Hong Kong eleştirmenlerinin mantık hatası

news_f1098dfb95615fee30bafee9dc26dfef-750X422.png

Çin Halk Cumhuriyeti’nin mayıs ayında Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde uygulamaya koyduğu ulusal güvenlik mevzuatı dünya çapında tartışılmakla birlikte kimi ülkelerde histeriye neden oldu. Bu histerinin cahillikten mi yoksa kötülükten mi kaynaklandığı merak ediliyor. Dünyada her ülkenin ulusal güvenlik yasaları vardır.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi ise 20 yılı aşın bir süredir ulusal tehlikeyi yok etmeyi amaçlayan Temel Yasa’nın 23. Maddesini uygulayamamıştır. Mayıs ayında uygulamaya konulan ulusal güvenlik mevzuatının arka planında ise aylardır süren şiddet eylemleri yer almaktadır.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde polisin uğradığı saldırılar nedeniyle şehir savaş bölgelerini andırıyordu. Yüzlerce milyon dolar zarara neden olan bu eylemler yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle kesintiye uğrasa da kısmen devam etti.

KOLLUK KUVVETLERİ VE YARGI BUNALMIŞTI

Polisin gücü aşınmaya uğramış ve adalet sistemi bunalmıştı. Geçen ekim ayından bu yana devam eden eylemlerde binlerce kişi gözaltına alınsa da bunlardan sadece birkaçı yargılanmak üzere mahkemeye çıkartıldı. İcra Kurulu Başkanı tarafından suçluların tespitinde polislere yardımcı olmak için çıkarılan yasa da Yüksek Mahkeme eliyle iptal edildi.

İsyancıların temel motivasyonu polis gücünü yok etmek ve nihayetinde Hong Kong Özel İdari Bölgesi yönetimini devirmekti. Dış güçlerin bu hareketi destekleyerek eylemleri kışkırttığına dair kesin kanıtlar da bulunuyor.

MÜREKKEBİ KURUMADAN SALDIRILAR BAŞLADI

Doğrusunu söylemek gerekirse Hong Kong Özel İdari Bölgesi sömürge döneminden kalan ulusal güvenlik yasalarına sahipti ve halen kimisi var olan bu yasalar bölgenin güvenliğini sağlamak için yetersizdir. Çin Daimî Komitesi tarafından mayıs ayında yapılan açıklamada Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ndeki ulusal güvenlik risklerinin önemli bir sorun haline geldiği vurgulandı.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi yönetimi böylesine korkunç bir durumla başa çıkamıyor ve kent sakinlerinin güvenliği ile geçimini koruyamıyorsa merkezi hükümet hangi adımı atmalıdır? Bu sorunun yanıtı açıkça Temel Yasası’nın 18 maddesinin 4. Bendinde olağanüstü hâl ilan etmek ve bölgedeki ulusal yasaları uygulamak olarak yanıtlanıyor.

Merkezi hükümet böylesi bir durumda “Bir ülke iki sistem” çerçevesi içinde yeni bir yasa çıkardı. Buna karşın Hong Kong’un eski valisi Lord Patten daha ulusal güvenlik mevzuatının mürekkebi kurumadan bunun 1984 Çin ve İngiltere arasında imzalanan Ortak Deklarasyon’un imhası olduğunu ileri sürdü.

ÇİN NEDEN BÖYLE BİR ADIM ATSIN?

Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ne dair ulusal güvenlik mevzuatı nihayetinde 1 Temmuz’da yayımlandı. 4-10 Temmuz tarihlerinin Economist dergisi ulusal güvenlik yasanın “Beijing’in Hong Kong’a saldırması” olarak yorumladı.

Avustralya’nın önde gelen bir gazetesi de Çin’in “Bir ülke iki sistem” prensibini ezdiğini savundu. BBC ve ABC gibi basın kuruluşları sözde “demokrasi yanlısı” eylemcilere atıfta bulunarak ulusal güvenlik mevzuatının barışçıl protestoları bitirmek için hayata geçildiğini iddia etti.

Elbette, yeni yasayı analiz etmek ve onu eleştirmek meşru bir haktır. Buna karşın sizce Çin neden kendisine ait olan Hong Kong’u ezmeyi amaçlasın? Neden Beijing yönetimi kendisine bağlı olan dünyanın önde gelen finans merkezlerini zayıflatsın? Bunlar sizce bir amaca hizmet ediyor mu?

Kaynak: CGTN

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum