Mahfi Eğilmez: Merkez Bankası faizi artırmadı ama yükseltti

1041884531_0_12_1001_553_1000x541_80_0_0_28cd80204ee7be8b147fc4dd77ad0e81.jpg

Mahfi Eğilmez*

Covid-19 pandemisi sürecinde çoğu ülkede olduğu gibi para basılarak kamu harcamaları artırıldı. Böyle bir ortamda para basılması ve kamu harcamalarının artırılması doğru bir yaklaşımdı. Ne var ki basılan paraların yönlendirildiği yerler doğru değildi. Basılan paralar işsizlere, işinden ayrılanlara ve asgari ücretli tüketicilere yönlendirilmeliydi. Çünkü bu kişiler aldıkları parayı harcarlar, o parayla döviz almaya gitmezler. Oysa paraları ellerine geçirenlerin önemli bir bölümü para bolluğunun TL’de değer kaybı yaratacağını düşünerek döviz almaya yöneldi. Bu süreçte kredi kullanımı da teşvik edildi. Bu da doğru bir adımdı. Ne var ki burada da verilen kredilerin nerede kullanıldığı denetlenmeyince kredi alanların önemli bir bölümü bu kredilerle döviz almaya yöneldiler. Özetle söylemek gerekirse doğru adımlar yanlış yönlere atılınca ekonomiyi canlandırmak yerine dövize talep canlandırılmış oldu.

Merkez Bankası, bankaları, kısa vadeli borç vermek suretiyle fonlar ve bu yolla bir yandan likiditeyi ayarlarken bir yandan da piyasada oluşacak faizleri etkiler. TCMB’nin para politikasını yürütmek için kullandığı 4 çeşit fonlaması ve bunlara uyguladığı 4 çeşit faizi vardır (ayrıntıları merak edenler için metnin sonunda açıklama notu var.)

TCMB yaklaşık bir yıl önce politika faizini indirmeye başladı. Faizi indirmeye başladığında yüzde 24 olan politika faizi bugün yüzde 8,25. Diğer faizler politika faizine bağlı olduğu için onlar da paralel olarak düştü ve TCMB ortalama fonlama faizi de indi. Yaklaşık 2 hafta önce TCMB ortalama faizi yüzde 7,50 dolayına gerilemişti. Merkez Bankası faizi bu kadar düşürünce bankalar da mevduat faizlerini ortalama yüzde 7 – 8 aralığına çekmişlerdi. Bir yıl sonrası için beklenen enflasyonun TCMB Beklenti Anketinde yüzde 10’un üzerinde seyrettiği bir ortamda yüzde 7,50 oranındaki nominal faizin (stopaj sonrası neti yaklaşık yüzde 6,50’ye geliyor) tasarruf sahiplerini TL vadeli hesaplarda kalmaya ikna etmesi beklenemezdi. Çünkü bu faiz kabaca yüzde 3,2 oranında bir negatif reel faize işaret ediyordu. Faizler üzerindeki bu baskılama sonucunda tasarruf sahipleri TL tasarruflarını, faizi sıfır dolayına inmiş de olsa döviz tevdiatına dönüştürmeye başladılar. Yaklaşık 2 hafta önce 234 milyar dolar olan döviz cinsinden bankalar mevduatı ve katılım fonları toplamı 243 milyar dolara yükseldi (veriler için kaynak: BDDK, günlük bülten, 6 Ağustos 2020.)

Yazının devamı için tıklayınız!

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum