Pompeo’nun siyasi hesaplarla dolu Orta Doğu gezisi

C65AE6ED-5CBD-447C-BC12-0100BE0E3A0F.jpeg

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun siyasi hesaplarla dolu Orta Doğu gezisi dün sona erdi.

Gezi sırasında Pompeo, ABD’nin izlediği tek taraflılığı zirveye taşıdı, hatta siyasi geleneklerini kırarak, bir diplomat sıfatıyla ABD’nin iç siyasetine karışmaya kalkıştı. Zira Pompeo, ABD’nin yetki zirvesine çıkmak için kendine şimdiden zemin hazırlıyor. Dört ülkeyi kapsayan Orta Doğu gezisiyle küresel siyaset arenasında şov yapan Pompeo, ABD’deki siyasi kaosa yeni bir örnek teşkil ediyor.

Dünyanın tahmin ettiği gibi Pompeo’nun son gezisiyle amacı İran’a siyasi baskıyı artırmaktı. Bilindiği üzere 14 Temmuz 2015 tarihinde ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya, İran ile tarihi bir nükleer anlaşmaya imza attı. Anlaşma gereğince İran nükleer faaliyetlerini kısıtlayacak, uluslararası toplum da İran’a karşı yaptırımları kaldıracak. Daha sonra onaylanan BM Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararıyla, BM’nin İran’a yönelik silah ambargosu 18 Ekim 2020’ye uzatıldı. Bu tarih yaklaşırken ambargoyu uzatmak isteyen ABD, BM Güvenlik Konseyi’ne ambargoyu uzatmayı öngören bir karar tasarısı sundu. İşin ironik yönü ise karar tasarısı, ABD’nin haricinde sadece bir destek oyu aldı. ABD’nin geleneksel müttefikleri olan İngiltere, Fransa ve Almanya çekimser oy kullandı. Bu gelişme ABD siyaset çevresini şoke etti. Amerikan basınında “ABD İran’ı yalnızlaştırmak istiyordu, yalnızlaşan taraf kendisi oldu” ve “Washington, küresel arenadan tecrit edildi.” başlıklı haberler yer aldı.

Tabii Pompeo bu sonucu kabul etmiyor. Orta Doğu ülkelerinin liderleriyle buluştuğunda defalarca “İran’ın kötü etkisine birlikte karşı koyma” çağrıları yaptı. Ziyaretinin sonunda, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında 20 Eylül’den itibaren İran’a yönelik yaptırımların yeniden başlatılacağını bildirdi. ABD, bu adımıyla BMGK’nin fikir birliğini ihlal etmiş, tek taraflılığı teşvik ederek dünyayı karşısına aldığını açıkça göstermiştir.

Bir başka önemli nokta da şu, Orta Doğu’yu ziyaretini tam da Cumhuriyetçi Parti Kongresi’nin açılışından önce gerçekleştiren Pompeo’nun İran’a baskı yapmak dışında daha derin hesapları da vardı. Pompeo, ziyareti esnasında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail ile ilişkileri normalleştirmesini ABD liderinin “büyük zaferi” olarak nitelendirerek, ABD’ye Trump yönetiminin “diplomatik kazanımlarını”, ABD liderine de sadakatini göstermeye çalıştı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum