Dünya için bir kalkınma mucizesi örneği: Shenzhen

1EECFC0F-07A6-4FFF-B9FB-68F19C255EFC.jpeg

Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi’nin kuruluşunun üzerinden 40 yıl geçti. Dünyanın muazzam değişimlerden geçtiği ve büyük sınamaların ortaya çıktığı bu tarihi dönemde, bugün karşımızda duran pek çok alanda güçlü Çin imajının temel taşı, Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi’nin temelleriyle birlikte atıldı.

Bugün objektifler Shenzhen’ı odak aldı. Zira Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi’nin kuruluşunun 40. yılı nedeniyle bir tören düzenlendi ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, burada bir konuşma yaptı.

“Özel ekonomik bölgeler Çin’in reform ve dışa açılmasına ve modernizasyonuna büyük katkı yapmaktadır.”

“Özel ekonomik bölgelerin kurulması Çin Komünist Partisi (ÇKP) ve Çin devletinin reform ve dışa açılma ile sosyalist modernleşmeyi ilerletme yönünde attığı büyük bir inovatif adımdır.”

Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in de bu ifadeleriyle vurguladığı gibi özel ekonomik bölgeler, bilhassa bu bölgelerin ilk örneği Shenzhen, Çin’in dışa açılmasında bir katalizör görevi görüyor. Son 40 yılda özel ekonomik bölgelerde kazanılan başarılar, Çin’in dışa açılma ve reformu başlıca ekonomik büyüme motorlarından biri olarak seçmesinin doğru bir karar olduğunu gösteriyor.

Özel ekonomik bölgelerin hikayesi 40 yıl önce, Ağustos 1980’de başlıyor. 1979 yılında dönemin lideri Deng Xiaoping’in önderliğiyle dışa açılma ve reform hareketi başlatıldı, ilk adım ise Shenzhen, Zhuhai, Shantou ve Xiamen gibi kentlerde özel ekonomik bölgelerin kurulması oldu.

Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi’nin açılmasıyla birlikte Çin için bir dizi ilk de hayata geçti. 1987’de Çin’de ilk kez Shenzhen kentinde, kamu arazileri özel amaçlara hizmet için ihaleye sunuldu ve Çin’in ilk arazi yönetim bürosu burada göreve başladı. 2017’de Shenzhen hem Çin’de hem de dünyada bir başka ilke imza atarak toplu taşıma araçlarının tamamını elektrikli araçlarla değiştirdi.

Özel ekonomik bölge tanımı Çin’de birtakım farklılıklara da işaret ediyor. Özel ekonomik bölgeleri serbest üretim bölgelerinden bir noktada ayrılıyor. Kapitalist ülkelerin aksine Çin’deki bu bölgeler, yatırım çekip ihracat politikalarını Çin toplumunun iç reformuna destek verecek ekonomik araçlar olarak kullanıyor.

Bahsettiğimiz farklılık, Çin’in reformları ilerletmesinde kilit rol oynuyor. Her şeyden önemlisi reform ve dışa açılmayı sürekli ilerleten Çin, aslında halkının yaşam seviyesini iyileştirmeye odaklanıyor. Xi Jinping’in bugün vurguladığı hususlardan biri de bu oldu: Halk merkezli gelişme. Tüm bu çabaların odak noktası Çin halkı ve Çin liderleri bu odak sayesinde Çin milletinin kaderini değiştirdi. Bu değişimin filizleri de Shenzhen’da açtı.

Şimdi ise Shenzhen başta olmak üzere Çin’in özel ekonomik bölgeleri, yakaladıkları başarıyla diğer gelişmekte olan ülkelere, bilhassa Güney Asya ülkelerine de ilham veriyor. Mevzubahis ülkeler ekonomik planlarının büyük bir kısmını özel ekonomik bölge politikalarına ayırmaya başladı.

Xi Jinping’in bir başka vurgusu da şöyle:

“Shenzhen, reform ve dışa açılma politikasının yürütülmesi itibarıyla, ÇKP ve Çin halkı tarafından yaratılan yepyeni bir kent. Kentin 40 yılı aşkın bir sürede yakaladığı ivme, dünya kalkınma tarihinde bir mucizedir.”

Shenzhen son 40 yılda küçük bir balıkçı köyünden küresel teknoloji üssüne, altyapı tesisleri yetersiz bir tarım şehrinden modern bir metropole, 20 bin nüfuslu küçük bir yerleşim yerinden milyonlarca kişinin yaşadığı uluslararası modern bir kente dönüştü.

Başlarda dışa açılma ve kurumsal reformlarla beraber ucuz iş gücü ile emek-yoğun gelişmeye odaklanan Shenzhen, daha sonra sosyalist piyasa ekonomisini devreye sokarak yatırım odaklı bir politika belirledi, yabancı yatırımın ülkeye akmasını hızlandırdı. 2000’li yıllarda ise teknoloji firmaları için cazip politikalar uygulamaya başladı. Huawei ve Tencent gibi Çin’in dev teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan Shenzhen, Çin’in Silikon Vadisi konumuna geldi. Son birkaç yıldır da inovasyon teşvik ediliyor.

Tüm bu çabalar neticesinde1979’dan 2019’a kadar Shenzhen’ın GDP’si yıllık yüzde 21,6’lık bir büyüme oranıyla 2,69 trilyon yuana çıktı. Bu rakam Hong Kong ve Singapur’un ekonomik büyüklüğünden daha yüksek bir değere işaret ediyor.

YENİ MİSYONLAR, YENİ HEDEFLER

Tarihi bir dönüm noktasında olan Shenzhen, reform ve dışa açılmayı daha da derinleştirmeye hazırlanıyor.

Shenzhen, geçen yılın ağustos ayında yeni bir görev daha üstlendi. Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Shenzhen’ı, Çin’e özgü sosyalizmin inşasında pilot bölge ilan etti.

Bir başka ifadeyle Shenzhen, sosyalist gelişme konusunda öncü olmakla beraber diğer kentlere örnek teşkil edecek.

ÇKP Merkez Komitesi ve Devlet Konseyi, geçen hafta Çin’e özgü sosyalizmde pilot bölge olarak Shenzhen’ın gelecek beş yılda hayata geçireceği pilot reformlar planını yayımladı.

2020-2025 dönemini kapsayan plana göre, Shenzhen’a bazı kritik alanlarda reform özerkliği tanındı. Bu alanlar, piyasa odaklı ekonomik reform, iş ortamı ve hukuk sistemlerinin geliştirilmesi, yüksek düzeyli açık ekonomi inşası, ekolojik ortamın iyileştirilmesi, halkın yaşam seviyesini yükseltmek için gereken hizmetlerin sağlanması ve kurumsal bariyerlerin yıkılmasını kapsıyor.

Dışa açılmanın kaçınılmaz getirisi de uluslararasılık seviyesinin ve yabancı nüfusun artması. Söz konusu planda, yabancıları teşvik edici önlemler de yer alıyor. Buna göre, yabancı nitelikli elemanların Çin’de uzun süreli oturma izni elde etmesi ve bazı uzmanlık sınavlarına katılmasının da önü açılacak. Renminbi’nin uluslararasılaşması ve döviz yönetimi geliştirilecek.

Bahse konu ettiğimiz mevzuyu Xi Jinping de bugünkü törende gündeme getirdi:

“Yabancı ülkeleri Çin’in özel ekonomik bölgelerinin reformu, dışa açılması ve gelişmesine katılmaya davet ediyoruz.”

Xİ’NİN ODAĞI DEĞİŞMEDİ

Cumhurbaşkanı Xi’nin son günlerdeki ziyaret programları, açıklamaları hep Shenzhen ve Guangdong, bir başka deyişle dışa açılma ve reform odaklıydı.

Xi’nin Shenzhen ziyareti, Devlet Konseyi ve ÇKP Merkez Komitesi ortaklığıyla hazırlanan Shenzhen’ın yeni pilot reform planının yayımlanmasının hemen akabinde gerçekleşti. Sonrasında Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi’nin 40. yıldönümü konulu bir tören düzenlendi.

Törenin, 26 Ekim’de düzenlenecek ve Çin’in 2021 ila 2025 yıllarında izleyeceği yolun çizileceği ÇKP 19. Merkez Komitesi 5. Genel Kurul Toplantısı öncesinde gerçekleştirilmesi de zamanlama olarak Çin liderlerinin yola devam ederken hangi konulara odaklanacağına dair fikir verici nitelikte.

Bunlarla beraber Xi’nin konuşmasında yaptığı vurgulardan anlaşılıyor ki, dünya Covid-19 pandemisi ve ekonomik belirsizliklerle karşı karşıya iken, Çin Shenzhen başta olmak üzere Guangdong, Hong Kong ve Makao Körfez Bölgesi’nde dışa açılmayı daha da genişleterek kaliteli büyüme istikametinden şaşmayacak, bilhassa pandemi kontrol altına alındıktan sonra kazanılan ekonomik istikrarı devam ettirip dünyanın da istikrara kavuşmasını hızlandırmak için çaba harcayacak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum