Dolar/TL’de hasar raporu

650x344-dolar-kuru-bugun-ne-kadar-canli-dolar-kuru-alis-satis-fiyati-2-temmuz-doviz-fiyatlari-1562022938451.jpg

T24’den Barış Soydan’ın haberine göre TL’nin son durumu ne?

Ortalık toz duman, Merkez Bankası, doları kontrol altına almak için her gün yeni bir önlem açıklıyor. Alınan önlemlerin işe yarayıp yaramadığı, doların yükselişinin durup durmayacağı belirsiz. Nitekim dolar ihtiraslı bir şekilde sürekli daha yüksek seviyeleri zorluyor… Neler oluyor?

Dolar patlayıp serbest piyasada 7.50’ye dayanınca herkesin aklına TL’yi desteklemek için gelen ilk formül, faiz artırımıydı. Merkez Bankası politika faizini artırırsa TL, en az enflasyon kadar kazandıracak, vatandaşların dolara kaçmasına gerek kalmayacaktı…
Gelin görün ki, Erdoğan’ın savunduğu, faizin, enflasyonun ve diğer çeşitli kötülüklerin nedeni olduğu yönündeki “heterodoks” iktisat teorisi (Genel kabul gören görüşlerden farklı görüşler literatürde böyle tanımlanıyor), buna engel oluşturuyordu. Erdoğan faiz konusunda tavizsiz olduğunu, geçen yıl Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’yı görevden alırken, “Görevden aldık çünkü adam (faiz konusunda) laf dinlemedi. Yeni arkadaşımıza ‘faizi düşüreceğiz’ dedik” diyerek göstermişti…
Yaratıcılığın dar alanda olanı makbuldür. Merkez Bankası da, Erdoğan’ın faiz hassasiyetini göz önüne alarak dar alanda yaratıcılığa soyundu ve faiz artırmadan faiz artırmanın yolunu buldu: Politika faizi olan haftalık repo faizine dokunmadı, onun yerine bankalara verdiği paranın faizini yükseltti. Bu nasıl oldu?
Mahfi Eğilmez bunu “Merkez Bankası faiz artırmadı ama yükseltti” başlıklı yazısında çok güzel anlatıyor: Merkez Bankası, bankalara para vermek için politika faizini oluşturan haftalık reponun yanı sıra gecelik faiz, geç likidite penceresi ve piyasa yapıcı bankalara özel likidite imkanı araçlarını da kullanıyor. Bunların ağırlıklı ortalaması, Merkez Bankası’nın fonlama maliyetini veriyor.
Merkez Bankası önce piyasa yapıcı bankaların likidite imkanını sıfırladı. (Piyasa yapıcı bankalar politika faizinin bile altında para kullanıyordu.)
Sonra haftalık repo ihalelerini arka arkaya iptal etti. Merkez Bankası bunun yerine Çarşamba günü uzun zamandır ilk kez aylık repo ihalesi açtı. Bu ihalede faiz yüzde 10.96 seviyesinde oluştu. (Haftalık repodan farklı olarak burada faiz, gelen tekliflere göre belirleniyor.)
Merkez Bankası’nın politika faizi kaçtı? Yüzde 8.25. Yani Merkez Bankası faizi 2.5 puana yakın artırmış oldu. Lakin politika faizi sabit kaldığı için aynı zamanda artırmamış oldu. Ne şiş yandı ne de kebap!
Sadece aylık repo değil yüzde 9.75 seviyesindeki gecelik faiz de politika faizinin üzerinde. Haftalık repo ihalelerinin açılmadığı bir ortamda bankaların elinde, Merkez’den para almak için gecelik faiz ve aylık repo kanalları kalmıştı. Böylece Merkez Bankası’nın fonlama maliyeti yükseldi.
Peki bu politika işe yaradı mı?
Mahfi Eğilmez, arkadan dolaşılarak yapılan örtülü faiz artırımı yerine doğrudan faiz artırımının çok daha etkili olacağını söylüyor. Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara da aynı görüşte.
Faiz artırımı kaçınılmaz mı? Doların yükselişi sürer mi?
Tartışmalı. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), doların “adil değerinin” 7.50 TL olduğu görüşünde. “Adil değer” fiyakalı bir kavram, nasıl hesap etmiş bunu IIF?
IIF, “adil değeri” hesap ederken banka kredilerindeki hızlı büyümeyi göz önüne alıyor. Ve ekonomiyi canlandırmak için kamu bankaları öncülüğünde uygulanan kredi pompalama politikasının para arzını patlatarak, makro dengeleri bozduğunu savunuyor.
Uluslararası araştırma kuruluşu Capital Economics de kısa vadede dolar için 7.50 TL öngörüsünde bulunuyor. Onun gerekçeleri arasında kredi büyümesinin yanı sıra, cari açıktaki artış ve enflasyondaki büyüme de var.
Para piyasasının tanınmış isimlerinden, yatırım kuruluşu Bluebay’in yöneticisi Timothy Ash de birkaç gün önce Ankara’nın doların 7.50’ye yükselmesine izin vermiş olabileceğini, böyle olursa faizi artırmaktan kurtulacağını, ancak bu seviye aşılırsa faiz artırımının gündeme gelebileceğini belirtti.
Dolar, 7.50’nin de üzerine gider mi? Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs’ın dolar için 3 aylık tahminini kısa süre önce revize edip 7.75 TL’ye yükseltti.
CNBC’ye konuşan Goldman Sachs analisti Kamakshya Trivedi, bunu, “Makro dengesizlikleri artıran ekonomi politikalarına ve enflasyona” dayandırıyor.
Timothy Ash, dolar 7.50’yi de aşarsa faiz artırımının kaçınılmaz hale gelebileceğini söylüyor.
Rahip Brunson kriziyle doların TL karşısında yüzde 40’dan fazla değer kazandığı 2018 yılında da aynısı olmuş, Merkez Bankası beklemiş beklemiş, dolardaki tırmanış durmayınca politika faizini kallavi bir şekilde, 675 baz puan artırmıştı.
Yaşananların özeti, yaşanabilecek olanların öngörüsü böyle…
Elbette bu yazdıklarım yatırım tavsiyesi filan değil, olayların anlatımından ibarettir. Siz bunu zaten biliyorsunuz da, SPK için yazıyorum. Paranız var ve yatırım yapmaya niyetliyseniz bankanız veya aracı kurumunuzdan destek alın…
Kaynak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum