Erdoğan’dan sözleşmeli öğretmeleri ilgilendiren önemli açıklama

erdogan-5.jpg

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2023 Eğitim Vizyonu toplantısında konuştu.

Erdoğan “Önümüzdeki dönemde öğretmenlik meslek kanunu” çıkartılacağını duyurdu. Erdoğan ayrıca, “Sözleşmeli öğretmenliği yeniden düzenliyoruz. Hala 4+2 olmak üzere, toplam altı yıl olan sözleşme süresinin 3+1 toplam dört yıla indiriyoruz” dedi.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Öğretmensiz geçen derslerden 60 kişilik sınıf mevcudiyetine kadar birçok sorun vardı önümüzde. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık. Eğitimi de 4+4+4 olarak çevirdik. Yaklaşık 1.5 milyon tableti öğrenci ve öğretmenlerimize dağıttık.

Atadığımız 607 bin yeni öğretmenle, toplam öğretmen sayımızı 920 binin üzerine çıkardık. Böylece hiçbir eğitim kademesinde sınıfların boş kalmamasını, derslerin boş geçmemesini temin ettik. Ders kitaplarını zengin fakir demeden tüm öğrencilerimize ücretsiz olarak verdik, veriyoruz.
Müfredattan sınav sistemlerimize kadar pek çok farklı projeyi hayata geçirmiş olmamıza rağmen bu konuda istediğimiz gelişmeyi elde edemediğimizi bir özeleştiri olarak söylüyorum.

2023 Eğitim Vizyonu ile eğitimde hedeflediğimiz seviyeye inşallah çıkacağımıza inanıyorum. Bizim gözümüzde eğitim öğretim meselesi özünde bir insan meselesidir. İnsana dair olumlu ve olumsuz her şeyi eğitimin içinde bulmak mümkündür.

İlim Çin’de bile olsa gidip arayınız tavsiyesi, eğitimin evrenselliğine işarettir. Ecdadımızın ihya ettiği medeniyete bakınca dünyanın her yerinden bilim insanlarını topladıklarını görürüz. Her mesele gibi eğitim de içinden çıktığı toplumun vasatını yansıtır. Küresel seviyede iddiası olmayan bir eğitimin millik vasfı boş sözden ibarettir.

Eğitimde çok ileri gidip de ekonomide geri kalmış ya da tam tersi toplum örnekleri bulmak pek mümkün değildir. Türkiye’nin sorunu geçmişte uzun zaman eğitimin insanı geliştiren değil, formatlayan, dikte edileni nesillere aktaran bir mesele olarak görmesidir. Bu çarpık anlayış nesillerimizin heba edilmesine yeteneklerinin körelmesine yol açmıştır. Bu süreçte ne sınav sisteminin, ne de ders kitaplarının kalıcı olmaması işin felsefesi konusundaki çarpıklığın neticesidir.

Biz çocuklarımızın zihinlerini bilgiyle doldurarak diploma kazandırma peşinde koşarken onların gönüllerini bilgiyle doldurmayı ihmal ettik. Böyle olduğu için o diplomalar hep yetersiz kaldı. Talim ve terbiyeyi, eğitim ve öğretimi birlikte sağlamadan bir işin üstesinden gelemeyiz. Geçmişte FETÖ gibi terör örgütleri eğitim sistemimizin bu eksiğini kullanarak toplumumuzu ele geçirmeye kalkmıştır. PKK’nın insan gücünün kaynağı da eğitim sistemimizin boşluklarıdır.

Bunun için 18 başlık altında sıralanan 2023 Eğitim Vizyonu’nun işe insandan başlıyor olmasını isabetli bulduğumu özellikle belirtmek isterim. Eğitimde bugüne kadar attığımız adımlardan istediğimiz sonuçları alamamış olmamızın muhasebesini kendi içimizde yaptık. 2023 Eğitim Vizyonu hazırlanırken geçmişteki tüm çalışmaların değerlendirildiğini biliyorum. Dünya, Türkiye değişiyor, dolayısıyla sorunlar ve onların çözüm yöntemleri de değişiyor. Bu süreklilik içinde geleceğe ilişkin beklentileri en yüksek oranda karşılayan bir çalışmanın ortaya çıktığına inanıyorum.

Herhangi bir yatırım yanlış yapıldığında para ve zaman kaybıdır. Ama eğitimde bir yanlış yapıldığında nesiller, asırlar kaybedilir. Bunun için attığımız her adımı dikkatle hesaplamak, tartmak ve ondan sonra hayata geçirmek zorundayız. Eğitim işi aceleye gelmez. Bunula birlikte eğitim işi ertelemeniz, geciktirilemez.

Türkiye’nin dershane meselesi, bunun en çarpıcı örneğidir. Millete verdiğimiz söz gereği eğitim sistemimizi dershanelere ihtiyaç duyulmayacak hale getirmeye çalıştık. Arkadaşlarıma “Dershaneler varsa, okullar niye var? Bir an önce dershaneleri tavsiye etmemiz ve her şeyi okullarımızda halletmemiz gerekir” dedim. FETÖ’ye 1-2 milyar para kazandırıldı. Benim Anadolu’da bacım niye davarını, bileziğini satsın da çocuğunu dershaneye göndersin. Ancak artık onlar tarih oldu. Şimdi yeni bir dönem başlıyor.

Hangi tedbiri aldıysak, sistemi soktuysak, istediğimiz başarıyı o zaman elde edemedik. Şimdi ediyoruz. Bir takım eller devreye girip dershaneleri hacıyatmaz gibi ayakta tuttu. Sonra bu işin arkasından terör örgütlerinin çıktığına tanık olduk. Bu çevrede 29 şehidimiz var. Bu çatının altında bakın neyi değerlendiriyoruz? Sadece eğitim değil, Türkiye’nin değerler silsilesinde aklınıza ne gelirse, her şey artık bu çatının altından çıkıyor. Dershanelerin tam manasıyla çözülebildiğini söyleyemem ama çözülecek. Farklı isimler altında paralel eğitim sistemi varlığını sürdürüyor. Vizyon Belgesi’nde yer alan bir dizi düzenleme hayata geçtiğinde bu sorunu gerçekçi bir şekilde çözmüş olacağız. Devletimiz için tehdide, velilerimiz için de büyük bir yüke dönüşen bu defteri tamamen kapatacağız.

Eğitim denince öğretmenlerimize ayrı parantez açmazsak konuyu eksik bırakmış, bu mesleğe haksızlık etmiş oluruz. Bizim kültürümüzde öğretmenlerimizin üzerimizdeki hakkı anne-babalarımızın seviyesindedir. Bizde, özellikle Anadolu kültüründe el öpmek çok yaygındır. Çocuklara hep annenin, babanın bir de hocanın elini öp derim, başka kimsenin elini öpme.

Öğretmenlere hürmeti eksik etmemeliyiz. Medeniyetimiz bize verdiği tavsiye şudur, bana bir harf öğretenin kölesi olurum anlayışı, öğretmenlik mesleğinin en çarpıcı ifadesidir. Ecdadımıza baktığımızda çocuğunun öğretmenleriyle birlikte anıldığını görürürüz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözü de buna işaret. Öğretmenlerimiz, bayrağımızın dalgalandığı her yerde kahramanca görev yapan bir kahramandır. Öğretenlerimiz en kıymetli hazinemiz olan geleceğimizi, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı emenat ediyoruz. Bundan daha büyük itibar, şeref olabilir mi? Geleceğe dair ne planı yapıyorsak hepsinin de öznesi öğretmenlerimizdir. Eğitim meselesi insan meselesidir diyoruz ya, onu fiilen biçimlendiren öğretmenlerimizdir. 2023 Eğitim Vizyonu’nda öğretmenlerimiz çok önemli yer tutuyor. Bu kapsamda bir öğretmenlik meslek kanunu hazırlanıp çıkarılacak.

SÖZLEŞMELİ SÜRESİNİ 4 YILA İNDİRİYORUZ

Öğretmenlerimizin hem çalışma şartlarını, hem de birikimlerini uygun bir yere taşımakta kararlıyız. Sözleşmeli öğretmenliği yeniden düzenliyoruz. Hala 4+2 olmak üzere, toplam altı yıl olan sözleşme süresinin 3+1 toplam dört yıla indiriyoruz.

Böylece birinci sınıfta öğrencileri devralan bir öğretmenimiz dört yıl sonunda bu evlatlarımızı bir üst okula yolcu edip görev süresini tamamlayabilecek. Ayrıca geri kalmış bölgelerde görev yapan öğretmenlerimizi teşvik edecek bazı tedbirler alacağız. Öğretmenliğe kabulde uygulanan pedagojik formasyon şartını kaldırıyoruz. Bu eğitimi artık bakanlığımız kendisi verecek.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum