Yalan haber yüzünden yakılarak öldürüldü

104237620_linchamiento-acatlan-de-osorio-343871.jpg

29 Ağustos’ta, Meksika’nın merkezindeki Puebla eyaletindeki ufak Acatlan kasabasında bir hediye dükkanı sahibi Maura Cordero, öğleden sonra karakol binasının önünde her zamankinden farklı bir kalabalığın toplandığını gördü.

Daha büyük bir kalabalık ise polis arabasını takip ediyordu. Nezarethaneye iki kişiyi taşıyan polis arabası, dükkanının önünden geçti. Kalabalığın bağırış çağırışlarından nezarethaneye götürülen bu kişileri çocuk kaçırmakla suçladıkları anlaşılıyordu.

Nezarethanenin girişindeki dar, metal kapının ardından polis, bu kişilerin çocuk kaçırmadığını, hafif suçlardan gözaltında olduklarını açıkladı. Kalabalık arttıkça, polis bu kişilerin hafif suçlardan tutulduklarını tekrar tekrar belirtti.

Karakoldaki kişilerden biri, Acatlan’ın hemen dışında büyümüş ve hukuk okumak için 250 kilometre uzağa taşınmış olan 21 yaşındaki Ricardo Flores idi. Diğer kişi ise Acatlan’ın hemen dışında oturan 43 yaşındaki amcası Alberto Flores.

Ricardo yakın bir zamanda akrabalarını ziyaret etmek için Acatlan’a dönmüştü. Akrabalarına göre amca-oğul o gün su kuyusunu bitirmek için inşaat malzemeleri satın almak üzere şehre inmişti.

Polis bu kişilerin suç işlediklerine dair herhangi bir kanıt olmadığını, bölge sakinleri “huzuru bozdukları” gerekçesiyle bu kişiler hakkında şikayetçi olunca, karakola götürüldüklerini söylemişti.

‘Herkes dikkatli olsun, çocuk kaçıran başbelaları ülkeye girdi’

Ancak Reforma Caddesi’ndeki karakolun dışındaki kalabalık bilinmeyen bir şekilde ortaya atılan ve WhatsApp’ta yayılan farklı bir hikayeye inanıyordu.

“Herkes dikkatli olsun, çocuk kaçıran başbelaları ülkeye girdi” diyordu telefondan telefona yayılan mesaj. “Bu kişilerin organ kaçakçılığıyla ilişkili oldukları anlaşılıyor. Son birkaç günde, 4, 8 ve 14 yaşındaki çocuklar kayboldu ve bu çocuklar organlarının çalındığına dair vücutlarındaki işaretlerle ölü bulundu. Karınları kesilmişti ve boştu.”

Kalabalığı kışkırtanlardan birinin Acatlan’da uzun zamandır yaşayan Francisco Martinez olduğu biliniyor. Martinez, Ricardo ve Alberto’yu Facebook ve WhatsApp üzerinden suçlayanlardan biriydi ve karakolun dışında telefonu aracılığıyla olayı Facebook üzerinden canlı yayımladı.

“Acatlan ve Puebla sakinleri, lütfen gelin ve desteğinizi gösterin” diyordu kameraya. “Bana inanın, çocuk kaçıranlar burada.”

Martinez kentte dolaşırken, polis tarafından adı Manuel olarak açıklanan başka bir kişi, karakolun yanındaki belediye binasına tırmanarak, çanları çalıyordu. Polisin Ricardo ve Alberto’yu serbest bırakacağı konusunda kent sakinlerini uyarmak için…

Üçüncü bir kişi, Petronilo Castelan, bu iki kişiyi yakmak için benzin almak üzere hoparlörle halkı para vermeye davet ediyordu. Parayı halkın arasında dolaşarak topladı.

Maura Cordero dükkanından olan biteni korku içinde izliyordu, ta ki dışarıdan bir kişinin halka koşmaları çağrısı yaptığını duyana kadar. Ricardo ve Alberto ateşe verilecekti… “Aman Tanrım, bu gerçek olamaz” diye düşündü.

Dakikalar sonra, karakolun girişindeki metal kapı aşıldı, Ricardo ve Alberto Flores dışarı çıkarıldı. İnsanlar olanları kameraya kaydetmek için telefonlarını kaldırdıkları sırada, bu iki kişi dört basamaklı merdivenin dibinde yere itilmişlerdi ve vahşice dövülüyorlardı. Daha sonra, hazırda bekletilen benzin üzerlerine döküldü.

‘Onlara ne yaptığınıza bakın!’

Görgü tanıkları Ricardo’nun dövüldüğü sırada hayatını kaybettiğine inanıyor. Ancak iki adam ateşe verildiklerinde amcası Alberto hâlâ hayattaydı.

Savcıların başka bir kentten Acatlan’a gelmeleri beklenirken, kömürleşmiş cesetler 2 saat boyunca yerde kaldı. Havada ise hâlâ benzin kokusu vardı.

Ricardo’nun büyükannesi Petra Elia Garcia cesetleri teşhis etmesi için olay yerine çağrıldı. Olay yerine vardığında Alberto’nun yanaklarından süzülen yaşların halen görülebildiğini söylüyor. Kalabalıktan geriye kalanlara “Onlara ne yaptığınıza bakın!” diye bağırdı.

Karakolun yanındaki taksi durağında çalışan Carlos Fuentes, “Acatlan’da bugüne kadar olan en korkunç şeylerden biriydi” diyor ve ekliyor:

“Dumanlar kentin her yerinden görülebiliyordu.”

‘İyi bir adamdı, bu şekilde ölmeyi hak etmedi’

Acatlan’da bir kişinin oğlunu öldürecek kalabalığı toplamasını mümkün kılan teknoloji, oğlunun ölümünü izlemesine de olanak sağlamıştı.

Maria ve Jose Guadalupe aynı gün 10 yıldan uzun bir süre sonra ilk kez Acatlan’a döndüler. Olayların gelişimini Facebook’tan takip eden, Alberto’nun geride bıraktığı eşi Jazmin Sanchez ile buluştular.

Yıllardır Jazmin ve Alberto, Acatlan’ın 14 kilometre dışındaki Xayacatlan de Bravo’da yaşıyorlardı. Alberto öldüğünde geride eşinin yanı sıra 3 kız çocuğu ve onlar için inşa etmekte olduğu yarıda kalmış bir ev bıraktı.

Jazmin, “İyi bir adamdı, bu şekilde ölmeyi hak etmedi” diyor.

Maria ise oğlunun adaletsizliklere karşı insanları savunmak istediği için hukuk okumaya karar verdiğini anlatıyor.

Kaynak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum