Rapor: Xinjiang’da tekstil işçilerinin hakları korundu

rBABDGAX7j-AVUu6AAAAAAAAAAA215.727x455.png

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde pamuklu tekstil sektörüyle ilgili bir raporda, bölgedeki pamuklu tekstil işletmelerinin sorumlu iş davranışı göstermenin önemini iyi bildiği ve tedarik zincirindeki şeffaflığı artırdığı belirtildi.

Çin’in en büyük pamuk yetiştirme bölgesi olan Xinjiang, 2014 yılından beri istihdam fırsatını artırmak için yoğun emeğin ihtiyaç duyulduğu tekstil endüstrisini güçlendiriyor. Xinjiang Tekstil Endüstrisi Derneği tarafından dün yayınlanan raporda, tekstil endüstrisinin istihdam yaratmada ve insanların gelirlerini ve sosyal statüsünü artırmada önemli bir rol oynadığına dikkat çekildi.

Derneğin raporuna göre, bölge çok kaliteli pamuğun yetiştirilmesinden dolayı Avrupa, ABD ve Japonya’nın büyük hazır giyim markaları ve perakendecileri tarafından tercih edilen önemli tedarik kaynağı haline geldi. Bu nedenle Batılılar son yıllarda pamuklu tekstil endüstrisinde “zorla çalıştırma”nın bulunması yönündeki sürekli suçlamalar yapıyor.

ABD 13 Ocak’ta, Xinjiang’da “zorla çalışma” olduğu gerekçesiyle bölgeden kaynaklı pamuk ürünleri ve domateslerinin ithalatına yasak getirdi. Kanada da aynı nedenle 12 Ocak’ta yasağı ortaya koyan İngiltere’nin peşinden koştu.

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Feng, 14 Ocak’ta “ABD ve yakın müttefikleri uydurma iddia ve yalanlara dayanarak Xinjiang menşeli ürünlerin ihracatına kısıtlamalar getirdi ve Xinjiang’daki kurum ve kuruluşlara baskı uyguladı” dedi. Sözcü, “Xinjiang’dan pamuk ve domates ürünleri, küresel endüstriyel tedarik zincirlerinde önemli rol oynar ve kısıtlayıcı önlemler yalnız tedarik zincirinin güvenliğini kötüleştirecek ve küresel ekonomik toparlanmasını engelleyecektir.” ifadesini kullandı.

Raporda, Xinjiang’daki pamuklu tekstil işletmeleri küresel tedarik zincirinin üst kısmında yer aldığı için sorumlu iş davranışını çok iyi bildikleri ve işçilerin haklarını ve çıkarlarını korumanın önemini anladıkları belirtildi. Raporda, 2017 yılından 2019 yılına kadar pamuklu tekstil işletmelerinde sadece 98 iş anlaşmazlığı yaşandığına dikkat çekildi.

Rapora göre, endüstriyel işçiler yurtlarda kalmayı veya fabrikaların dışında yaşamayı tercih eder. Şahısların hareketleri kısıtlanmaz, işletmeler yasal dini faaliyetlere müdahale etmez veya katılımlarını sınırlamaz.

Xinjiang’ın güneyindeki Bayingolin Moğol Özerk İlçesi’ne bağlı bir tekstil fabrikasının insan kaynakları müdürü Ma Zhiguo, fabrikadaki 530 çalışandan 386’sının Xinjiang güneyinin kırsal bölgelerinden gelen Uygurlar olduğunu söyledi. Birçoğunun fabrikadaki boş pozisyonları çalışan arkadaşları ve ailelerinden duyduklarını ifade eden Ma, fabrikanın ücretinin oldukça rekabetçi olduğu için hiçbir zaman işgücü sıkıntısı yaşanmadığını söyledi.

Ma, “Xinjiang’daki halkın daha yüksek ücret karşılığında evden uzakta çalışma kararı alması zorunlu çalıştırma olarak etiketlenirken, aynı girişim başka bir yerde yalnız daha iyi bir yaşam peşinde koşma olarak kabul edilir.” şeklinde konuştu.

2015 yılında kurulan fabrika, kısa süre önce otoparkını genişletmek zorunda kaldı. Ma, daha fazla çalışanın biriktirdikleri parayla araba satın aldıklarını ve araçla eve daha kolay bir şekilde gidip gelebildiklerini söyledi.

Ma, “Birçok işçi bana geldi ve yaptırımlardan işlerini kaybedip kaybedemeyeceklerini sordu” dedi. “Şimdi söylemek zor. Ama kesin olan bir şey var ki hayatları bundan etkileniyor ve bu iyi bir şekilde olmayacak.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum