Günün Analizi: Tek taraflılığa karşı çok taraflılığın, güce karşı kuralların mücadelesi

20180928184911047_55362.jpg

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda son iki günde tek taraflılığa karşı çok taraflılığın, güce karşı kurala dayalı düzenin mücadelesi sahnedeydi. New York’ta devam eden BM Genel Kurulu görüşmelerinde ABD Başkanı Donald Trump, tek başına “Önce Amerika”, “ABD’nin ulusal çıkarları her şeyin üstünde” politikalarını savundu, küreselleşme karşıtı fikirlerini anlattı. Diğer yandan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres başta olmak üzere, görüşmelere katılan çoğu isim ise çok taraflılığın korunmasının ve birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.

Bu yılki BM Genel Kurul görüşmeleri, tek taraflılık ve korumacılık eğilimlerinin yükseldiği, BM’nin merkezinde olduğu uluslararası sistemin bundan derinden ve negatif şekilde etkilendiği, küresel ekonominin canlanma sürecinde de belirsizliklerin doğduğu bir ortamda düzenlendi.

Genel Sekreter Guterres, konuşmasında şu an çok taraflılığa en çok ihtiyaç duyulan dönemde bulunulduğunu, bu yüzden bu yılki Genel Kurul görüşmelerinin “Küresel liderlik ve sorumluluk paylaşımıyla barışçı, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir toplum oluşturarak BM’yi herkesle ilgili hâle getirmek” temasını taşıdığını belirtti. Guterres, katılımcı ülkelerin bu gaye etrafında toplanarak yeni fikirler sunmalarını temenni ettiğini de söyledi. Ancak Trump, bir kez daha bu genel eğilime karşı çıktı.

Donald Trump, geçen yıl BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada olduğu gibi, görevde geçirdiği iki yıldır uyguladığı “Önce Amerika” politikasını savunmayı sürdürdü. BM İnsan Hakları Konseyi’ne, Uluslararası Adalet Divanı’na, bazı çok taraflı kuruluşlara ve İran nükleer anlaşmasına eleştiriler yönelten Trump, konuşmasında Venezuela, Almanya ve İran’ı da suçladı. Trump, açıkça ABD’nin “küreselleşmeye karşı çıktığını” dile getirdi. ABD medyasında çıkan haberlerde, birçok ülkenin temsilcisinin Trump’ın konuşmasını gülerek, kafa sallayarak yahut somurtarak izlediği belirtildi. Konuşma, suçlama ve eleştirilere de yol açtı.

BM 73. Genel Kurulu’na hitap eden BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünya ciddi sınamalarla karşı karşıyayken ortak anlayışa dayalı ortak eylemlerde bulunulması çağrısı yaptı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da konuşmasında “güçlülerin kanununu” reddetme çağrısında bulundu. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin İran ile ticaret yapmayı sürdüreceği, ABD yaptırımlarını aşmak için de yeni bir ödeme sistemi geliştireceği belirtildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel barış ve refah çağrısı yaparken, Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa da farklı ülkelerin güçlerini birleştirerek küreselleşmeyi ve uluslararası ticareti engelleyen girişimlere karşı çıkmalarını istedi.

Bununla beraber, Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, BM’nin uluslararası işlerdeki merkezi konumunun korunması ve dünyanın çalkantılı durumu için daha istikrarlı beklentiler ortaya koyulması gerektiğini belirtti.

Bolivya lideri Evo Morales ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ABD Başkanı Donald Trump’ı eleştirdi. Trump’a karşı yüz yüze eleştirilerde bulunan Morales, “Size burada açıkça söylemek istiyorum, ABD hiçbir şekilde demokrasiyi desteklemekle ilgilenmiyor” diye konuştu.

ABD’nin tek taraflı eylemleri ve kuvvet politikası, 73. BM Genel Kurulu’nda beklendiği gibi geniş ve şiddetli eleştirilere uğradı. Financial Times gazetesinde yer alan bir yazıda da işaret edildiği gibi “uluslararası işbirliğine inananlar için BM Genel Kurulu, bu işbirliğini cesaretle savunmak için bir fırsat.”

ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki uluslararası ekonomik düzenin ve çok taraflı ticaret sisteminin esas kurucusu ve önemli katılımcılarından biri. Ancak 70 yıldan fazla süre sonra, mevcut ABD yönetimi, “Önce Amerika” adı altında aşırı bir bencillikle ardı ardına Trans Pasifik Ortaklığı, Paris İklim Anlaşması ve İran nükleer anlaşmasının yanı sıra, UNESCO ve İnsan Hakları Konseyi gibi uluslararası kuruluşlardan çekildi. ABD, ayrıca gümrük vergisini artırma yoluyla küresel ticaret savaşını başlattı. Bu adımlar, hiç şüphesiz hem kendi kurduğu ve katılımcısı olduğu çok taraflılığa hem de BM Tüzüğü’ne yapılmış en şiddetli saldırı anlamını taşıyor. İnsanoğlunun medeniyetinin gelişmesinin ve toplumsal ilerlemenin önüne koyulmuş büyük bir engel olan ABD’nin bu girişimlerinin dünyadan itiraz görmesi ve en nihayetinde engellenmesi kaçınılmaz.

BM, tek taraflılığın “şovunun yapıldığı” değil, çok taraflılığın uygulandığı en önemli platform olmalıdır. Kuvvet politikası dünya çapında hâlâ mevcut olsa da uluslararası toplumun ana görüşü, uluslararası düzenin daha adil ve meşru yönde gelişmesinin sağlanmasıyla işbirliği ve ortak kazanç gerçekleştirilmesi. 73. BM Genel Kurulu’ndaki şiddetli tartışmaların da tüm ülkelerin ortak sesinin ve çağın eğiliminin bir yansıması olduğu söylenebilir.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum