Yorum: Salgınla mücadele ruhu Çin halkının ilerleyişindeki itici güç

2061EF2E-F3B1-4EC6-AAE3-0A604FECEA26.jpeg

COVID-19 ile mücadeleye olağanüstü katkılarda bulunanların onurlandırıldığı toplantı, bugün başkent Beijing’de yapıldı. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, toplantıda dört sağlık görevlisine madalyalarını takdim etti ve önemli bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, Çin’de COVID-19 salgınıyla mücadele çalışmalarını değerlendiren Xi Jinping, Çin halkının salgınla ölümcül bir mücadeleye girdiğini ve salgının etkili bir şekilde kontrol altına alındığını belirterek, bu süreçte salgınla mücadele ruhunun oluşturulduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Xi, Çin’de salgınla mücadele ruhunu “insan hayatının üstünlüğü, tüm ülkenin seferber edilmesi, görevlilerin kendi hayatlarını riske atmaları, bilime saygı ve kader ortaklığı” şeklinde özetledi.

Xi’nin “Halkın can güvenliğini korumak için her türlü fedakarlığı yapabiliriz.” ifadesi, ÇKP’nin halk merkezli yönetim anlayışını da bir kez daha ortaya koymuş oldu. Çin’de COVID-19’a yakalanan tüm hastalar tedavi altına alınırken, tedavi masrafları da tamamen devlet tarafından karşılandı. Bunun yanı sıra, ülkedeki en seçkin sağlık görevlileri ve en ileri tıp ekipmanları Wuhan kentine ve Hubei eyaletine sevk edildi. Ülkenin tüm gücünün seferber edilmesiyle girişilen hayat kurtarma mücadelesinde “halkın üstünlüğü ve insan hayatının üstünlüğü” prensibi tam anlamıyla hayata geçirildi.

Çin’de yürütülen salgınla mücadele çalışmalarını şubat ayında yerinde inceleyen Dünya Sağlık Örgütü yetkilisi Bruce Aylward’ın da söylediği gibi, Çin’in yaklaşımı, sahip olduğunuz her şeyi kullanmak ve elinizden geldiğince hayat kurtarmak.

Dayanışma, salgınla mücadeledeki en güçlü silah. 40 binden fazla sağlık görevlisi, ülkenin dört bir yanından Wuhan’a giderken, kentteki 4 milyon konut sitesinde çalışanlar da gece gündüz demeden karantina altındaki sakinler için çaba harcadı. Bunlara kuryelerin, temizlik personelinin, basın mensuplarının ve gönüllülerin katkıları da eklendi. Böylelikle Çin, 3 ayda salgını kontrol altına alarak ve salgının etkisinden sıyrılarak ekonomik toparlanma gerçekleştiren ilk ülke oldu.

Dünya Sağlık Örgütü’nde (DSÖ) dün düzenlenen basın toplantısında, DSÖ Sağlık Acil Durumları Programı Yönetici Direktörü Michael J.Ryan, Çin’de art arda 20 günü aşkın süredir yerel kaynaklı vaka görülmemesi nedeniyle ülkede COVID-19 salgınıyla mücadelede yer alan sağlık görevlilerini ve tüm Çin halkını tebrik etti.

Bununla birlikte, Çin’de COVID-19’la mücadele yönetilirken, karar alma, hastaları tedavi etme, teknolojik Ar-Ge çalışmalarını ilerletme ve toplumsal yönetişimi güçlendirme aşamalarını kapsayan süreçte bilimsel yöntemlere sadık kalındı.

Salgının tüm dünyada ciddiyetini koruduğu günlerde Çin, uluslararası topluma mümkün olduğunca yardım sağlamaya da devam ediyor. Örneğin Çin, DSÖ’ye iki grup hâlinde toplam 50 milyon dolarlık nakdi yardım sağlayacağını ilan etmenin yanı sıra, 32 ülkeye 34 sağlık ekibi gönderdi, 200’den fazla ülke ve bölgeye salgınla mücadele malzemeleri sağladı veya ihraç etti.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, bugünkü konuşmasında, salgınla mücadeleyi, ÇKP’nin liderliği, Çin halkının güçlü iradesi, Çin’e özgü sosyalizm sisteminin avantajları, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasından bu yana biriktirilen ulusal güç, sosyalizmin temel değerleri, Çin ulusunun olağanüstü geleneksel kültürünün içerdiği güçlü manevi motivasyon ve insanlık için kader ortaklığının inşasına destek açılarından ele aldı.

Bu unsurlar, aynı zamanda Çin’in krizi fırsata dönüştürebilme ve belirlenen hedeflere sağlam adımlarla ilerleyebilme yönündeki güven ve gücünü de gösterdi.

Geride kalan yüz yıllık süreçte, dünyada daha önce görülmemiş büyük değişiklikler ve dış güçlerin engellemeleri karşısında Çin, salgınla mücadele ruhunu geliştirerek, koyduğu kalkınma hedeflerine kararlı bir şekilde ilerlemeye devam edecek.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum