Günün Analizi: CIIE’nin olumlu sinyalleri dünyaya yayılacak

20181111194012651_97822-2.jpg

İlk kez düzenlenen Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) dün, Shanghai’de sona erdi. Altı gün süren fuara 172 ülke, bölge ve uluslararası örgüt ile 3 bin 600’den fazla işletme ve yurtdışından 400 bini aşkın alıcı katıldı. Fuar sırasında 57 milyar 830 milyon dolar tutarında sözleşme imzalandı. Bu, dünyanın ekonomik ve ticari tarihinde nadir elde edilebilecek bir sonuç.

CIIE’nin organizasyonuna ilişkin planı ilk kez Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping geçen sene düzenlenen Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Zirvesi Forumu’nda açıklamıştı. Xi, fuarı “Çin’in yeni tur yüksek seviyeli dışa açılmayı hızlandırmak için verdiği önemli bir karar ve piyasasını dünyaya açmak için aldığı büyük bir önlem” olarak değerlendiriyor.

CIIE’de kaydedilen sonuçlar, Xi’nin “ekonomik küreselleşmenin geri dönüşü olmayan tarihi bir akım olduğu” ve “dışa açılma ile işbirliğinin, uluslararası ekonomik ve ticari dinamizmi güçlendiren önemli bir itici güç niteliği taşıdığı” yönündeki yargılarını da doğrulamış oldu. Fuar, şu üç açıdan dünyaya uzun vadeli faydalar sağlayacak:

İlk olarak, CIIE dışa açılmayı hızlandırarak, ticaretin serbestleşmesine ve dünya ekonomisinin büyümesine destek veriyor. Küreselleşme karşıtı seslerin yükseldiği ve ticari korumacılığın oluştuğu bir zeminde, Uluslararası Para Fonu (IMF), bu seneye ve gelecek seneye ait küresel ekonomik büyüme beklentisini yüzde 3,9’dan yüzde 3,7’ye düşürdü. Bu durumdan büyük kaygı duyan pek çok ülke, serbest ticareti gerçekleştirecek yeni fırsatları dört gözle bekliyor.

Tam böyle kritik bir zamanda, ana teması “Yeni çağda geleceği paylaşma” olarak belirlenen CIIE’nin düzenlenmesi, dünya ülkelerinin taleplerine uyarak, dışa açılma ve işbirliği için yeni bir platform kurdu.

Bu fuar, geniş çapı, yüksek seviyeli sergi imkanı ve verimli sonuçları bakımından birçok ülkeye yeni fırsatlar getirdi.

İkinci olarak ise, mutabakata yoğunlaşılan fuar, bütün dünyanın, ciddi ekonomik ve ticari sorunlar karşısında aynı hedefe beraber ilerlemesini sağlıyor. Dünyadaki diğer ithalat fuarlarıyla kıyaslandığında CIIE’nin en büyük farkı, sadece sergilerin düzenlenmesi değil, aynı zamanda önemli küresel ekonomik ve ticari sorunların da ele alınıyor olması.

Fuar sırasında düzenlenen Hongqiao Uluslararası Ekonomik ve Ticari Forumu’nda, 130’dan fazla ülke ve bölgeden gelen 2 bini aşkın temsilci “dışa açılma”, “inovasyon” ve “yatırım” gibi ticari gelişmelerle sıkı derecede ilişkili üç konuyu ele aldılar.

Yine aynı günlerde düzenlenen Uluslararası Finans Medyası ve Düşünce Kuruluşları Forumu ile Küresel Fikri Mülkiyet Haklarını Koruma ve İnovasyonu Geliştirme Konferansı’nda ise, katılımcılar, dünya ekonomisinin sürdürülebilir gelişmesi konusunda öneriler ileri sürdüler. Böylece fuar, uluslararası toplumun fikir birliğine varabileceği önemli bir platforma dönüştü.

Üçüncü olarak da, CIIE’de ortaya koyulan “ortaklaşa istişare, ortaklaşa inşa ve paylaşma” düşüncesi, fuarı “insanlığın kader ortaklığını oluşturma” fikrinin canlı bir pratiği haline getirdi.

Fuar süresince, gelişmiş ülkeler ileri teknoloji ürünleri sergilerken, gelişen ve az gelişen ülkeler de özgün tarımsal ürünler ile tekstil ve günlük eşyalarını tanıttı. Böylece hem gelişmiş, hem de gelişen ülkeler fuardan ticari fırsatlar ve iş piyasası imkanı yakalamış oldu. Fuarda, Xi’nin ileri sürdüğü “kapsayıcılık ile genel yararda ısrar etme ve dünya ülkelerinin ortaklaşa gelişimini hızlandırma” görüşü de canlı bir şekilde gösterilmiş oldu. Dünya Ticaret Örgütü Genel Sekreteri Roberto Azevêdo bu konuya ilişkin, “Bu hem gelişen, hem gelişmiş ülkelerin yarar gördüğü bir şenlik” değerlendirmesinde bulundu.

CIIE’nin her yıl düzenlenmesi planlanıyor. Şu anda 200’den fazla işletme, gelecek yılki fuara katılmak için anlaşma imzalamış durumda. Bu da, ekonominin küreselleşmesini hızlandırmak için Çin tarafından sunulan uluslararası bir kamu ürünü niteliğindeki CIIE’nin tüm dünyaca kabul gördüğü anlamına geliyor.

Çin, gelecekte dışa açılmayı daha da genişleterek, dünya ülkelerinin Çin’in kalkınmasından yararlanmasını sağlayarak ve Çin’in ithalat potansiyelini ortaya çıkartarak, piyasaya girişi sürekli şekilde genişletip, birinci sınıf iş ortamı yaratacak. Böylece, dışa açılmayı daha üst bir düzeye taşıyacak ve çok taraflı ve ikili işbirliğini derinlemesine geliştirecek.

Çin’in önümüzdeki 15 yıl içinde, 30 trilyon dolar tutarında ürün ve 10 trilyon dolar tutarında hizmet ithal etmesi bekleniyor. IMF Başkanı Christine Lagarde’nin fuara ilişkin değerlendirmesinde söylediği gibi, “Çin dünyaya, refaha ve geleceğe açılan köprüler inşa ediyor.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum