Çin, Pasifik’teki ada devletlerini küresel siyasetin radarına soktu

çin-1.jpg

Papua Yeni Gine’ye resmî ziyaretini sürdüren Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, dün başkent Port Moresby’de Pasifik’teki ada devletlerinin liderleriyle toplu bir görüşme yaptı.

Xi Jinping, görüşmede Çin’in bu ülkelerle ilişkilerinde “karşılıklı güvenin pekiştirilmesi, ortak refahın artırılması, dostluğun güçlendirilmesi ve adaletin korunması” olmak üzere dört noktaya odaklanılması önerisinde bulundu.

Böylece, Çin ile söz konusu ülkeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde yeni bir sayfa açılmasına tanıklık edildi.

Xi Jinping’in ziyaretini yakından takip eden Batılı meyda kuruluşlarının odak noktası ise Çin’in Güney Pasifik bölgesindeki etkisini günden güne artırması oldu.

ABD’li The Associated Press’in (AP) haberinde, Port Moresby kentinin her noktasında Çin’in izlerini görmenin mümkün olduğuna, Çin’in yardımlarıyla inşa edilen karayollarına, konferans merkezlerine ve otobüs terminallerinin varlığına dikkat çekildi.

Xi Jinping’in kaleme aldığı makale, Papua Yeni Gine ziyaretinin bir gün öncesinde ülkedeki gazetelerin tamamında yer buldu. Xi makalesinde, “Çin ve Pasifik ada devletleri arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açma” önerisinde bulundu.

AP’nin haberinde, Çin’in söylem ve eylemlerinin Güney Pasifik ada devletlerine güvenilir mesajlar verdiği, böylece bu devletlere yeni seçenekler sunduğu da belirtildi.

Esasen, objektif şekilde bakıldığında Güney Pasifik’teki ada devletlerinin birçoğu, Batı sömürgeciliğinden bağımsızlığını yakın zaman önce kazandı. Sanayileşmenin hâlâ başlangıç aşamasında, kalkınma zemininin de zayıf olduğu bu ülkeler, geçmişte kolonileri oldukları devletlerden hâlâ siyasi bağımlılık şartıyla ekonomik yardım alabiliyorlar.

Çin ise büyük küçük demeden, söz konusu ada devletlerine eşit şekilde yaklaşıyor, bu ülkelerin kendi arzularıyla seçtikleri kalkınma yollarına saygı gösteriyor. Çin, üstelik bu yardımlar için herhangi bir siyasi ön koşul da koymuyor. Diğer bir deyişle Çin, bu ülkelerin kara gün dostu oluyor.

Örnek vermek gerekirse, Çin ve Papua Yeni Gine, birlikte Kuşak ve Yol Tarım Geliştirme Parkı’nı kurdu. Tahıl ve su ürünleri yetiştiriciliği eğitimini hedefleyen projeler, yerel halkın kendi gücüne dayanarak gelişme kapasitesini yükseltti. Bu girişimlere AP’nin haberinde de bahsi geçen karayolları, konferans merkezlerini, ayrıca haberde anılmayan, Çin yardımıyla inşa edilen okul ve hastane gibi yüzden fazla projeyi de eklemek lazım.

Vanuatu Daily Post’ta yer alan bir köşe yazısında da Çin’in genel olarak ada devletlerinin en çok ihtiyaç duyduğu yardımları sağladığına işaret edildi.

Nitekim, geçtiğimiz günlerde Çinli gazeteciler Papua Yeni Gine’nin başkenti Port Moresby’de gittikleri her yerde yerel halkın tebessümüyle karşılandı. Gerek basın merkezi, gerek yemekhaneler, gerek alışveriş merkezlerinde Çinli gazeteciler en çok şu ifadeyi duydu: “Çin, bizim gerçek dostumuz.”

Çin’in Pasifik ada devletlerine sağladığı yardımlar, bazı Batılı ülkeleri ise rahatsız etmiş görünüyor. Bunun ana nedeni ise bu ülkelerin, Güney Pasifik bölgesindeki nüfuzlarını kaybetmekten korkuyor olmaları. Bu ülkelerden bazı medya kuruluşları, akademisyenler ve hükümet yetkilileri de defalarca Çin’e suçlamalar yöneltti. Ancak bu ithamlar, Güney Pasifik’teki ada devletlerinde tepkiye yol açtı.

Samoa Başbakanı Tuilaepa Sailele Malielegaoi, bu suçlamalara sert tepki göstererek, bu ithamların Pasifik’teki ada devletlerinin liderlerine hakaret anlamına geldiğini vurguladı.

Tonga Adalet Bakanı Sione Faotusia da basına verdiği demeçte, Çin’in gelişmemiş ve yardıma muhtaç Pasifik ada devletlerine sağladığı yardımlara dil uzatmanın çirkin bir eylem olduğunu kaydetti.

Tabii bazı Batılı ülkeler de Pasifik’teki ada devletlerine yardım konusunda “Çin’i şeytanlaştırma” taktiğinin beklediklerinin tam tersi bir etki yarattığını görünce bu kez Çin’i taklit etmeye başlayarak, bu ülkelere yardımlarını artırmak suretiyle Çin’in bölgedeki etkisini azaltmaya çalıştılar.

Avustralya merkezli düşünce kuruluşu Lowy Uluslararası Politika Araştırma Enstitüsü’nün ağustos ayında yayımladığı bir raporda, Avustralya hükümetinin, 2013 yılından bu yana dış yardımlarını toplam 11 milyar ABD Doları tutarında azaltarak, bu miktarı asgari seviyede tutmaya çalıştığına işaret edildi. Ancak başbakanlığa yeni seçilen Scott Morrison, geçen hafta yaptığı açıklamada, Güney Pasifik bölgesinde altyapı inşasına 200 milyon dolar tutarında düşük faizli kredi ve yardım sağlayacaklarını açıkladı.

Papua Yeni Gine’de yayımlanan Post Courier gazetesinde yer alan haberde de ABD’nin Asya-Pasifik bölgesine 60 milyar dolar tutarında yardım sağlayacağını ilan etmesinin beklendiği yazıldı.

Çin, Batılı ülkelerin yeni yardımlarına dair çıkan haberlerden rahatsızlık duymuyor. Bilakis, Batılı ülkelerin bu yardımları hayata geçerse, Güney Pasifik bölgesinin kalkınmasına dinamizm katılacağını düşünüyor. Ancak, Batılı siyasetçilerin düşünemedikleri şey, bu sayının da aslında Çin’in hanesine yazılıyor olması.

Papua Yeni Gine Meclisi’ndeki bir görevli, basına verdiği demeçte, ülkesinin küçük bir devlet olduğunu, eskiden küresel siyasetin radarında bulunmadığını hatırlatarak, bu durumu değiştirenin Çin’in yardımları ve Çin ile ilişkiler olduğunu belirtti.

Batılıların yardımlarıyla kıyaslandığında Çin’in bu ülkelere sağladığı yardımlar, ikili ilişkilerin her boyutunda çoktan derinlere ulaşmış durumda. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping de Pasifik’teki ada devletlerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, Çin’in piyasasını bu ülkelere aktif şekilde açacağı ve bu ülkelerdeki yatırımlarını yoğunlaştıracağı sözünü verdi. Xi, ada devletlerinden yaptıkları ithalatı da artıracaklarını, böylece bu ülkelerin Çin’in hızla gelişmesinden doğan fırsatlardan faydalanmasını sağlayacaklarını belirtti.

Xi Jinping, ada devletlerinin “Pasifik’in sesini” ortaya koymalarına ve “Mavi Pasifik” inisiyatifine destek sağlayacaklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Xi, ayrıca bu ülkelerle küresel meselelerde koordinasyonu güçlendirmenin yanı sıra, küresel adaleti birlikte korumaya çalışacaklarını söyledi.

Toplu görüşmeye katılan Pasifik ada devletlerinin liderleri de Çin’in kalkınma, refaha ulaşma ve küresel sınamaları aşma konusunda kendilerinin önemli bir ortağı olduğuna dikkat çekti. Ada devletlerinin Kuşak ve Yol’un inşasına da aktif şekilde katılacaklarına işaret eden liderler, Çin ve ada devletleri arasındaki çok yönlü işbirliğinin artık yeni bir döneme girdiğini ifade etti.

(Kaynak: CRI Haber Merkezi; Yazar: Lu Xiaohong)

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum