Çin piyasası, dünya için kaçmaması gereken bir fırsa

20180728164108011_83774.jpg

Shanghai’de düzenlenecek Birinci Çin Uluslararası İthalat Fuarı, üç ay sonra kapılarını ziyaretçilere açacak. Şu an itibarıyla 130’dan fazla ülke ve bölgeden 2 bin 800’ün üzerinde şirket fuara katılmak için kayıt yaptırdı. Fuara ayrıca dünyanın dört bir köşesinden 150 binden fazla alıcının katılacağı tahmin ediliyor. Herkesin gözü, dünyanın tek ithalat temalı fuarına çevrilmiş durumda. Ayrıca, daha şimdiden 30’den fazla yabancı şirket, 2019 yılında düzenlenecek ikinci Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na katılmak için başvuru yaptı.

Korumacılık eğilimlerine karşı yeni fırsat arayışı

Birinci Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda en çok başvuru alan sektörler arasında konfeksiyon, takı ve aksesuar, günlük tüketim ürünleri, gıda ve tarımsal ürünler yer aldı. En büyük sergi alanı için başvurular ise genel olarak yapay zekâ, ileri teknoloji donanımları ve otomotiv alanlarında faaliyet gösteren şirketlerden geldi. Piyasa eğilimleri konusunda hassas olan yabancı şirketlerin, Çin halkının kaliteli yaşam ve kaliteli ekonomik gelişme arayışının, küresel tüketim piyasası için yeni dinamizm kaynağı olduğunu gördükleri söylenebilir.

Çin hükümetinin ev sahipliği yapacağı fuara gösterilen yoğun ilgi, beklenmedik bir gelişme değil. Ticarette korumacılığın küresel ekonomiyi olumsuz etkilediği dönemde, her şirket ve iş adamı, yapay bariyerleri ortadan kaldırmak, böylece yeni kazançlar elde etmek istiyor. Bu konuda yaklaşık 1,4 milyarlık nüfusuyla Çin, küresel üreticiler için dev bir tüketim ve yatırım piyasası konumunda. Hükümet, ticaretin serbestleşmesi ve yatırımların kolaylaşması yönündeki kararlılığını somut eylemlere dönüştürmeye ve dışa açılmayı sürekli genişletmeye çalışıyor. Küresel ölçekte, Çin’den daha iyi bir fırsatlar ülkesi bulunmadığını söylemek yanlış olmaz.

Küresel yatırımcıların gözdesi

Çin, bugün 400 milyon kişiyle dünyanın en büyük orta gelirli nüfusuna sahip. Son yıllarda, Avustralya’dan gelen sığır eti, Şili’den gelen vişne ve Almanya’dan gelen süt gibi birçok ithal tarımsal ürün, Çinli tüketicilerin sofrasındaki yerini aldı. Çin, artık dünyanın en büyük tarım ürünleri ithalatçısı oldu.

Çin’in tarım ürünleri ithalatı, küresel tarım ürünleri ticaretinin yüzde 10’unu oluşturuyor. Çin, her yıl tarım ürünleri ticaretinde 40-50 milyar dolar civarında açık veriyor.

Bunun dışında, Çin dünyadaki en büyük otomobil piyasasına sahip. 2017 yılında ülkede üretilen otomobil sayısı önceki yıla göre yüzde 3,19 oranında yükselerek 29 milyon 15 bine çıktı. Otomobil satışları ise önceki yıla kıyasla yüzde 3,04 artarak 28 milyon 878 bin adete ulaştı. Çin, bu iki alanda da art arda dokuz yıldır dünya birinciliğini elinde tutuyor.

Financial Times’ın haberine göre, çok uluslu otomobil şirketlerinin birçoğu, kârlarının neredeyse yarısını Çin’den sağlıyor.

1 Temmuz’da Çin, ithal edilen otomobil ve bazı günlük tüketim ürünlerine yönelik gümrük vergisini düşürdü. Bu önlem, halkın yükselen tüketim ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, ilgili yabancı işletmelerin Çin’deki pazarlarını genişletmeleri için kolaylık getirdi.

Satın alım gücüne ilaveten, iyi ekonomik temeli, nispeten sağlam sanayi zinciri, sürekli düzeltilen yatırım ortamı ve inovasyonu teşvik edici kalkınma stratejisiyle Çin, küresel yatırımcıların gözdesi hâline geldi.

2018 yılının ilk yarısında Çin ekonomisi yüzde 6,8 büyüdü. Büyüme hızı art arda 12 çeyrek yüzde 6,7-6,9 arasında değişti. Ekonomik İşbirliği Örgütü ve Asya Kalkınma Bankası, Çin’in bu yılki ekonomik büyümesine dair öngörülerini sırasıyla 0,1 ve 0,2 puan yükseltti.

ABD’li şirketler yatırımlarını artırmak istiyor

Birleşmiş Milletler’in (BM) ekonomik verileri sınıflandırmak için kullandığı Uluslararası Standart Sanayi Sınıflaması’nda (ISIC) kayıtlı tüm kategorilerde yer alan Çin, piyasasını sürekli olarak yabancı sermayenin girişine açıyor.

Çin, haziran ayı sonunda yabancı yatırımlara yönelik revize edilmiş negatif listeyi yayımladı. Yeni önlemlere göre finans, altyapı, ulaşım ve taşımacılık, kültür, otomotiv, gemi, uçak, tarım, enerji ve doğal kaynaklar gibi birçok alanda dışa açılma politikaları uygulanırken, kısıtlama tedbirleri 4’te 1 oranında azaltıldı.

Hiç şüphesiz, yeni önlemler yabancı yatırımcıların ilgisini daha da artıracaktır. Çin’deki Amerikan Ticaret Odası (AmCham China) tarafından sunulan rapora göre, ABD’li şirketlerin yüzde 74’ü, bu yıl Çin’deki yatırımlarını genişletmeyi istiyor. Bu, son yıllarda kaydedilen en yüksek oran.

Geleneksel sektörlere ek olarak, tüm dünya yeni teknoloji ve endüstri devrimi ile yüz yüze bulunuyorken, Çin inovasyon firmalarının sayısı açısından dünya ikinciliğine yükseldi. Çin, ayrıca ilk kez Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün küresel inovasyon endeksinde ilk 20’ye girdi.

Çin’in, temiz enerji, elektrikli araç ve yapay zekâ gibi alanlarda gösterdiği çabalara bakarak, yabancı sermayenin ve yabancı işletmelerin gelecekte Çin’de daha büyük gelişme alanları bulacaklarını söylemek yanlış olmaz.

Çin, 5 yılda 8 trilyon dolarlık ithalat yapacak

2018, Çin’de reform ve dışa açılma siyasetinin 40. yılı. Geçtiğimiz nisan ayında düzenlenen Bo’ao Asya Forumu’nda dışa açılmayla ilgili yeni tedbirlerin açıklanmasından sonra, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Güney Afrika’da düzenlenen BRICS İş Forumu’nda yaptığı konuşmada da Çin’in dışa açılmayı daha da genişleteceğini, daha cazip bir yatırım ortamı oluşturacağını söyledi.

Konuşmasında, Çin’in fikri mülkiyet haklarını korumaya devam edeceğini ve ithalatı aktif şekilde genişleteceğini vurgulayan Xi Jinping, Kuşak ve Yol’un inşasını ilerletmeyi sürdüren Çin’in, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmesinin sağlanması, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin yerine getirilmesi için yeni işbirliği alanları yaratacağını yineledi.

Cumhurbaşkanı Xi’nin geçen yıl Davos’ta yapılan Dünya Ekonomi Forumu’nda açıkladığı plan uyarınca, 2017-2021 yılları arasında Çin, 8 trilyon ABD Doları tutarında mal ithal edecek, 600 milyar ABD Doları tutarında yatırım çekecek, yurt dışına 750 milyar ABD Doları yatırım yapacak ve yurt dışına 700 milyon turist gönderecek.

İlk Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın, yabancı yatırımcıların doğrudan Çin piyasasına girmeleri için yeni bir platform sağlayacağı düşünülürse, Çin’in yabancı yatırımcılar için daha da bereketli ve vazgeçilmesi güç bir piyasa olacağını söylemek mümkün.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum