Kapalıçarşı esnafı krizden dert yanıyor

66cdc225edc04d3e_636x350.jpg

‘Dünyanın en eski alışveriş merkezi’ olarak nitelendirilen Kapalıçarşı’da 18 yıldan bu yana görev yapan Kapalıçarşı Esnaflar Derneği Başkanı Hasan Fırat ekonomideki sıkıntılara bağlı olarak alışverişte yaşanan durgunluğu, her gün azalan müşteri sayısını ve turistlerin değişimini anlattı.

Sözcü’den Yüksel Şengül’e konuşan Fırat’ın açıklamalarından bir kısım şöyle:

– Sayın Fırat, 18 yıldır çarşıda başkanlık görevi yapıyorsunuz. Binlerce dükkan ve çalışan var burada. Omuzlarınızdaki sorumluluk büyük…

Kapalıçarşı, dünyaya açılan bir büyük kapıdır. 3 bin 600 işyeri, 25-30 bin arasında çalışanı vardır. Döviz ve altın borsası dahil, çeşitli meslek erbabı bu çatı altındadır. Görevim, esnafın hakkını korumak, çarşının kapılarından alışverişe gelen yerli ve yabancı turist sayısını artırmak, eski çarşı geleneğini yaşatmaktır.

Çarşının eski geleneği nedir?

Çarşıda yıllardır söz, senet olarak kabul edilirdi. Sonra düzen değişti, zaman geçti. İnsanlar, ekonomik zorluklar yüzünden artık birbirine güvenmiyor.

– Çarşıya gelenlerin sayısı azaldı mı?

Eskiden yaz mevsiminde her gün 300 küsur bin kişi gelirdi çarşıya, geçtiğimiz yaz bu rakam yüzde 50 azaldı.

– Turist sayısı ne durumda?

Önce terör sonra ekonomik sıkıntılar yüzünden Avrupalı turistler artık gelmiyor. Uzakdoğulu turist geliyor. Orta gelirli Araplar geliyor, zengin Araplar ise Avrupa’yı tercih ediyor.

– Kirasını dövizle ödeyen esnafın durumu nedir?

Kapalıçarşı’da kirasını dövizle ödeyen esnafın zararı büyük. Kiraların Türk Lirası’na dönme mecburiyeti getirildi. Ekim ayı içinde bu konunun kesin olarak uygulamaya geçeceği söyleniyor. Ancak hangi kura göre ayarlanacağı hâlâ netleşmedi. Sıkıntı büyük. Kapanan ve el değiştiren işyerlerinin sayısı artıyor.

– Çarşıda el değiştiren işyerlerinin durumu nedir?

Kuyumcu ve turistik eşya satan dükkanların bir bölümü lokumcu oldu. Merkez Bankası’na dolar satarken şimdi kendisine döviz bulamayan Kapalıçarşı’nın bu şekilde ayakta kalması iyice zorlaştı. 100’ün üzerinde dükkan, kuruyemişçi, baharatçı, lokumcu oldu. Kapalıçarşı giderek Mısırçarşısı’na benzemeye başladı.

– Peki esnaf lokum satarak kirayı nasıl ödüyor?

Sürümden kazanıyor. Bunları daha çok Arap turistler alıyor. Ancak bu tezgahlar denetlenmeli, hijyenik değiller.

– Peki Kapalıçarşı’nın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

İyimser bakmaya çalışıyorum ama Kapalıçarşı’nın kapanması çok acı olur. Burası müze de olmaz.

– Ne yapılmalı?

Esnafı korumak gerek. Dükkan sahipleri kira konusunda fedakarlık yapmalıdır. Çukur ciddi şekilde derinleşiyor. Ekonomideki kriz tam anlamıyla piyasaya yansımadı. Bunu her geçen gün daha fazla hissedeceğiz. Büyük yıkım olabilir, hazırlıklı olmalıyız.

– Bir zamanlar cruise gemiler turist getirirdi İstanbul’a…

Karaköy’deki liman hâlâ tadilatta, yenisi de yapılmadı. İstanbul limansız kalınca Kapalıçarşı da iyiden iyiye turistsiz kaldı. O gemiler Çeşme ve Kuşadası’na da gitmiyorlar. O büyük turist gemileri Adriyatik kıyılarında dolaşıyorlar, Budva’ya (Karadağ) demirliyorlar. Yılda 730 tur gemisi gidiyor Budva’ya. Kuşadası esnafı Budva’ya taşındı, Kapalıçarşı’dan da epey esnaf oraya geçti. İşimiz her geçen azalıyor. Cirolar düşüyor, sermayeler azalıyor. Dövizdeki artışla meydana gelen ekonomik kriz en çok Kapalıçarşı’yı etkiledi.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum