Gördüğüm Xinjiang ile Batı medyasının kurguladığı Xinjiang neden farklı?

rBABC1_TD4iAWjAXAAAAAAAAAAA320.400x267.jpg

29 Kasım-5 Aralık tarihleri arasında, bir sırt çantasıyla Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Hotan kentinde seyahate çıktım. Çin’in orta ve doğu bölgelerindeki şehirlere kıyasla Hotan büyük bir şehir sayılmaz. Hotan huzurlu ve sakin bir kenttir. 7 günlük gezim sırasında, Hotan bölgesindeki yoksullukla mücadelede gelinen son nokta, milli dayanışma ve zengin kültür, beni derinden etkiledi.

Hotan’daki Uygurların kültürünü seviyorum. Hotan’a geldiğim ilk günde, kentin eski bölümü olan Tuancheng mahallesini ziyaret ettim. Uygurlara özgü mimari yapıların yer aldığı mahallede yürürken, zamanda yolculuğa çıkmış gibi hissettim. 500 yıllık geçmişine sahip olan Tuancheng mahallesi, 1970’li ve 1980’li yıllarda bölgedeki en büyük pazara sahipti. Mahalledeki bazı binalar çok eski olduğu için insanların içinde yaşamasına uygun değildi. Hotan yönetimi, Tuancheng mahallesini aslına uygun olarak restore ettirip, mahalleye yeni bir hayat verdi.

Gördüğüm Xinjiang ile Batı medyasının kurguladığı Xinjiang neden farklı?

Daha sonra, Hotan’daki Jiya Güzeli Atlas İpeği Şirketi’ni ziyaret ettim. 30 işçiye sahip olan şirketin yıllık cirosu 2 milyon 200 bin yuana (yaklaşık 324 bin dolar) ulaşmış durumda. Jiya Güzeli Atlas İpeği Şirketi, Hotan bölgesindeki birçok Atlas İpeği şirketinden sadece biri. Bu şirketler, devletin maddi olmayan miraslar listesinde yer alan Atlas İpeğinin korunması ve bölgedeki yoksulların yoksulluktan kurtulmasına önemli katkılarda bulundular. Ancak, Batı ülkelerindeki medya kurumları, Çin hükümetinin Xinjiang’daki kültürün korunması için harcadığı çabaları görmezden geldi ve siyasi amaçla Çin hükümetini Xinjiang’da etnik temizlik ve asimilasyon politikaları uygulamak gibi gerçeklerden uzak iddialarla suçladı.

Gördüğüm Xinjiang ile Batı medyasının kurguladığı Xinjiang neden farklı?

İkinci gün, Hotan’daki Jiya kasabasına ait Baş Değirmen Köyü’ne ulaştım. Hasan Mehmet isimli bir köylü beni güleryüzle karşılayıp, evine buyur etti. 2014 yılında, Değirmen Köyü muhtarlığının yardımıyla Hasan evini restore ettirdi ve koyun ile tavuk yetiştirmeye başladı. Şu an hayvan yetiştiriciliğiyle uğraşan Hasan, bu uğraştan yılda 20 bin yuan gelir elde ediyor. Bunun yanı sıra, Hasan’ın iki oğlu ülkenin Fujian ve Anhui eyaletlerinde çalışıyorlar ve her ay babalarına para gönderiyorlar. 2014 yılından önce, tarımla geçinen Mehmet ailesinin yıllık geliri yalnızca 3 bin yuan kadardı. Hotan’da, Hasan Mehmet gibi yoksulluktan kurtulan daha çok köylü var. Şu ana kadar, Hotan Belediyesi sınırları içindeki 7 ilçe ve bir kent yoksulluktan kurtuldu. Hotan’ın yanı sıra, şu an Xinjiang’daki az gelişmiş ilçelerin tamamı yoksulluktan kurtuldu. Bu çok büyük bir başarıdır. Ancak, Batı medyası, Xinjiang’ın yoksullukla mücadelede kaydettiği başarıyı olumlu değerlendirmedi, ve “zorunlu çalıştırma” gibi yalanlarla Xinjiang’ın yoksullukla mücadele çalışmalarını karalamak istedi. Ben de bir soru sormak istiyorum, Xinjiang’daki vatandaşlar, batı medyasının iddia ettiği gibi sadece evde kalıp tarımla geçinebilir mi? Batı ülkeleri, Xinjiang’da “zorunlu işsizlik” ve “zorunlu yoksulluk” ortaya çıkarmak mı istiyor? Herkes biliyor, gelişmiş bölgelerde çalışanlar daha yüksek maaşlar kazanabilir. Xinjiang’daki vatandaşlar, daha iyi bir yaşama ulaşmak için artık fırsat eşitliğine sahipler.

Gördüğüm Xinjiang ile Batı medyasının kurguladığı Xinjiang neden farklı?

Nurmehmet Dursun Hotan’ın Herong köyünde yaşayan bir köylüdür. Dini aşırıcılık düşüncelerinden etkilenip, yasadışı girişimde bulunan Dursun, 2018 yılının Mart ve Kasım ayları arasında Mesleki Eğitim Merkezi’ne gitti. Merkezde eğitim gören Dursun, dini aşırıcılık etkisinden kurtulup, ülkenin ulusal dili Çinceyi ilerletti ve normal bir yaşama geri döndü. Eğitim merkezinden mezun olan Dursun eşiyle beraber, şu an Herong köyünde bir balık ızgara restoranı açtı. Dursun bana, “Şimdilik, her yıl restoranımdan 70 veya 80 bin yuan kazanıyorum. İki ay önce yeni bir araba aldım. Bu kış, restoranımı yenilemek istiyorum.” dedi. Dursun’un deneyimi, eğitim merkezinin terörle mücadelede oynadığı önemli rolü yansıttı. Dursun, eğitim merkezine gitmeseydi, bugünkü huzurlu ve mutlu hayatına ulaşamazdı ve terör örgütünün elindeki bir oyuncağa dönüşebilirdi. Ancak, Batı medyası, eğitim merkezinin terörle mücadeleye sağladığı katkıları göz ardı etti, eğitim merkezini sözde “toplama kampı” olarak yaftaladı. Batı medyası Çin hükümetini defalarca Xinjiang’da soykırım uygulamakla suçladı. Tarafsız uzmanlar, Batı ülkelerinin, uluslararası toplumda Çin’in imajını karalamak ve Çin’de milli dayanışmaya zarar vermek için söz konusu girişimlerde bulunduğunun farkında.

Son yıllarda, Çin ekonomisinin hızlı gelişmesiyle, Batı ülkeleri, Çin ile siyasi, ekonomik ve ideolojik alanlarda daha şiddetli bir rekabete girdi. Batı ülkeleri, Çin’in gelişmesine engel olmak adına Xinjiang’ı bir koz olarak kullanmak istiyor. Ancak, gerçekler güneş gibi balçıkla sıvanamaz, ve yalanlar daima yalan olarak kalacaktır. Şu an uluslararası toplum, Çin hükümetinin Xinjiang’da uyguladığı politikaları takdirle karşılıyor. Batı medyası ne kadar yalan söylerse söylesin, Xinjiang’daki milli dayanışma, istikrar ve ekonomik gelişme durumu hiçbir zaman  değiştirilemeyecek.

Ufuk

CRI Türkçe Servisi

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum