Yaşam ve sağlık hakkı en büyük insan hakkıdır

news_8864eb764992c8434db0ea0317f9f794-750X422.png

Her şeyden önce, dünya 2002 yılını yaşarken, “Ulusal Gün Altın Hafta” tatili Çin halkına ortak bir rahat nefes alma ve her bakımdan, bildiğimiz haliyle yaşama geri dönme denebilecek bir şeyi kutlama fırsatı verdi.

Dünyanın büyük bölümü yeni Covid-19 vaka dalgaları ve ölümlerle ile mücadele ederken Çin’in hükümetin tamamı ve halkın tamamı yaklaşımı bir ya da daha fazla aşı geliştirilinceye kadar -Çin’in liderlik rolüne sahip olduğu başka bir alan- yeni koronavirüsü neredeyse tamamen kontrol altına almayı başardı.

Qingdao yeni vakalar bildirse de, vakalar akciğer hastalıklarında uzmanlaşmış bir yerel hastane ile bağlantılı çıktığı için, Shandong eyaletindeki kentteki 9 milyon kişinin tamamına 5 gün içinde bedava nükleik asit testi yapma programı başlatıldı.

Ayrıca, Ulusal Sağlık Komisyonu, Covid-19 salgın kontrol önlemlerini yönlendirmek için pazartesi günü Qingdao’ya bir çalışma grubu gönderdi. Bu hızlı hareket bir kez daha Çin’in salgını etkin biçimde kontrol altına alma konusunda ne kadar ciddi ve kararlı olduğunu gösteriyor.

ÇİN SALGINLA MÜCADELEDE TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLDU

Şimdi yeniden burada Orta Avrupa’da olduğu gibi artan fiziksel kapatmaların ortasındaki ülkelerde olanlar için Çin halkının geçen hafta “normalliğe dönüşü” kutlamak için tam kadro dışarıda olmasını anlamak zor.

Ancak bütün Çinliler bunun tadını çıkarmıyor. Çok çalışan Çinli yetkililer dünyaya insanlık için ortak sağlıklı bir gelecek sunacak ve Çin halkına bazıları yakın gelecekte kullanılabilecek 3. aşama denemelerinde olan ülke içinde üretilen dört ötesinde gerektiğinde ek aşılar için bir sigorta politikası vermek için, tarihsel bir uluslararası anlaşmanın son rötuşlarını yapıyorlar.

Çin, 8 Ekim’de Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), amacı düşük gelirli ülkelere zengin ülkeler gibi aşıya ulaşma imkânı sağlamak ve COVAX aşısının bir parçasını isteyen fon sağlamış ülkelere kullandırmayı amaçlayan 18 milyarlık COVAX aşı ittifakına katıldı. COVAX halen iki Çin’de geliştirilen 9 aşıya sahip ve hedefi 2021’in sonuna kadar 2 milyar doz aşıyı hizmete sunmak.

Ne yazık ki, bazı ülkeler bu çabaya katılmadılar. Örneğin, benim ülkem Amerika Birleşik Devletleri (ABD). Dünya’nın 2. Dünya Savaşı’nın sonundan beri kriz anlarında dönüp baktığı ülke olan ABD yaklaşık son dört yıldır “savaşta kayıp olmuş” durumda. Daha da kötüsü ABD COVAX’a katılmayı reddetti ya da DSÖ ile iş birliği yapmayı reddetti ve bunun yerine örgüte “çürümüş” dedi. Ayrıca “Önce Amerika”nın bir örneği olarak aşı milliyetçiliğinin önde gelen savunucusu. ABD sadece kendi tüketimi için geliştirilme aşamasında olan milyarlarca dolarlık aşı satın aldı. Ama ülke içinde geliştirilen aşılar ya da almak için anlaşma yapılan aşıların başarısız olması da mümkün. Bu durumda, ABD şu anda geliştirilmekte olan 9 COVAX aşısının avantajından faydalanamayacak.

YAŞAM VE SAĞLIK HAKKI EN BÜYÜK İNSAN HAKKIDIR

Eğer sigorta politikasına ihtiyaç duyan bir ülke varsa, o da ABD’dir. Dünya nüfusunun yüzde 4’üne sahip olan ABD dünyadaki bulaşma ve ölümlerin beşte biri ile en başta bulunuyor. 7,63 milyondan fazla vaka ve 212 binden fazla ölüm.

Geçmişte yaptığı gibi salgının önlenmesinde liderlik rolü üstlenmek yerine, ABD enerjisini sağlık krizini ülke içinde korkunç kötü yönetiminin üstünü örtmek ve “Kung flu” gibi açıkça ırkçı terimler kullanarak Çin’i düşmanlaştırmak için kullandı.

Bu ABD yönetiminin sıkıntılı karnesinden dikkatleri başka yöne çevirmek için kullandığı tek taktik değil. Küresel bir salgın yılında ve ülke içinde George Floyd, Breeona Taylor ve sayısız ırkçı olay örnekleriyle, ABD ve müttefiklerinden bazıları Çin’i insan hakları karnesi için utanmazca suçluyorlar.

Eski, “Kendileri sırça köşkte oturanlar başkalarının evine taş atmamalıdır” deyimi hukukta temiz eller doktrinine göndermede bulunmaktadır. Çin diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmiyor ve haklı olarak diğer ülkelerin kendi içsel sorunlarına müdahale etmesine karşı çıkıyor. Belki de Konfüçyus en iyisini söylemiştir; “Onların sana yapmalarını istemediğin şeyleri başkalarına yapma.”

Ne yazık ki, ABD yapısal ırkçılık ülkesi haline geldi. Ama Çin’in bunun için onu şeytanlaştırdığını görmüyorum.

ABD’de Covid-19’dan ölen siyah insanların sayısı aynı nedenle ölen beyaz insanların 2,4 katı. Arizona’da Yerli Amerikalılar arasında ölüm oranı beyazların 8 katı. ABD’deki bütün etnik gruplar arasında siyah insanlar 20,8 ve Yerli Amerikalılar yüzde 23,7 yoksulluk oranına sahip iken, beyazlarda bu oran 2018’de sadece 8,1’di.

Yaşam ve sağlık hakkı belki de en büyük insan hakkıdır. Çinli arkadaşlarımın birçoğu onlar için en önemli şeyin zengin olmak olduğunu söylüyor, ama sağlık olmadan mutluluk olmaz.

Çin dışında olan bizler için, belki de Çin’deki insanların bugün sahip olduğu kafa rahatlığına sahip olmak için her şeyi verirdik. Eğer yanlış kapı tokmağına dokunursak, yanlış kişinin omuzunda uyur kalırsak Covid-19 canavarının bizi ziyaret edebileceğini sürekli düşünmenin bizi sürekli yemesinden kurtulmak için her şeyi yapardık. Bu benim çok şiddetle hasretini çektiğim insan hakkı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum