Çin, reform ruhuyla yeni mucizeler yaratacak

1028699075.jpg

Reform ve dışa açılma siyasetinin uygulandığı 40 yıl içinde Çin, ekonomik büyüklük açısından dünyada 10 küsuruncu sıralardan 2’nci sıraya çıkarken, imalat ölçeği açısından ise dünya birinciliğine yükseldi. Bunun yanı sıra ülkede 700 milyon kişi yoksulluktan kurtuldu. Bu gelişmeleri birçok Batılı uzman, “Çin mucizeleri” olarak niteliyor.

Peki, karmaşık bir dış ortamla ve içeride de kalkınma modelindeki dönüşüm süreciyle karşı karşıya bulunan Çin, yeni “mucizeler” yaratabilecek mi?

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, kısa süre önce Guangdong eyaletinde incelemelerde bulunurken, bu soruya kesin bir cevap verdi: Çin’de reform ve dışa açılma durmayacak; Çin, mutlaka yeni ve daha büyük mucizelere imza atacak.

Shenzhen, Çin’de reformun pilot bölgesi olduğu gibi dışa açılma gemisinin de yola çıktığı nokta olarak kabul ediliyor. İngiliz “The Economist” dergisinde yer alan bir yazıda, “Dünya üzerindeki 4 binden fazla özel ekonomi bölgesi arasında bir numaralı başarı modeli Shenzhen mucizesinden başkası değildir” ifadesi kullanılmıştı.

Çin’de reform ve dışa açılma sürecinin bir minyatürü olarak Shenzhen, son 40 yıl içinde Hong Kong’a komşu küçük bir balıkçı kasabasından Çin’in en gelişmiş kentlerinden birine, hatta uluslararası bir metropole dönüştü. Shenzhen, zincirlerini kırarak coğrafi avantajlarından yararlandı ve inovasyon ruhuyla gösterdiği çetin mücadelelerle gayrisafi bölge hasılasını 1979 yılındaki 197 milyon yuan seviyesinden 2017 yılında 2,24 trilyon yuana yükseltti. Bu dönemde kent ekonomisinin yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 23’e ulaşırken, kent nüfusu ise 330 binden 20 milyona yaklaştı. Shenzhen, Huawei, Merchant ve Tencent gibi Çinli dev firmaların doğduğu yer olmasının yanı sıra, dünyanın en büyük 500 şirketinden 200’den fazlasının bulunduğu bir nokta hâline geldi.

Kent, Forbes tarafından açıklanan inovasyon sıralamasında da Çin’in ana kesimindeki kentler arasında yıllardır birinci sırada yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin Komünist Partisi 18. Ulusal Kongresi’nden sonra yurt içindeki ilk gezisini Aralık 2012’de Shenzhen’e yaptı. Xi, burada tüm vatandaşlara bir kez daha reform ve dışa açılmanın sürdürülmesi çağrısında bulundu.

Xi Jinping, Guangdong ziyaretinin en önemli duraklarından olan Shenzhen’de eyaletteki dışa açılma sürecinin tanıklarıyla görüştü. Xi, burada dışa açılmadaki gerçek amacın unutulmaması gerektiğini hatırlattı. Dışa açılma uygulamalarındaki başarılı deneyimleri özetleyen Cumhurbaşkanı Xi, dışa açılmanın kalitesinin ve düzeyinin daha da yükseltilmesi gerekliliğine vurgu yaptı. Xi, son olarak Guangdong eyaletinin reform ruhunu sürdürmesini, kendi üstün yönlerine dayanarak dışa açılmayı daha güzel şekilde uygulamasını arzuladığına işaret etti.

“Denemeye, ilk olmaya cesaret” ilkesi, Çin’de dışa açılma politikasının uygulandığı 40 yılda toplumun manevi gücü oldu. Günümüzde küresel ekonominin yavaş büyüme eğilimi sürerken ve küreselleşme karşıtı eğilimler baş gösterirken, Çin ekonomisinin istikrarlı şekilde büyümesi ve Çin’deki reformlar uluslararası toplumun ilgi odağı durumunda.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu’ndan edinilen bilgilere göre, yılın üçüncü çeyreğinde Çin ekonomisi yüzde 6,5 oranında büyüdü. Kalkınma sürecinde karşı karşıya bulunulan engellerin çoğalmasına rağmen, Çin’in sınamaların üstesinden gelme yönündeki kararlılığı, büyümenin istikrarını, direncini ve canlılığını gösterdi.

Shenzhen örneğini ele alırsak, kentin yılın ilk yarısındaki büyüme hızı, Çin ekonomisinin gerilediğine dair iddialara cevap niteliğindeydi. Resmî verilere göre, yılın ilk 8 ayında Shenzhen’de yeni kurulan yabancı işletmelerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 186,25 artarak 9 bin 724’e ulaştı.

Batılı bazı medya organlarında yer alan “yatırımların ülkeden çekilmesi” gibi bir durum görülmemesi bir yana, Shenzhen teknolojik inovasyon, endüstriyel zincir, insan kaynağı ve iş ortamı gibi avantajları, yeni açılan Hongkong-Zhuhai-Makao Köprüsü ile dış yatırımlar için ilk seçenek olma konumunu korudu.

Shenzhen, imza attığı yeni kalkınma mucizesi ile Çin’in yüksek kalitede kalkınma yolunun bir minyatürü sayılabilir.

BM’nin yayımladığı rapora göre, Çin yılın ilk yarısında en fazla doğrudan dış yatırım çeken ülke olurken, yatırım ölçeği geçen yıla göre yüzde 6 arttı.

Çin Ticaret Bakanlığı’ndan alınan veriler, ilk üç çeyrekte Çin’de fiilen kullanılan yabancı sermaye miktarının yüzde 6,4 arttığını ortaya koydu. Bu, 2015’ten bu yana kaydedilen en yüksek oran oldu.

Çinliler, “Bahar gelince suyun ısındığını en iyi nehirdeki ördekler bilir” derler; yani bir değişikliği, bir durumun seyrini en iyi o ortamın içindekiler, konunun uzmanları anlarlar. Guangdong, reform ve dışa açılmanın öncüsü olduğu gibi dış dünya tarafından Çin’i gözlemlemek için bir “rüzgâr gülü” olarak da görülür. Xi Jinping, eyalete yaptığı inceleme gezisi esnasında, Guangdong’un yeni durumda reform ve dışa açılma politikasını, çağımızı, sistemi ve kapsamlı problemleri kavrayarak izlemesi, bu politikayı daha yüksek hedeflere taşması gerektiğini söyledi.

Uzmanlar, Xi Jinping’in Guangdong’da verdiği mesajların, Çin’de reform ve dışa açılmanın yeni döneminde yeni standartların onaylandığını gösterdiğini, bunun “Çin Mucizesi”nin yeni versiyonunu oluşturacağını belirtti.

Söz konusu standartlara göre, reformların etkinliği halkın mutluluğuyla ölçülmeli, ekonomik ve toplumsal gelişme yüksek kaliteli standartlarla güçlendirilmeli, işletmelerin inovasyon güçleri ve piyasayla uyumları ilerletilmeli, kapsamlı dışa açılmanın standartları ve seviyesi yükseltilmeli, hükümet reel ekonominin gelişmesine daha çok önem vermeli, kentsel ve kırsal alanlarda çevreyle uyumlu şekilde kalkınma sağlanmalı.

Çincede “Yaş kırk olduğunda, kafa karışıklığı kalmaz” anlamında bir ifade vardır. Reform ve dışa açılma siyaseti, kırk yılda sayısız zorluğu aştı. Kalkınma yolu git gide daha da aydınlık hâle geldi. Çin, geçtiğimiz yıllarda küresel ekonomik büyümeye yüzde 30’luk, küresel yoksulluğun azaltılmasına ise yüzde 70’lik katkıda bulundu.

Çin, küresel ekonomik büyümenin istikrar unsuru ve küresel yönetişim sisteminin önemli bir gücü. Reform ve dışa açılma politikasını sürdürüp genişleterek reform ruhunu taşıyan bir Çin, sürekli yeni kalkınma mucizeleri yaratacaktır. Daha müreffeh ve açık bir Çin, sadece Çin halkına daha fazla fayda getirmeyecek, aynı zamanda tüm dünyaya daha fazla katkı sağlayacaktır.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum