Dördüncü Sanayi Devrimine Hazır mıyız?

sanayi-4-sifir.jpg

İngiltere’de su buharının insan gücünün yerine geçmesiyle birincisi, elektrik enerjisinin devreye girmesi ve Amerika’da seri üretimin başlamasıyla ikincisi, 1969’larda IT ve Elektronik’in devreye girmesiyle üçüncüsünün damga vurduğu Endüstriyel Devrimlere bir yenisi daha eklendi. Çin’in üretim kabiliyetlerinin Avrupalı ülkelerin önüne geçmesi sonrasında, yeni bir adım atmak zorunda kalan batılı ülkeler yarattıkları dijital ekonomiyle Sanayi 4.0 Devrimine de start vermiş oldu. Bu noktadan hareketle Almanya ve Amerika öncülüğünde başlayan Sanayi 4.0 ya da bir başka deyişle 4. Sanayi Devrimi, ekonomi tarihinde yeni bir sayfa açtı. Dijital dönüşüm dinamiklerinden yola çıkarak geleceğin akıllı üretim ekonomisini doğuran Sanayi 4.0, geleceğin dünyasında küresel rekabette önde olmak isteyen işletmeler için en büyük gereklilik halini aldı. Yenilikleri yakından takip eden EGİAD Ege Genç İşadamları Derneği ise, bu noktadan hareketle yeni sanayi devrimini, dönüşümünü, geleceğe etkisini, markaların Endüstri 4.0 yolculuğundaki başarısını, Endüstri 4.0 içinde yer alacak kuşaklara tavsiyeleri, KOBİ’lerin yeni devrimde karşılaştığı zorlukları ve bundan kazandığı avantajları masaya yatırarak tartışmaya açtı.  Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy’un konuşmacı olarak katıldığı “Yeni Endüstri Devrimine Hazır Mısınız? Sanayide Değişim 4.0” başlıklı toplantıya, EGİAD’lı genç işadamları yoğun ilgi gösterdi.

Global bir değişim sürecinden geçildiği şu günlerde, herkesin tartıştığı konu olan Sanayi 4.0’ı EGİAD da tüm yönleriyle değerlendirmeye aldı. Üretim ve dağıtım süreçlerinde çalışacak akıllı robotlar, Ar-Ge, satış pazarlama ve yönetim süreçlerinde kullanılacak yapay zeka sistemleri ile bunların dış dünyayla bilgi alışverişlerini sağlayacak internet nesneleri ve tüm bu akıllı sistemlerin hep birlikte uyumla çalışmasını sağlayacak becerilere sahip tasarımcı, yazılımcı ve uygulayıcı uzmanlar, Sanayi 4.0 ile birlikte gündemimize giren başlıklar arasında yer aldı. Her gün daha fazla kişi tarafından tartışılan bu devrim, Dünya ile rekabette Türkiye için de hayati bir önem taşımaya başladı. İşte bu noktadan hareketle işin uzmanlarıyla biraraya gelen genç işadamları geleceğin yapı taşlarını tartıştı ve atılması gereken adımları görüştü.

İlter: “Sanayi 4.0 İçin Farkındalık Yaratmak İstiyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını EGİAD Ege Genç İşadamları Derneği Başkanı Aydın Buğra İlter yaptı. 2018 yılında sanayide 2,3 milyon ünite robot kullanılmasının beklendiğini, 2020 yılında ise yaklaşık 50 milyar cihazın birbiriyle iletişim halinde olacağının tahmin edildiğini belirten İlter, akıllı üretim sistemlerinin kullanılmasıyla oluşturulan ekosistemdeki ağın, gelecek çeyrek asırda küresel ticaret hacminin yarısını kontrol edebileceğine dikkat çekti. Endüstri 4.0’a bakış açılarını ve planlanan çalışmaları değerlendiren İlter, EGİAD olarak Sanayi 4.0’a ilişkin özel sektör tarafındaki farkındalığı artırmayı ve üye firmaların uyum sürecini kolaylaştırmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Sanayi 4.0 Gelişim İçin Fırsattır

Sanayi 4.0, Dördüncü Sanayi Devrimi gibi başlıklarla anılan dijital değişim sürecinin sadece endüstriye yönelik değil, tüm hayatı kapsayan bir dijitalleşmeyi öne çıkardığını vurgulayan EGİAD Başkanı Aydın Buğra İlter, Türkiye’nin gerek sanayisi, iş gücü gerekse sivil toplum örgütleri ve resmi kurumlarıyla bu değişime hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekti. İlter, ağırlıklı olarak Almanya ve ABD’de ortaya çıkan kavramın, her anlamda maliyetleri azaltmak, verimliliği arttırmak üzere başlatıldığını vurgulayarak, “Bu değişimden faydalanabilirsek tarihi bir fırsatı yakalamış olacağız ancak değerlendiremezsek çok şey kaybedeceğiz. Bu nedenle sürecin çok iyi takip edilerek dijital değişim sürecindeki tarafların hazırlanması, özel ve kamu sektörü işbirliğinde etkin bir planlama yapılması gerekmekte. Şirketlerin geleceğini güvence altına almak için zihnimizin gelişime ve dönüşüme açık olması şart. Henüz şekillenmekte olan dijital değişim sürecinde yer almamız, süreçle beraber yolculuk ediyor olmamız, bizlere çok önemli bir avantaj sağlayacaktır. Türkiye açısından Endüstri 4.0 yaklaşımı, üretim ekonomisinde rekabet gücü, sürdürülebilirlik, katma değeri yüksek ürün ve hizmet üretimi anlamına gelmekte. Türkiye’deki üretim sektörlerinin verimlilik artışının yüzde 4 ila 7 arasında olacağı tahmin edilmekte. Endüstri 4.0 ile oluşacak ekonomi ve yaratılacak rekabet avantajı sayesinde, sanayi üretiminde yaklaşık yüzde 3’lük bir artış beklenmekte. Endüstri 4.0 teknolojilerinin üretim sürecine dahil edilmesi için önümüzdeki 10 yılda, üreticilerin gelirlerinin yaklaşık yüzde 1 ila 1,5’una karşılık gelen kısmını bu yatırıma aktarması gerekmekte. Endüstri 4.0 Devrimi ile sanayinin sorunlu veya çözüm getirilmesi gereken üretimlerinin ya da planlanandan az veya çok üretimlerinin, stok israflarının ortadan kaldırılması hedeflemekte. Daha az maliyetle üretim, minimum enerji kullanımı, zaman kazanımı, daha az kaynak ve az bellek kullanımı ya da bunların yanında yüksek hızda ve güvenilirlikte çalışma, eski işlere göre daha fazla verim ve daha kaliteli ürün üretimi bu dönüşümle kazandıklarımız arasında yer alacak.” dedi.

Ardından söz alan Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy ise, yeni sanayi devrimi ile ülke ekonomisinin yüzde 5 ila 8 arasında büyüyebileceğine dikkat çekerek, Endüstri 4.0’ın hem ülkeye hem de üretim sektörüne önemli bir büyüme getireceğinin altını çizdi.

Yeni Endüstri kavramının nasıl doğduğuna da değinen Ali Rıza Ersoy, üretimin başta Çin olmak üzere Doğu ülkelerine kayması, Batı’daki sanayi lideri ülkelerin yeni önlemler almasının gerekliliği ile Sanayi 4.0’ ın doğduğuna vurgu yaptı. Ersoy, “Gelişen teknolojiyi üretim ve sanayiye kaydırmak, Doğu’nun ucuz işgücü ve üretim kapasitesiyle rekabet etmenin en mantıklı yolu olacaktı. Bunun için yeni bir sanayi devrimine ihtiyaç vardı. Bu konuda ilk adım atanlardan biri de Almanya oldu. Siemens gibi sektör liderlerinin yanı sıra STK’lardan, kamu tarafından ve üniversitelerden oluşan yaklaşık 50 kişilik bir çalışma grubu kuruldu. Bu grup Alman hükümetine “Industrie 4.0”  başlığıyla, teknolojik gelişmeleri endüstriyel üretimde faydaya dönüştürmeye yönelik öneri niteliğinde bir yol haritası hazırladı. Almanya bu çalışmayı kabul etti ve yayımladı. Şimdi diğer ülkeler kendi Endüstri 4.0 vizyonlarını belirlemek için çalışıyor, buna Türkiye de dahildir. Günümüz tüketim kültürü, kişiye özgü hazırlanmış ürünleri el üstünde tutuyor. Aynı üretim bandından, kişiselleştirilmiş ürünleri aynı hızda çıkarmayı sağlayacak, dijitalleştirilmiş ve kompleks iş süreçleri Endüstri 4.0’ın en önemli yenilikleri olarak sivriliyor. Son olarak bu dijital dönüşüm üretim tesislerine müthiş bir verimlilik getiriyor. Endüstri 4.0 ile fabrikalar tümüyle dijitalleştiğinde hem maliyetler düşecek hem de insana bağlı hatalar ortadan kaldırılarak çok daha etkin üretim süreçleri elde edilecek. Diğer sanayi devrimlerinde nasıl istihdam arttıysa bu yeni devrim sanılanın aksine işsizliğe yol açmayacak tam tersine artan üretimle yeni meslekler ortaya çıkacak ve yeni iş alanları açılacaktır” dedi.

Ersoy: “Türkiye Sanayi 4.0’ın Gerisinde Kalmamalı”

Türkiye’nin çağın gerisinde kalmaması gerektiğine dikkat çeken Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy, Türkiye’nin bundan önceki sanayi devrimlerini ne yazık ki zamanında yakalayamadığına dikkat çekerek, “Buna karşın, Endüstri 4.0 için oldukça avantajlı bir konumda bulunuyoruz. Kavramın Almanya’da ortaya atıldığı günden bugüne dört yıl geçmiş olmasına karşın çok hızlı davranarak önemli aşamalar kaydettik. Türkiye’deki fabrikaların çoğunluğu, süreçlerindeki otomasyon kullanımına bağlı olarak Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında bir yerde konumlanıyor. En kısa sürede kas gücünden beyin gücüne geçiş yapmak zorundayız. Otomotiv, ilaç, savunma ve havacılık gibi sektörlerde ise Endüstri 4.0’a geçişin çoktan başladığını söyleyebiliriz. Devletin bu konuda liderlik etmesi, hem özel sektör hem kamu için büyük bir fırsat teşkil ediyor. Endüstri 4.0 Türkiye Ülke Platformu’nun kurulması çok önemli bir gelişme. Kısa sürede Türkiye’de ekosistemi geliştirerek ve yol haritasını oluşturarak geçiş sürecine hazır firmalara yön göstermeye başlayacağız. Almanya örneğinden gidecek olursak, Endüstri 4.0’a yaptıkları yatırımlarla 30 milyar Euro iş hacmine denk gelecek şekilde yüzde 3 oranında bir büyüme öngörülüyor. Bu sistemi Türkiye’de oturtabilirsek büyümeyi yüzde 5 ila yüzde 8 arası bir oranda yakalamamız mümkün. Elimizdeki en güncel verilere göre, Türkiye büyümesinin dörtte birini sanayiye borçluyuz. Biz Endüstri 4.0 ile sanayideki büyümeyi iki ya da üç katına çıkarabilirsek, ekonominin geri kalanı durağan işlese bile Türkiye yüzde 6’yı aşan bir büyüme elde edecektir. Siemens Türkiye olarak bu noktada müşterilerimize Endüstri 4.0 dönüşümü için sunduğumuz hizmetin yanı sıra, ülkedeki ekosistemin de Endüstri 4.0 ile tanışması ve bu yeni teknolojileri benimsemesi için kılavuz rolü üstleniyoruz ” diye konuştu.

 

 

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum