“Çin’in yeni kalkınma modeli dünya ekonomisinin toparlanmasına güç katıyor”

20201003154457329_22859.jpg

Çin’de COVID-19 salgını karşısında elde edilen olumlu sonuçlar, sekiz günlük tatil esnasında halkın tüketim hevesinin de artmasını sağladı.

Tüketimde görülen hızlı toparlanma, Çin’de temeli iç sirkülasyon olan, iç ve uluslararası sirkülasyonun birbirini ilerlettiği yeni kalkınma modelinin oluşturulmasına da etkili bir destek sağlıyor.

Uluslararası finans krizinin patlak verdiği 2008 yılından bu yana dünya ekonomisi daima bir “yeniden düzenleme” dönemi içinde bulunuyor. Buna COVID-19 salgını ile tek taraflılığın ve korumacılığın küresel endüstri ve tedarik zincirlerine vurduğu darbeler de eklenince, dünya ekonomisinin toparlanması daha da zorlaştı. Bu karanlık döneme Çin ekonomisinin getirdiği aydınlık, özellikle de ağustos ayında Çin’deki ekonomik endekslerde görülen “artılar” dünya ekonomisine umut verdi.

Çin ekonomisi, aslında 2008 yılından bu yana esasını iç sirkülasyonun teşkil ettiği yeni kalkınma modeline geçmeye başlamıştı. Söz konusu yeni model, Çin ekonomisinin gelişme eğilimine uygun şekilde oluşturuldu. Dolayısıyla bu model, dış ortamdaki belirsizliklerin arttığı bir zeminde verilen pasif bir yanıt değil, bilakis Çin’in uzun vadeli olarak attığı proaktif bir adım niteliği taşıyor.

Söz konusu yeni kalkınma modelinde vurgulanan “iç sirkülasyonun esas olması”, dev iç talebin, yüksek nitelikli kalkınmanın güçlü lokomotifine dönüştürülmesi anlamına geliyor.

Tabii, yeni kalkınma modelinin kapalı bir şekilde iç sirkülasyona değil, dışa açık olarak, iç ve uluslararası sirkülasyonun birbirini ilerlettiği “ikili sirkülasyon” modeli olduğunun vurgulanması gerekiyor.

Bir yandan, Çin ekonomisinin küresel ekonomiyle ilişkisi sıkılaşırken, diğer yandan Çin’in iç piyasasının genişlemesi, küresel ekonominin hacmini artıracak, diğer ülkelere de fırsatlar sağlayacak. Ayrıca, Çin’deki endüstriyel sistemin verimli çalışması, küresel endüstriyel zincirin istikrarlı şekilde işleyişine de yardımcı olacak.

Çin’in kapıları kapanmak yerine dünyaya daha da açılacak. COVID-19 salgını ve küresel ekonominin gerilemesi gibi ciddi sınamalar karşısında Çin, reform ve dışa açılma alanında yeni tedbirler almayı sürdürecek.

Salgının kontrolü ve ekonomik toparlanma alanlarında dünyada başı çeken ülke olarak Çin, yeni kalkınma modelinin inşasını hızlandıracak, ulusal ekonominin büyümesini ilerletirken, dünya ekonomisinin toparlanmasına güç katmaya devam edecek.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum