Çin’in gelişme fırsatları, tüm dünyadan yatırımcı ve iş adamlarına açık

20180816210351420_53112.jpg

Çin, kısa süre önce temmuz ayına dair başlıca ekonomik verileri açıkladı. Buna göre, temmuzda dış ticaret geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,5 oranında artarak 2 trilyon 602 milyar 800 milyon yuana ulaştı. Dış ticaretteki artış hızı haziran ayına kıyasla 8,2 puan yükseldi. Temmuz ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 oranında artarak 1 trilyon 389 milyar 900 milyon yuana ulaşırken, ihracat artışı hazirana göre 3 puan arttı. Çin’in temmuz ayındaki ithalatı ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20,9 artarak 1 trilyon 212 milyar 900 milyon yuana çıktı. İthalat artışı hazirandaki artışın 14,9 puan üzerinde kaydedildi. Temmuz ayındaki ticaret fazlası ise 177 milyar yuan olarak kayıtlara geçti. Bu miktar ise haziran ayına göre 83 milyar 900 milyon yuan azaldı.

Çin’in dış ticaretinin büyümesinde görülen hızlanma ile ticaret fazlasında kaydedilen düşüş, ülkenin dışa açılma tedbirlerinin dünyaya daha fazla kazanç getirdiğini gösteriyor. Nitekim Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Dünya Ekonomik Forumu 2017 Yıllık Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Çin’in gelişmesinin dünya için bir fırsat olduğuna işaret ederek, Çinlilerin diğer ülkelerin gelişmesine kıskançlık beslemeyeceğini, farklı ülkelerin Çin’deki hızlı kalkınma fırsatlarından faydalanmalarını olumlu karşıladıklarını kaydetmişti.

Xi Jinping’in Bo’ao Asya Forumu 2018 Yıllık Toplantısı’nda yeni tur dışa açılma tedbirlerini açıklamasından sonra çeşitli alanları ilgilendiren bu tedbirler yoğun bir şekilde hayata geçirilmeye başlandı. Xi’nin dışa açılma taahhütleri etkin bir şekilde gerçeğe dönüştü.

Çin’den dünyaya iki müjde

Bu yılın ikinci yarısında Çin dünyaya iki müjde verdi. İlk olarak, yıl sonu itibarıyla Shanghai-Londra borsa bağlantısı yürürlüğe girecek ve sermaye piyasasının dışa açılması artırılacak.

İkinci olarak ise Çin, Shanghai’de yapılacak ilk Çin Uluslararası İthalat Fuarı ile küresel ticaret ortaklarına daha büyük pazar ve ticaret platformu sunacak ve piyasada yeni talepler doğacak.

Shanghai Borsası ve Londra Borsası hisse senedi piyasaları arasında kapsamlı bağlantı kurulması, dünyanın en büyük yeni yükselen piyasası ile en eski ve olgun piyasası arasındaki bağlantının sadece ilk adımı. Bu adımın atılmasıyla Çin’deki menkul kıymetler piyasasının uluslararasılaşması ve hukuki açıdan gelişmesi yükseleceği gibi, İngiliz şirketlerin Çin sermaye piyasasına açılmasına da büyük fırsat sağlanacak. Küresel yatırımcılar da bu bağlantı aracılığıyla uygun sermaye desteği alabilecek ve böylece üçüncü tarafların piyasalarındaki işbirliği fırsatları artacak.

Çin Başbakanı Li Keqiang da kısa süre önce İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ile yaptığı görüşmede, iki ülkenin yıl içerisinde Shanghai-Londra borsa bağlantısının açılmasından doğan fırsatları değerlendirerek, yeni işbirliği noktalarını genişletmesi, böylece çifte kazanca daha iyi ulaşması gerektiğini vurgulamıştı.

Hiç şüphesiz, iki borsanın kenetlenmesi, Çin sermaye piyasasının dışa açılmasındaki yeni bir başlangıç niteliğinde. Çin, bunun öncesinde de Shanghai Vadeli İşlemler Borsası’nda ilk kez yabancı yatırımcılara açık olarak vadeli ham petrol işlemlerini başlattı. Çin’in bazı A tipi hisse senetleri, MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi’ne de dâhil edildi. Bunun yanı sıra, Çin’deki menkul kıymetler ve fon şirketlerindeki yabancı sermaye payının ilk kez yüzde 51 olmasına izin verildi.

Aynı zamanda Çin’de yabancı yatırımcıların A tipi hisse senedi işlemlerine katılma ölçeği de genişletildi. Çin’in sermaye piyasasında uyguladığı bir dizi reform, daha çok yabancı yatırımın ülkeye gelmesinin de önünü açtı.

Çin Devlet Döviz İdaresi tarafından açıklanan verilere göre, yılın ilk yarısında menkul kıymetler piyasasına giren yabancı sermaye geçen yıla göre iki kat arttı. Öte yandan, Çin Menkul Kıymetler Denetleme Komisyonu da ocak-temmuz ayları arasında Çin’deki A tipi hisse senedi piyasasına 161,6 milyar yuanlık yabancı sermaye geldiğini bildirdi. Haziran ve temmuz aylarında yoğunlaşan küresel ticari anlaşmazlıklara rağmen, A tipi hisse senedi piyasasına toplam 49,8 milyar dolar yabancı sermaye girdi.

Sermaye piyasalarında güven altın değerindedir. Çin piyasasına gelen yabancı sermayenin artması, ülkenin ekonomik büyümesine duyulan güvenin bir göstergesi. Esasen, yabancı yatırımcıların, Çin’in dev finans piyasasından uzun süredir beklentileri bulunuyordu. Shanghai Borsası ile Londra Borsası’nın bu yıl içinde kenetlenmesinin sağlanması, yabancı yatırımcılar için de pastadan alacakları payın daha da büyüyeceği anlamına geliyor.

Uluslararası İthalat Fuarı’ndan beklenti büyük

Bunun yanı sıra, Çin’in küresel ticaret ortakları da, kasım ayında Shanghai’de düzenlenecek ilk Çin Uluslararası İthalat Fuarı’ndan daha fazla yarar sağlamayı umuyor. Dünyanın ilk ithalat temalı devlet düzeyindeki fuarının, ülkeler arasındaki ticari işbirliğinde önemli rol oynayacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bugüne kadar 130’dan fazla ülke ve bölgeden 2 bin 800’den fazla işletme, fuara katılmak için başvurdu. Fuara 150 bin alıcının katılması bekleniyor. Alınan diğer bir habere göre de 30’dan fazla yabancı işletme, önümüzdeki yıl düzenlenecek 2. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na katılmak için şimdiden başvuruda bulundu.

İleri görüşlü katılımcılar, halkın yaşam kalitesini artırma ve kaliteli ekonomik büyüme arayışının, küresel tüketim piyasasının yeni dinamosu ve çeşitli ülkelerden işletmeler için yeni bir kâr alanı hâline geldiğini fark etmiş durumda.

2017-2022 yılları arasında Çin’in 8 trilyon dolar tutarında mal ithal etmesi, 600 milyar dolar yabancı sermaye çekmesi, yurt dışına 750 milyar dolar yatırım yapması ve 700 milyon turisti yurt dışına göndermesi bekleniyor.

Küresel ticaret ve yatırımların korumacılık ve tek taraflılıktan dolayı engellendiği koşullarda Çin’den gelen bu müjde, farklı ülkelerden işletmeler için de şüphesiz cesaret verici bir haber.

Çin’deki ABD Ticaret Odası tarafından mayıs ayının sonunda yayımlanan “Çin’deki İşletmeler” başlıklı beyaz kitap, ankete katılan işletmelerin yüzde 60’ının, Çin’i yatırım açısından dünyadaki üç hedef ülkeden biri olarak gördüğünü, üyelerin üçte birinin de Çin’e yatırımlarını yüzde 10’dan fazla artırmayı düşündüğünü gösteriyor. Bunun yanı sıra, ankete katılanların yüzde 46’sının, hükümetin Çin piyasasını gelecek üç yıl içinde yabancı ülkelere daha fazla açacağına inandığı kaydedilen belgede, bu sayının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 daha yüksek olduğu da belirtildi.

Çin, sadece yaklaşık 1 milyar 400 milyon nüfusa sahip büyük bir pazar olmakla sınırlı kalmayıp, ticaretin serbestleştirilmesi ve yatırımların kolaylaştırılmasını kararlılıkla destekliyor ve bu yönde adımlar atıyor.

Farklı ülkelerden yatırımcılar ve iş adamlarının Çin’den daha büyük bir pazara ve daha fazla fırsata sahip başka bir ülke bulmaları mümkün değil. Hâlihazırda yapmaları gereken ise bu fırsatı kaçırmadan, Çin’in “kalkınma trenine” bir an önce binmek…

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum