Yorum: Beş konuya odaklanma önerisi BRICS’in gelişimine yön verecek

20201118174345613_37394.jpg

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping dün BRICS Liderleri 12. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, BRICS ülkelerinin COVID-19 salgınıyla mücadele edilmesi ve işbirliğinin ilerletilmesi amacıyla beş konuya odaklanması gerektiğini vurguladı ve bu konuda önlemler açıkladı. Xi’nin konuşmasıyla, dayanışma ve işbirliği yoluyla zorlukların üstesinden gelinmesi sinyalleri verildi.

BRICS’i oluşturan gelişen ülkeler, küresel kalkınmadaki vazgeçilmez güçler arasında yer alıyor. COVID-19 salgınının yayılmaya devam ettiği ve dünyada büyük değişikliklerin meydana geldiği bugünlerde küresel yönetişim, güven, kalkınma ve barış eksiklikleri azalmak yerine daha da artıyor. Bütün bu yaşananlar, BRICS ülkelerinin de farklı boyutlarda sınamalarla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Bazı Batılı basın kuruluşları “BRICS’ın renginin solduğu” yönünde iddialar ortaya atarak, BRICS işbirliği mekanizmasına olan güveni sarsmaya çalışıyor.

Bunun karşısında, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping dünkü konuşmasında çağın barış ve kalkınma yönündeki eğiliminin değişmediğinin, dünyanın çok kutuplulaşması ve ekonominin küreselleşmesi eğiliminin geri döndürülemeyeceğinin altını çizdi. Xi’nin bu ifadeleri, BRICS ülkeleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesine güven sağladı.

Yeni durumda BRICS ülkeleri arasındaki işbirliği nasıl güçlendirilecek? Xi, buna ilişkin olarak çok taraflılıkta, dayanışma ile işbirliğinde, açıklık ile inovasyonda, halkın yaşamına öncelik verilmesinde ve düşük karbon uygulamalarında ısrar edilmesiyle ilgili 5 maddelik bir öneri ileri sürdü. Xi bununla birlikte tek taraflılığa, sorumlulukların başkalarına atılmasına ve ticarette korumacılığa karşı çıkılması çağrısında bulundu.

Bu kapsamda, çok taraflılık düşüncesi ışığında “siyasi virüse hayır” denmeli. COVID-19 salgını küresel boyutta yayılırken, ABD’deki bazı siyasetçiler bu fırsatla zorbacılık girişimlerinde bulunarak, diğer ülkelerin iç işlerine müdahale ediyor ve BRICS ülkeleri dahil yeni yükselen piyasalar ile gelişen ülkelerin meşru hak ve çıkarlarına zarar veriyor. Cumhurbaşkanı Xi konuşmasında, BRICS ülkelerinin uluslararası adaleti kararlılıkla savunarak, barışçıl ve istikrarlı gelişme ortamını beraber yaratması gerektiğine işaret etti.

Ayrıca, “sorumluluğu başkalarına atma girişimleri” karşısında dayanışma ve işbirliği sergilenmeli. ABD’deki bazı siyasetçiler salgının başından beri, salgın kontrolündeki ihmalkârlıklardan ders almak yerine, salgını siyasileştirme ve damgalama yoluyla sorumluluklarını başka ülkelere atmaya çalışıyor ve hatta salgınla mücadelede küresel işbirliğine de ciddi zarar veriyor. Xi’nin “fikir ayrılıkları yerine dayanışma, ön yargılar yerine sağduyu geçmeli” şeklindeki sözleri, “siyasi virüsün” yok edilmesi ve bütün tarafların salgınla birlikte mücadele etmesi yönünde önemli bir öneri.

Çin, aşının üçüncü aşamadaki klinik deneyleri konusunda Rusya ve Brezilya’yla işbirliği yapmaktan, ihtiyaç duyan BRICS ülkelerine aşı sağlama taahhüdüne ve BRICS Aşı Geliştirme Merkezi’nin inşasını hızlandırmak amacıyla, Çin’de ayrı bir Aşı Geliştirme Merkezi kurmaya kadar somut hareketlerle BRICS ülkelerinin salgınla mücadele işbirliğini hızlandırıyor.

Bunun dışında, dışa açılma ve inovasyon ilerletilerek “küreselleşmeden uzaklaşmaya” da hayır denmeli. Uluslararası Para Fonu (IMF), başta salgın olmak üzere birçok unsurun yarattığı baskıdan dolayı bu yıl küresel ekonomide yüzde 4,4’lük gerileme yaşanacağı tahmininde bulundu. Yeni yükselen piyasalar ile gelişen ülkeler, son 60 yılda ilk kez negatif büyüme yaşayacak. Bu durumda ABD’nin bazı politikacılarının, özel çıkarlar elde etmek amacıyla “ekonomide ayrışma” iddiasını yayması, karmaşık ekonomik koşulları daha kötü bir duruma sürükledi.

Cumhurbaşkanı Xi konuşmada, dışa açık dünya ekonomisi oluşturularak, bilimsel ve teknolojik inovasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Xi ayrıca Fujian eyaletinin Xiamen kentinde BRICS yeni sanayi devrimi inovasyon üssünün kurulacağını ilan etti. Bu karar BRICS ülkelerinin daha nitelikli ve direniş gücü yüksek bir gelişmeyi ortaklaşa gerçekleştirmesine yararlı olacağı gibi, küresel ekonominin toparlanmasına da yeni bir dinamizm katacak.

COVID-19 salgını, daha çok ülkenin, insanlığın kader ortaklığı ve kalkınmanın bütün sorunları çözebilen anahtar olduğunu daha iyi anlamasını sağladı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum