McKinsey’den Türkiye’nin geleceği için rehber hazırlığı

mckinseycopmanywood.jpg

ABD’li danışmanlık şirketi McKinsey, Türkiye’de dönüşüm için aksiyon odaklı bir rehber hazırlamak üzere çalışmalara başladı. Şirketin bugün duyurduğu çalışma, McKinsey Global Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirecek ve dijitalleşmenin 2030 yılındaki Türkiye’nin iş gücü üzerindeki etkilerine odaklanacak. Türkiye’de 250 kişilik bir ekiplerinin olduğunu söyleyen McKinsey Ülke Direktörü Can Kendi, “Türkiye’de kamunun doğru sektörlere, yükselen yeteneklere odaklanması lazım.” dedi.

ABD merkezli danışmanlık şirketi McKinsey, bugün Türkiye’de dönüşüm için aksiyon odaklı bir rehber hazırlamak üzere yola çıktığını açıkladı. McKinsey Türkiye, bu çalışmayı McKinsey Global Enstitüsü (MGI) iş birliğiyle gerçekleştirecek.

Dijitalleşme ve otomasyonun iş dünyası ve mesleklere olan etkileri ve bu dönüşümün nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda araştırmalar yürüten kuruluş, bu yılın ikinci yarısında sonuçlanması beklenen çalışmasıyla Türkiye genelinde ve sektörler bazında veriye dayalı ve karşılaştırmalı olarak mevcut durumu ve beklentileri belirleyecek, somut aksiyona dönük inisiyatifleri ortaya koyacak.

Başlattıkları çalışmayla dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle yaşanan yetenek dönüşümüne Türkiye’nin de başlamasına rehberlik etmeyi hedeflediklerini belirten McKinsey Ülke Direktörü Can Kendi, “Türkiye için bir yol haritası çıkarmak istiyoruz. Hazırladığımız rapor, aksiyon önerileri ve sunduğumuz danışmanlıkla Türkiye’de doğru seçimlerin yapılması için çalışacağız.” dedi.

“İşin Geleceği” adlı çalışmanın duyurulduğu toplantıda konuşan Can Kendi, “1995 yılından bu yana Türkiye’deyiz. Burada 250 kişilik bir ekibimiz var… Türkiye’de yetenek dönüşümü için güçlü bir başlangıç yapmayı hedefliyoruz. Kamu, iş dünyası, eğitim camiası, STK’lar ve profesyonellerle birlikte yol alarak fırsatları yakalayacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

Çalışmanın dijitalleşmenin 2030 yılında Türkiye’deki iş gücünün dönüşümünü nasıl etkileyeceğine odaklandığını belirten Kendi, “Yakın gelecekteki dönüşüme şimdiden hazır olabilmek için Türkiye’de kamunun doğru sektörlere, yükselen yeteneklere odaklanması lazım” dedi.

‘ŞİMDİ SIRA TÜRKİYE’DE’

McKinsey olarak İşin Geleceği çalışmaları kapsamında, İsviçre, Macaristan, Avustralya ve Orta Doğu için özel analizler ve aksiyon planları hazırladıklarını aktaran McKinsey Ortağı ve Türkiye Finansal Hizmetler Lideri Pınar Gökler Özsavaşçı, “Şimdi sıra Türkiye’de. Dijitalleşme ve otomasyonun fırsatlarını kullanarak sürdürülebilir bir büyüme yaratmak ve çalışanların bu değişime uyum sağlaması için çalışmalara başladık.Bu doğrultuda kurumlar, şirketler, STK’lar, özel ve devlet üniversiteleri, kamu ve devlet organlarıyla iş birlikleri geliştireceğiz” diye konuştu.

Toplantıda verilen bilgiye göre McKinsey’nin ‘İşin Geleceği: Dijital Çağda Yetenek Dönüşümü’ isimli çalışmasında Türkiye’nin ekonomik gelişimindeki temel etkenler, dijitalleşme ve otomasyonun mevcut ve potansiyel etkileri, işgücündeki değişim ve büyüme faktörleri, yeni nesil meslekler, yetenek dönüşümü için gerekenler, sektörlerin geleceği gibi kritik alanlarda ülke ve sektörler bazında analizler, öngörüler, eylem planları ve program inisiyatifleri yer alacak.

2030’UN PARLAYAN MESLEKLERİ BUNLAR OLACAK

McKinsey, Mckinsey Global Enstitüsü’nün (MGI) küresel odaklı bir bakış açısıyla hazırladığı raporda paylaştığı öngörüler doğrultusunda, iş dünyasının nasıl şekillenebileceğine dair pozitif bir tablo çiziyor. Zorlu değişim dönemine rağmen gelecek farklı fırsatlar ve gelişim alanları sunuyor. Teknoloji, hizmet sektörü, enerji, yaşlı bakımı, altyapı ve inşaat sektörlerinde işgücüne duyulan ihtiyaç artacak.

MGI’ın paylaştığı verilere göre; 2015-2030 yılları arasında küresel tüketim 23 trilyon dolar artacak ve 2025 yılına dek tüketici sınıfına 1 milyar insan daha dahil olacak. Bunun bir sonucu olarak dayanıklı ev aletleri, eğlence, finansal hizmetler, telekomünikasyon, konut, sağlık hizmetleri ve eğitim alanlarında küresel çapta 300-350 milyon yeni iş olanağı yaratılacak.

MGI’nın çalışmasına göre yaşlanan nüfus da mesleklerin şekillenmesinde önemli bir etken olacak. 2030’da 2014’e göre, 65 yaş ve üzeri 300 milyon daha fazla kişi olacak. Bu doğrultuda küresel çapta doktor, hemşire, bakıcı gibi profesyonellere olan ihtiyaç artacak ve sağlık hizmetleri ve ilgili sektörlerde, 2030 yılına dek 80-130 milyon yeni iş yaratılacak.

Yaşanan teknolojik dönüşüm de beraberinde yeni iş imkanları getirmeye devam edecek. Şirket verilerine göre; 2015-2030 yıllarında teknoloji yatırımları yüzde 50’den fazla artacak. Bu yatırımın yarısı ise IT hizmetlerine yapılacak. Bu da 2030 yılına dek bu alanda 20-50 milyon yüksek maaş getiren iş olanakları yaratılmasını sağlayacak.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum