Kurumsal ve ticari bankacılık sektörde lokomotif segment olmaya devam edecek

195494.jpg

Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Faik Açıkalın, hükümetin, KOBİ ve ihracat kredilerine olan desteğini sürdürmesi ve KGF kredilerinin 2018’de de devam etmesinin kurumsal ve ticari bankacılığın sektörde lokomotif segment olmaya devam etmesini sağlayacağını bildirdi.

Türkiye ekonomisi, bankacılık sektörü ve Yapı Kredi’nin 2017 performansı ve gelecek yıla ilişkin öngörülerini paylaşan Açıkalın, zorlu geçen 2016’nın ardından Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) özel sektörü desteklemek için aldığı bir dizi önlemin olumlu sonuçlarının 2017’de görülmeye başlandığını ifade etti.

Açıkalın, bunların en önemlisinin KOBİ ve ihracat kredilerini destekleyen 250 milyar liralık Kredi Garanti Fonu (KGF) limiti olduğunu belirterek, “KGF’nin kredi büyümesi üzerindeki etkisi üçüncü çeyrek itibarıyla biraz yavaşladı. Ancak 2017 yılı geneline baktığımızda, kredilerdeki canlanmanın tahmin edilenin üzerinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.” dedi.

2016’nın ilk 9 ayında canlı kredi büyümesinin yüzde 8,8 iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 14,8’e ulaştığını, geçen yılın ilk 9 ayında yüzde 8,2 olan mevduat büyümesinin ise 2017’nin aynı döneminde yüzde 12,5 seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Açıkalın, 2017’de bankacılık alanında dijitalleşmenin de oldukça hız kazandığını söyledi.

Açıkalın, güçlü kredi büyümesinin sektörde temel bankacılık gelirlerindeki artışı desteklediğini belirterek, “TL likiditesindeki sıkışıklık dolayısıyla yüksek seyreden fonlama maliyetlerine rağmen sektör karı, eylül itibarıyla önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artış gösterdi. Artan sektör karlılığının da katkısıyla 2016 sonunda yüzde 15,1 olan sermaye yeterlilik oranı, eylül ayında yüzde 16,8’e yükseldi.” diye konuştu.

2018 yılında sektörde kredi ve mevduatların dengeli olarak büyümesini beklediklerini, KGF kredilerinde beklenen yavaşlama nedeniyle kredi büyümesinin 2017’nin bir miktar altında gerçekleşebileceğini kaydeden Açıkalın, “Diğer taraftan, hükümetin KOBİ ve ihracat kredilerine olan desteğini sürdürmesi, KGF kredilerinin 2018’de de devam etmesi kurumsal ve ticari bankacılığın sektörde lokomotif segment olmaya devam etmesini sağlayacak.” dedi.

 

– “Fonlama maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmesini bekleyebiliriz”

Faik Açıkalın, bu yıl Amerika ve Avrupa’da ekonomik büyümenin hız kazanırken, enflasyondaki zayıf seyrin devam ettiğini, gelişmiş ülkelerde enflasyonda hedeflenen seviyelere ulaşılamasa da küresel merkez bankalarının parasal sıkılaşma adımlarını sürdürdüğünü, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) mart ve haziran aylarında birer faiz artışı daha gerçekleştirdiğini ve gelecek dönemde bilanço küçülteceğinin sinyallerini verdiğini anlattı.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) parasal genişlemeyi Ocak 2018 itibarıyla 60 milyon avrodan 30 milyon avroya indirerek Eylül 2018’e kadar uzatacağını açıkladığını, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) kasım ayında 10 yıllık bir sürenin ardından ilk kez faiz artışı gerçekleştirdiğini hatırlatan Açıkalın, şöyle devam etti:

“Diğer taraftan, 2017 yılında uluslararası arenada siyasi ve jeopolitik riskler artış gösterdi. Bu gelişmeler, güvenli liman olarak görülen altın fiyatlarının yukarı ivmelenmesi ile sonuçlandı. Kurdaki artışın yanı sıra petrol fiyatlarının da yılın son çeyreğinde yükseldiğini gördük. Bunu yükselen gösterge faiz oranı ve fonlama maliyeti takip etti.
Önümüzdeki yıl da sektörde fonlama maliyetlerinin gidişatını yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelere bağlı olarak yurt dışı kaynaklı fon sağlama imkanları, küresel merkez bankalarının izleyeceği politikalar, TL’nin diğer para birimleri karşısındaki durumu ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) atacağı para politikası adımları belirleyecek. Fed’in 2018 yılında beklenenin üzerinde faiz artışı gerçekleştirmesi ya da küresel belirsizlik ortamının devamı, gelişmekte olan ülke para birimleri ile birlikte TL üzerinde de baskı unsuru olmaya devam edebilir.
Bu durumda fonlama maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmesini bekleyebiliriz.”

 

– “2018’de enflasyonda tekrar tek haneli rakamlara dönüş olacak”

 

Yapı Kredi CEO’su Açıkalın, temel amacı fiyat istikrarını sağlayarak enflasyonu kontrol altında tutmak olan TCMB’nin, bu amaç doğrultusunda faiz ve zorunlu karşılıklar gibi enstrümanlardan faydalandığını ifade ederek, burada bankalara düşen görevin, Merkez Bankası’nın yapmış olduğu düzenlemelere eksiksiz bir şekilde uymak, ayrıca, bu düzenlemelere göre zamanında ve doğru konum alarak ekonomiye olan desteklerini sağlıklı bir şekilde sürdürmek olduğunu vurguladı.

Açıkalın, piyasa beklentilerine paralel olarak enflasyonun 2017 yılını çift hane ile tamamlayacağını tahmin ettiklerini, 2018’de ise gerek Merkez Bankası’nın önlemleri gerekse de yüksek baz etkisi ile enflasyonda tekrar tek haneli rakamlara dönüş olacağını söyledi.

 

– “Fed’in agresif davranması bankacılık sektörünü bir miktar baskı altında bırakabilir”

 

Faik Açıkalın, Merkez Bankası’nın fiyat istikrarını sağlamak için sıkı para politikası uygulamayı sürdürdüğünü vurgulayarak, “Bu çerçevede attığı adımlar sonucunda ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yılbaşından bu yana yaklaşık 390 baz puan artış gösterdi. İzlenilen bu politikanın fiyat üzerindeki olumlu sonuçlarını orta ve uzun vadede görmeyi bekliyoruz.” dedi.

Açıkalın, Fed’in faiz politikasının bankacılık sektörüne etkisine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

“Fed’in faiz artışını kademeli bir şekilde gerçekleştirmesi, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere fon girişlerinin devamlılığı açısından pozitif yansıdı. Piyasada Fed’in bu yıl aralık ayında bir kez daha faiz artışı yapacağı ve 2018 yılında da 3 kez faizleri artıracağı beklentisi hakim. Aynı zamanda Fed, eylül toplantısında bilanço küçültmeye başlayacağını da açıklamıştı. Önümüzdeki dönemde Fed’in parasal sıkılaştırma konusunda agresif davranması, dış kaynak sağlamanın önemli olduğu gelişmekte olan ülke ekonomilerini ve dolayısıyla bankacılık sektörünü bir miktar baskı altında bırakabilir. Bu nedenle Fed’in para politikası kararlarını önümüzdeki dönemde de yakından takip edeceğiz.”

 

– “Dijitalleşme başrolde olacak”

 

Yapı Kredi CEO’su Açıkalın, 2017’yi hedefleri tutturdukları bir yıl olarak bitirdiklerini, bu yılın ocak-eylül döneminde ekonomiye olan katkılarını 267,2 milyar liraya çıkardıklarını bildirdi.

Net karın geçen yılın aynı dönemine oranla Visa gelirleri hariç bakıldığında yüzde 27 büyüyerek 2 milyar 735 milyon liraya ve toplam aktiflerin 294 milyar liraya ulaştığını belirten Açıkalın, “Dijitalleşme ve verimlilik artırıcı çalışmalarımızın etkisiyle ortalama maddi öz kaynak karlılığımız yüzde 14 seviyesinde gerçekleşti. Mevduat büyüklüğümüz 165 milyar lira oldu. Kredi kartlarında tarihsel liderliğimizi 2017 yılında da sürdürdük. Yılın ilk 9 ayında kredi kartı alacak bakiyesindeki yüzde 21,7’lik pazar payımızla sektöre yine liderlik ettik.” ifadelerini kullandı.

2018 yılında dijitalleşmenin yine başrolde olacağını, inovasyon ve dijitalleşmeye bu kadar önem veren bir kurum olarak bu alandaki yatırımları sürdüreceklerini dile getiren Açıkalın, Yapı Kredi olarak, her alanda dengeli ve sağlıklı büyümeye odaklanmaya devam edeceklerini söyledi. Açıkalın, “2017 yılının ilk 9 ayında, hem KGF desteği ile hem de bireysel kredilerdeki konumumuz ile dengeli büyüme hedeflerimizi gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemlerde de aynı strateji ile Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağız.” dedi.

 

– “Mobil müşteri sayısı yüzde 55 arttı”

 

Faik Açıkalın, “Türkiye’nin dijital bankası” Yapı Kredi olarak, mobil başta olmak üzere dijital kanallara her yıl daha fazla yatırım yaptıklarını, 2018 yılında da dijital kanalları geliştirmeye devam ederken, insan kaynağını en etkili şekilde yönetmeye odaklanacaklarını vurguladı.

Açıkalın, şunları kaydetti:

“Yapı Kredi olarak, bankacılığın geleceğini inşa edecek uygulamaları hayata geçirerek sektörü devrim niteliğindeki çalışmalarla tanıştırıyoruz. Müşterilerimizin tek bir dijital kapı üzerinden tüm finans kanallarımıza ulaşabilmesi için Yapı Kredi Mobil’i ‘Bankanın Uzaktan Kumandası’ olarak konumlandırdık. Bu alanda insan odaklı teknoloji çözümlerine yoğunlaşarak son bir yılda bankacılıkta devrim niteliğinde bir dizi yeni ürün ve hizmeti hayata geçirdik. Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk göz tanıma sistemi Göz-ID’yi, ATM’ye dokunmadan QR kod yardımı ile anında para çekme işlemini ve Müşteri İletişim Merkezi’ne direkt bağlanma özelliklerini içeren Yapı Kredi Mobil’i yeni uygulamalarla zenginleştirdik. Bankacı Klavye ile akıllı telefonlardaki mesajlaşma uygulamaları üzerinden hiçbir farklı ekrana ve uygulamaya girmeden hızlı para transferi yapılabilmesini sağladık. Dünyanın en büyük ATM üreticisi NCR, Avrupa’da bir ilk olan temassız mobil ATM pilot çalışmasını ilk defa bankamızla gerçekleştirdi. Çok yakın bir zamanda hayata geçecek MobilMatikler ile dokunmadan para çekilebilecek.”

Dijital bankacılık müşteri sayısının son bir yılda yüzde 35, mobil bankacılık müşteri sayısının yüzde 55 arttığını, ayrıca, aktif dijital müşterilerin içinde mobil bankacılık kullanım oranının Ekim 2017 itibarıyla yüzde 83’e ulaştığını belirten Açıkalın, Göz-ID özelliği kullanılarak Yapı Kredi Mobil’e yaklaşık 6 milyon kez giriş yapıldığını, nakit dışı işlemlerde dijital kanalların payının yüzde 94’ü geçtiğini bildirdi.

Yapı Kredi Cüzdan’ın Türkiye’de mobil ödeme işlemlerinin en çok gerçekleştirildiği uygulama olduğunu vurgulayan Açıkalın, Bankalararası Kart Merkezi Ekim 2017 verilerine göre, bankaların sunduğu uygulamalar aracılığıyla yapılan her 100 TL’lik mobil ödeme işleminin 73 TL’sinin Yapı Kredi Cüzdan üzerinden gerçekleştiğini kaydetti.

Açıkalın, tüm bu çalışmaların sonucunda 2017 yılında sadece dijital bankacılık alanında 24’ü uluslararası saygın kurumlardan olmak üzere, 30 ödüle layık görüldüklerini bildirdi.

 

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum