankanın geç likidite penceresi, çoklu faiz yapısı gibi adımlarının piyasa tarafından geçici tedbirler olarak görüldüğü belirtilerek, “Bu politikalarla enflasyon beklentilerinin yönetebileceğini düşünüyor musunuz?” şeklindeki soru üzerine Çetinkaya, “Bunların biz beklentileri yönetmek açısından bugün itibarıyla yeterli olduğunu düşünüyoruz ancak sıkı duruş korunacak, ihtiyaç olursa ilave adımlar da atılabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Mart ayına kadar çift haneli TÜFE beklentisi bulunduğunun belirtilmesi üzerine de Çetinkaya, “Mart sonuna kadar bir dalgalanma söz konusu. Yıl içerisinde dalgalı bir seyir izleyeceğiz. Elbette temel amacımız burada beklentilerin bozulmaması ve manşet enflasyonun da olabildiğince kontrol altında olması.” dedi.

Çetinkaya, Para Politikası Kurulunun (PPK) toplantı sayısının azaltılmasına ilişkin bir soru üzerine, bunun iktisadi birimlerin ana eğilimlere ve mevcut para politikası duruşuna odaklanmasını kolaylaştırıcı bir unsur olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Bunun genel stratejileriyle ve dünyadaki genel trendlerle de uyumlu olduğunu dile getiren Çetinkaya, toplantı sayısının azaltılmasının kısa vadeli oynaklıklar yerine orta vadeli görünümü esas alacak bir yaklaşımı ve iletişimin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

Çetinkaya, söz konusu kararın bankanın vereceği dinamik tepkiler ve politika kararları açısından olumsuz bir etkisi olmadığını düşündüklerini ifade etti.

– “Türkiye ekonomisinin önemli özelliği hızlı ve kuvvetli toparlanmalar göstermesi”

Kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri sonrası Türkiye’nin ne kadar süre içinde yatırım yapılabilir seviyeye kavuşacağının sorulması üzerine Çetinkaya, burada her kuruluşun farklı değerlendirme ve kriter setlerinin bulunduğunu söyledi. Çetinkaya, şöyle devam etti:

“Biz bu raporları incelediğimizde Türkiye ekonomisine yönelik büyüme senaryoları dahil olmak üzere, yapısal unsurlara yapılan muhtelif atıflar görüyoruz. Bunların tamamında biz önümüzdeki dönem için ülkemizin pozitif bir performans sergileyeceğine inanıyoruz. Türkiye’de iktisadi faaliyet dönem dönem yaşanan iç ve dış şoklarla birlikte zaman zaman dalgalanmalar gösterdi ama Türkiye ekonomisinin önemli özelliği hızlı ve kuvvetli toparlanmalar gösterebiliyor olması. Sadece 2016 yılını bile dikkate aldığınızda Türkiye ekonomisinin ne kadar güçlü ve dayanıklı olduğunu belirtmek mümkün. Elbette mesele buradaki temelleri daha sağlamlaştırabilmek, yapısal alanda atılacak adımları hızlandırabilmek. Bunların tamamının makro dengeler açısından mevcut iyileşme sürecini hızlandıracağını düşünüyorum. Bunun bir yansıması da elbette reyting kararlarıyla da önümüzdeki dönem umarız olumlu gelişmeler olacaktır.”

Faiz politikasına ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faiz sebep enflasyon sonuç, sadece politika faizinin kalmasını savunuyorum” ifadelerini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Çetinkaya, faiz politikasıyla ilgili öncelikle bakılması gereken şeyin duruş olduğunu söyledi. Çetinkaya, “Bunun dışında uygulama çerçevesine dair bizim yaklaşımımız, PPK’nın yaklaşımını özetlemeye çalıştım, bu çerçevede devam ediyor olacağız.” şeklinde konuştu.

(Sürecek)

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum