Yorum: Bayram tatili, Çin ekonomisinin direnç ve canlılığını gösterdi

4C8B38E9-549F-42C4-93D2-DA13268BF94C.jpeg

Çin’de Altın Hafta olarak da anılan 1 Ekim Milli Bayram tatili, uzun yıllardır Çin ekonomisinin durumunu gözlemlemek için önemli bir süreç olarak görülüyor.

Son veriler, dün sona eren bayram tatili esnasında Çinlilerin yeniden tüketim coşkusuna kavuştuğunu yansıtıyor. Sekiz günlük tatilde, ülke genelinde perakende satış yapan işletmeler ile catering işletmelerinde gerçekleştirilen satış hacmi 1,6 trilyon yuanı bulurken, ortalama günlük satış miktarı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 arttı. Tatilde, ülke genelinde ağırlanan turist sayısı 637 milyona ulaşırken, iç turizmde elde edilen gelir 466 milyar 560 milyon yuanı aştı. Yaklaşık 100 milyon kişi, tatil esnasında sinema salonlarını doldururken, gişe hasılatı ise 4 milyar yuana yaklaştı. The New York Times gazetesinde çıkan yazıda, “Bayram tatilinde ortaya koyulan performans, şu ana kadar Çin’in COVID-19 salgınından sıyrılarak toparlandığının en net sinyali oldu.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Çin’de geçmişte yatırım ve ihracata çok fazla bağımlı olan kalkınma modeli, şu an iç talebe, özellikle de tüketime dayalı bir modele dönüşüyor.

Ülkenin ekonomik büyümesine katkısı geçen yıl yüzde 57,8’e ulaşan tüketim, son 6 yıldır büyümenin en önemli gücü oldu. Bu nedenle Çin ekonomisini yakından izleyen uzmanlar, tüketim piyasasındaki toparlanmanın büyük önem taşıdığı kanısında.

Ağustos ayında Çin’de tüketim mallarının perakende satış hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 artarak 3 trilyon 357 milyar 100 milyon yuana ulaştı. Böylelikle bu yıl büyümede ilk kez artıya geçildi.

Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da Çinlilerin tüketim coşkusunun devam etmesi ve dijital ekonominin hızla gelişmesinin ekonominin toparlanmasına önemli bir dayanak sağlaması oldu.

Bayram tatilinde alışveriş ve catering gibi geleneksel tüketim tarzları canlanmaya devam ederken, turizm ve kültür gibi yeni yükselen tüketim tarzları da daha çok rağbet görmeye başladı. Online alışveriş ve mobil ödeme gibi yeni tüketim tarzları da Çin halkının hayatını kolaylaştırarak tüketimin artmasına katkı sağlıyor.

Çin’de tüketim piyasasının hızla toparlanmasının, salgının kontrol altına alınması temelinde Çin hükümeti, Çin halkı ve Çinli işletmelerin gösterdiği ortak çabaların bir sonucu olduğu söylenebilir.

Çin hükümeti, kısa süre önce yeni tüketim tarzına yönelik 15 maddelik politika tedbiri açıkladı. Daha sonra Milli Bayram tatili öncesinde 2020 ulusal tüketimi artırma kampanyası başlatıldı. Toplam 2 milyon fiziksel ve online dükkânı kapsayan 100 binden fazla işletme kampanyaya katılırken, tatil sırasında kampanyada zirve dönemine ulaşıldı.

Diğer yandan, tüketim piyasasının toparlanması, Çinlilerin zorluklardan korkmayarak dayanışma içinde çalışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu. 1,4 milyarlık nüfusun ortak çabalarıyla Çin’in salgınla mücadelesinde önemli sonuçlar elde edildi. Yeniden işbaşı yapılması sürecinde Çinliler, üzerlerine düşen sorumlulukları üstlenerek ekonominin hızla toparlanması mucizesine imza attı.

Şu an hâlâ salgının etkisi altında bulunan dünya ekonomisinde gerileme eğilimi devam ediyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin ekonomisinin hızla toparlanması diğer ülkeler için de yararlı.

Çin’de tüketim piyasasının sürekli genişletilmesi de ülkedeki iç sirkülasyonu hızlandıracak.

Singapur Ulusal Üniversitesi Lee Kuan Yew Kamu Politikaları Enstitüsü’nden (Lee Kuan Yew School of Public Policy) Doç. Dr. Gu Qingyang, yaptığı değerlendirmede, “Çin’de bayram tatili sırasında tüketimin artması, hizmet sektörünün toparlanmasını hızlandırmanın yanı sıra, ekonominin dengeli büyümesini ilerletecek. Salgından en çok etkilenen ulaştırma, turizm ve yeme-içme sektörleri bu durumdan yarar görecek.” ifadelerini kullandı.

Çin ekonomisinin büyümesi, iç ve dış sirkülasyonun birbirini ilerletmesi ile dünya ekonomisinin toparlanmasına da yardımcı olacak. Örneğin, Çin’in diğer ülkelerden büyük miktarda kaliteli ürün ithal etmesi ilgili şirketlere büyük gelişme fırsatları getirecek.

Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların tahminlerine göre Çin, bu yıl ekonomik büyüme kaydedecek tek ülke olacak. Çin, karanlık bir süreç yaşayan küresel ekonomiye hiç şüphesiz daha fazla güven ve ümit verecek.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum