Uluslararası sermaye Çin ekonomisinin güvenoyu

20190528210058809_35016.jpg

Dünyanın en büyük endeks sağlayıcısı MSCI, bugün Çin’in A grubu hisselerinin küresel endekslerdeki ağırlığını daha önce planlandığı gibi artırmayı planlıyor. Şimdiye kadar 18 hisse senedi dâhil 26 A grubu hissesi MSCI Çin Endeksi’ne eklendi. Böylece MSCI hisselerinin sayısı 238’den 264’e yükseldi, A grubu hisselerin dâhil edilme oranı yüzde 5’ten yüzde 10’a çıktı. A grubu hisselerin MSCI’nin Çin Endeksi ve yükselen piyasalar endeksindeki ağırlıkları sırasıyla yüzde 5,25’e ve yüzde 1,76’ya ulaştı.

Bu durum, uluslararası sermaye piyasasının Çin ekonomisinin canlılığı, potansiyeli ve dayanıklılığına güvenoyu verdiğine dair en somut gösterge olarak kabul ediliyor. Tek taraflılığın yükseldiği, ticaret savaşlarının kara bulutlarının dağıldığı ve büyük ekonomik kuruluşların küresel ekonomik ve ticari büyüme beklentilerini büyük ölçüde düşürdüğü düşünülürse bu güvenoyu takdire şayandır.

Birleşmiş Milletler yakın zamanda bu yıl için küresel ekonomik büyümeyi yüzde 2,7’ye düşürdüğünü belirten bir rapor yayınladı. Raporda dünya ticaretinde bu yılki büyüme tahmininin geçen yıl belirlenen yüzde 3,4 oranından yüzde 2,7’ye indirildiği kaydedildi. Aynı zamanda, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) da küresel ekonomik büyüme beklentilerini azaltmıştır. Bu bağlamda, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi, en büyük ihracatçısı ve en büyük ikinci ithalatçısı olarak Çin diğer ülkelere öncü oldu. MSCI ‘den güvenoyu alan Çin, IMF’nin güven oylamasını da kazandı ve ekonomik büyüme beklentilerini yükselten tek büyük ekonomi oldu.

Güven, Çin’in daima uyguladığı basit bir gelişim felsefesinden ileri gelir: Kendi işini iyi yap. Bu felsefenin desteğiyle Çin’in küresel ekonomik büyümeye katkısı yüzde 30’u aştı, geçtiğimiz yılki toplam Gayrisafi Yurtiçi Hasılası (GSYH) 90 trilyon yuanı, kişi başına düşen milli gelir de 10,000 ABD Doları’na yakın bir meblağı buldu. İthalat ve ihracat hacmi ise 30 trilyon yuan’ı geçti.

2019’da ABD’nin şiddeti sürekli tırmanan ticari zorbalığı ve aşırı derecedeki baskısı karşısında Çin hala “iyi işler yapmak ve dünyaya katkıda bulunmak” ilkesi doğrultusunda zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyor. “Genel olarak istikrar sağlama ve sağlıklı gelişme” odaklı ekonomik performansıyla Çin, dünyaya altından daha değerli olan “güven” katkısında bulunuyor. Üstelik küresel ekonomi için istikrar ve büyüme kaynağı olmaya da devam ediyor.

Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkan Yardımcısı Ning Jizhen, geçtiğimiz yılın ilk dört ayında Çin’in ekonomik faaliyetlerini analiz ederken beş alanda “istikrar” ifadesini kullandı. Bunlar ekonomik büyümede, varlıkların işletilmesinde, işgücü piyasasında, piyasa fiyatlarında ve uluslararası ödemeler dengesinde istikrar. Bu ifadeler, istikrarlı ilerleyen Çin’in, işbirliği ve ortak kalkınma hususlarında dünyanın güvenebileceği bir ortak olduğunu göstermektedir.

Çin’e ziyaretini yakın zamanda bitiren Singapur’un yeni Başbakan Yardımcısı Heng Swee Keat, ülkesinin ekonomik büyümesi konusunda iyimser olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı, bunun arkasında yatan nedenin Çin’in kalkınmasının hem Çin halkına fayda sağladığı hem de Asya’nın ekonomik kalkınmasına ivme kazandırdığı gerçeği olduğunu belirtti. Heng Swee Keat, Asya’nın merkez kuşağında yer alan Singapur’un Asya ekonomisinin hızlı yükselişinden faydalanacağını vurguladı.

Diğer yandan, Washington’ın Çin menşeli 200 milyar ABD Doları değerindeki ürünlere uyguladığı tarifeden etkilenen şirketlerin yaklaşık yüzde 50’sini yabancı işletmeler oluşturuyor. Bu işletmelerin arasında ABD’li şirketlerin oranı azımsanmayacak derecede. ABD’nin Atlanta eyaletinde bulunan küresel alüminyum üretim devi Novelis, yakın zamanda Shanghai’da yaptığı açıklamada, Jiangsu eyaletinin Changzhou kentinde bir fabrika kurulması için 180 milyon ABD Doları tutarında yatırım yaptıklarını ve fabrikanın bu yılın sonuna kadar tamamlanarak üretime geçeceğini bildirdi. Fabrika, gelecekte ağırlıklı olarak Tesla’nın Shanghai fabrikasına, NIO’ya ve BYD’ye ürün tedarik edecek. Novelis’in üst düzey bir yöneticisi Çin’in dünyanın en büyük otomotiv üretim ve satış pazarı olmasını umduklarını söyledi. Yönetici, “Şirketimizin istikrarlı gelişme ortamının ekonomik ve ticari sürtüşmeler yüzünden bozulmasını istemiyoruz.” dedi.

Çin’e güven duyan tek taraf Novelis değil. “Çin’in ekonomisi iyi”, “Çin kendi işini iyi yapabilir.” Çin-ABD ticari sürtüşmesinin tırmandığı bir arka planda Çin’deki Amerikan şirketlerinin genel görüşü budur. Çin’deki Amerikan Ticaret Odası ve Shanghai Amerikan Ticaret Odası, bu ayın ortasında yaklaşık 250 şirket ile bir anket düzenledi. Sonuçlar, şirketlerin yüzde 80’inden fazlasının ABD’nin gümrük vergilerini artırmasının olumsuz etkilerini hissettiğini, buna karşın Çin pazarına daha büyük önem vermeyi önlem olarak aldığını ortaya koyuyor.

Uluslararası kurumların, yabancı liderlerin ve çokuluslu şirketlerin Çin’e duyduğu güven, Çin milletinin ülkelerinin geleceğine ve ekonomisine duyduğu güvenden kaynaklanıyor. Altyapı tesislerinin sürekli iyileştirilmesi, eksiksiz endüstriyel sistem, durmadan iyileştirilen iş ortamı, aktif yeni teknolojiler ve piyasa uygulamaları, potansiyeli sınırsız tüketici pazarı ve Çin halkının çalışkan ruhu, canlılık dolu Çin’i oluşturdu. Çin, bundan sonra dünya ile etkileşime girerken daha açık ve kapsayıcı olacak, geleceğini karşılıklı yarar ve kazan-kazan temelinde inşa edecektir.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum