Vakit tarihten ders alma vaktidir

20200902203626305_25236.jpg

Yarın (3 Eylül) Çin halkının Japon Saldırganlara Karşı Direniş Savaşı ve faşizme karşı küresel savaşta zaferin 75. yıldönümü.

Geçmişe bakıldığında, 14 yıllık kanlı savaşı yaşayan Çin halkı 35 milyondan fazla can kaybı bedeliyle Japonya’ya karşı zafer kazandı ve dünyada faşizmin nihai olarak yenilmesine büyük katkılarda bulundu.

Geçmişte yaşananlardan ders alınması, gelecekte nasıl davranılacağını belirleyecek. Savaşın acısını yaşamış insanlığımız artık aynı hataları tekrarlamak istemiyor, barış ve kalkınma günümüz dünyasının trendi haline geldi.

Buna rağmen, dünyanın siyasi ve ekonomik yapısı Covid-19 salgınından derin etkilendi. Bazı Amerikalı siyasetçiler “yeni soğuk savaş”, bölücülük ve çatışmayı açık bir şekilde kışkırtarak tarihin yanlış tarafında durmaktalar. Şimdi faşizme karşı küresel savaşın mesajlarını yeniden okumanın vaktidir.

2. Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin ana tasarımcısı olarak, ABD’deki bazı siyasetçiler hegemonya bağımlılığından kurtulamadılar. Uluslararası kuralları siyasi araçlar olarak görüp menfaatlerine uyanları kullandı, işine gelmeyenleri terk etti. ABD sürekli çok taraflı anlaşmalardan çekilmekte, çok taraflılığa ve ortak çıkarlara açıkça meydan okumaktalar.

Amerikan yönetimi, başkanlık seçimi yaklaşırken kendi iç ve dış sıkıntılarından kurtulmak maksadıyla Çin karşıtlığını kışkırtmaya ve Çin ile dünya arasındaki mesafeyi açmaya çalışıyor. Bu kişilerin siyasi çıkarları doğrultusunda daha ileri gitmelerine göz yumulursa, zarar gören sadece iki ülke olmayacak; küresel barış ve istikrar büyük yara alacaktır.

Bugün dünya yüzyıldır görülmemiş büyük değişimle karşı karşıya bulunuyor. Çin ile ABD arasındaki anlaşmazlıklar, aslında çok taraflılık veya tek taraflılık konusunda ısrar etmek ve kazan-kazan işbirliğini veya sıfır toplamlı oyunu savunmaktır. Amerikalı politikacılar, kendi kişisel çıkarlarını uluslararası toplumun üstüne koyarak dünyada kaos yaratıyor ve restleşmeyi kışkırtıyor. Hiç şüphe yok ki bu eylem tarihe bir ihanettir ve tarih tarafından cezalandırılacaktır.

Tarihteki trajedilerin yeniden yaşanmaması, tüm tarafların ortak sorumluluğudur. Çin halkının Japon işgaline direnişi ve 2. Dünya Savaşı’nda faşizme karşı elde edilen zaferin 75. yıldönümü versilesiyle tüm ülkelerin, çekirdeğinde Birleşmiş Milletler’in (BM) yer aldığı uluslararası düzeni koruması, işbirliği ve ortak kazanca dayalı yeni tip uluslararası ilişki sistemi oluşturması, tarihten ve geçmişten ders alındığı anlamına gelecektir.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum