Sözleşmeli öğretmenlik kalkıyor mu? Bakan Selçuk açıkladı

52666_814x458.jpg

Okul öncesinin üç yıl sonra zorunlu hale geleceğini, geçişin altyapı planlamalarıyla birlikte zamana yayılacağını, özel okullarda çalışan öğretmenlerin en düşük ücretleri konusunda bir standart belirleme hedefleri olduğunu, liselere giriş sınavının haziranda olmasını planladıklarını, sözleşmeli öğretmenliğin kalkmayacağını, öğretmenliğe girişte mülakatların devam edeceğini anlatan Bakan Selçuk, Hürriyet’ten Nuran Çakmakçı‘nın sorularını yanıtladı.

Selçuk, şunları söyledi:

– 60 bine yakın sözleşmeli öğretmen var. Şu haliyle bu uygulama sona ermeyecek. Sözleşmeli öğretmenlik yokken belli bölgelerde öğretmen bulmakta zorlandık. Kadrolu öğretmenler gelip, sonra tayin istiyordu, orası boşalıyordu. Çocuklarımız öğretmensiz kalıyordu. Önceliğimiz çocukların eğitim hakkı. “Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenimi de mağdur etmeden nasıl iyileştirebiliriz” diye bakıyoruz. O nedenle 6 seneyi 4’e indiriyoruz. Tümüyle kalkması gibi bir seçenek yok.

‘MÜLAKATTA İYİLEŞTİRME YAPILACAK’

— Mülakatla ilgili bir değişiklik yok şu anda. Bu kamuya alımlarda genel bir karar, sadece öğretmenlerimize yönelik değil. Ancak talepler doğrultusunda farklı tedbirler alacağız.

KOLEJLERDE DÜŞÜK ÜCRETLE ÇALIŞANA DESTEK

— Ücrette asgari sınır belirlenmeli. Bu sınırın TL olarak hangi düzeyde olacağı henüz netleşmedi. Özel öğretimle ilgili geçtiğimiz yıllarda hızlı süreçten dolayı öğretmenlerin özlük hakları ve aldıkları ücretler konusunda bazı sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Bunun için de asgari standart anlamında bir tebligat olacak. Çalışmalar sürüyor. Önümüzdeki öğretim yılı geçerli olacak. Asgari ücrete kadar varan öğretmen ücretlerinden söz ediliyor. Öğretmenin bir yaşama standardı, hizmet edebilmesi için gereken şartlar var.

‘EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE ÖĞRENCİ AZALTILMALI’

— 12 Eylül’den beri öğretmen yetiştirme sistemi köklü bir değişikliğe uğramamış. Öğretmenin geldiği kaynağı düzenlemeliyiz. Eğitim fakültelerini tercih eden öğrencilerin daha yüksek puanlarla girmesi için birtakım düzenlemeler yapmalıyız. Çıtayı yükseltip, az sayıda öğrenci mezun etmeliyiz. Şu anda 40 binin üzerinde öğrenci mezun oluyor. Daha az sayıda öğrenciyle eğitimde istihdamı iyileştirmek mümkün. Eğitimin niteliğinin arttığı durumlarda öğretmen adaylarının gelir seviyesinin artması gibi başka olasılıklar olacak. Orta vadede yüksek lisans yapmayanın öğretmen olmaması gerekir.

‘YABANCI DİLDE İŞE EĞİTİMCİDEN BAŞLANACAK’

– Yabancı dil eğitimi müfredat değiştirerek, ders saatini arttırarak çözülmeye çalışılıyor. İşlevsel olmadığı ortada. Türkiye, yabancı dil sorununun saat sayısından çok, o saatte ne yaptığınızla ilgili olduğunu bilmeli. Sorun sistemde, bizim yabancı dil öğretmeni yetiştirme ve destekleme biçimimizde. Şu anki öğretmenlerimiz ne kadar destekleniyor, nitelikleri ne, bunlara bakmalı. 70 bine yakın öğretmenimiz var. Öncelikle bütün öğretmenlerimiz asgari tezsiz yüksek lisans düzeyinde eğitim almalı. Anlaştığımız sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, kamu kuruluşlarıyla bir eğitim paketi hazırlıyoruz. Şu anda sorunun fotoğrafını çekmekle meşgulüz. Derdimiz öğretmenlere ölçüm yapıp, bunu ilan etmek değil; öğretmenimize daha çok katkı sağlamak, desteklemek. Uluslararası sertifika sistemleri üzerine çalışacağız. Resmi okullarımızda çok başarılı, deneyimli öğretmenlerimiz var. Bunlardan bir ekip oluşturacağız. Onlar formatör olacak. Bir portal üzerinden haberleşecekler, birbirlerinin kaynaklarını kullanabilecekler.

Kaynak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum