Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Çin Kuzeydoğu Asya ekonomik bölgesine güç katıyor

in-halk-696x356.jpg

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bugün Doğu Ekonomik Forumu’nda konuşma yaparak, Kuzeydoğu Asya ülkelerinin karşılıklı güveni artırması, işbirliğini derinleştirmesi, birbirlerinin tecrübelerinden faydalanması ve ders çıkarması, uzun vadeli bakış açısıyla hareket edilmesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping bugün “Uzakdoğu’nun kalkınma fırsatlarını birlikte değerlendirerek Kuzeydoğu Asya’da güzel bir geleceğe yürüyelim” başlıklı bir konuşma yaptı.

Bölgesel barış, istikrar ve refah için Xi’nin önerdiği 4 maddelik önerinin, Kuzeydoğu Asya’da bir ekonomi çevresi oluşturulması ve bölgede çoğulculuk ve sürdürülebilir kalkınma amaçlayan bir yol haritası hazırlanmasına güç kattığı söylenebilir.

Kuzeydoğu Asya bölgesinde Çin, Rusya, Moğolistan, Kore Cumhuriyeti, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ve Japonya olmak üzere 6 ülke yer alıyor. Bölgenin toplam nüfusu dünya nüfusunun yüzde 23’ünü, ekonomik hacmiyse dünyanın yüzde 19’unu oluşturuyor.

2015 yılında kurulan Doğu Ekonomik Forumu bölgesel işbirliği için yeni bir platform sağlıyor. Kuzeydoğu Asya dünyanın en büyük potansiyele sahip ve en hızlı büyüyen bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Ne var ki tek taraflılık ve ticari korumacılığın etkili olması Kuzeydoğu Asya’da işbirliğinin önüne engeller çıkardı. Bu şartlar altında, bölgede sağlam bir mutabakat zemini kurulması, dışa açık bir ekonomik topluluğun oluşturulması ve halkın yaşam seviyesinin yükseltilmesi bölge ülkelerinin ortak arzusu haline geldi.

Cumhurbaşkanı Xi konuşmasında, Kuzeydoğu Asya ekonomik çevresini oluşturma hedefini ortaya koydu. Bölgede böyle bir ekonomik çevre yaratmanın sağlam temelleri var. Her şeyden önce bölge zengin doğal kaynaklara sahiptir, Rusya’nın uzakdoğu bölgesi ‘dünyada kazılmamış tek hazine’ olarak bilinir. Buna ek olarak, Kuzeydoğu Asya’nın dünya çapında bir bilimsel araştırma yeteneği vardır ve Çin, Rusya, Japonya ve Güney Kore, bilim ve teknoloji alanında başlıca ülkeler konumundadır. Aynı zamanda bölgesel fonlar yeterli seviyededir, özellikle Çin’in dış yatırımı küresel doğrudan dış yatırımın büyümesini teşvik eden bir motor haline gelmiştir. Son yıllarda sürekli olarak iyileştirilen bölgesel güvenlik durumu, bölgesel işbirliği için de iyi bir garanti sağlamıştır. Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in söylediği gibi, “Uyumlu, karşılıklı güveni esas alan, dayanışma ve istikrar içindeki bir Kuzeydoğu Asya bölgesi, tüm ülkelerin ortak yararına ve uluslararası toplumun beklentilerine uygundur. Bölge ülkeleri çeşitli alanlarda derinlemesine işbirliği yapma konusunda tam donanımlı ve yeteneklidir.”

Peki, yeni durumda taraflar işbirliğini nasıl derinleştirebilir?

Cumhurbaşkanı Xi, kalkınma stratejilerini kenetleme, sınır ötesi altyapı bağlantılarını geliştirme, ticaret ve yatırımı kolaylaştırma, küçük ölçekli ve bölgesel çok taraflı işbirliğini teşvik etme önerilerinde bulundu.

Bu öneriler son derece öğretici ve pratik. Kuzeydoğu Asya’daki 6 ülke, dağlar ve nehirlerle birbirine bağlıdır, üstelik bu ülkelerin ekonomik kalkınma düzeyleri çok farklı değil. Bu, bölgesel işbirliğinde çok taraflı işbirliğinin gerçekleştirilmesi açısından benzersiz bir avantaj sunuyor. Küçük ölçekli bölgesel işbirliği mekanizmaları açısından, Kuzeydoğu Asya’da bir dizi ikili ya da çok taraflı işbirliği çerçevesi mevcuttur. Çin-Rusya-Moğolistan ekonomi koridorunun inşası ilk aşamada başarı sağladı ve Çin-Japonya-Güney Kore Serbest Ticaret Bölgesi müzakereleri hızlandı. Bu gelişmeler bölgesel sürdürülebilir kalkınmayı destekledi ve işbirliğini daha da derinleştirmek için dersler çıkarılmasını sağladı.

Daha da önemlisi, Kuşak ve Yol girişimi Kuzeydoğu Asya’da giderek popülerlik kazanıyor. Bölgedeki ülkeler bu girişimi destekleme ve aktif olarak katılma konusundaki isteklerini ifade etti. Xi Jinping, Çin ve Rusya’nın Kuşak ve Yol ile Avrasya Ekonomik Birliği’nin kenetlenmesini aktif olarak sürdürdüğüne dikkat çekti ve şimdiden önemli kazanımlar elde edildi. Çin bu doğrultuda ilgili tüm taraflarla kalkınma stratejilerini bağlantılı hale getirmek istiyor. Çin, projelerin finansmanına garanti sağlanması için Asya Altyapı Yatırım Bankası ve İpek Yolu Fonu’nu destekliyor. Bu kuşkusuz Kuzeydoğu Asya’da bir ekonomik çevre oluşturulmasına büyük katkı sağlayacak.

Mevcut durumda Kuzeydoğu Asya’da durum istikrarlı gelişme eğilimindedir. Özellikle Çin-Rusya ilişkilerinin yeni bir döneme girmesi, Kuzeydoğu Asya’da bölgesel işbirliğini desteklemektedir. Uzun vadede, açık uçlu bir Kuzeydoğu Asya ekonomik çevresi, sadece yerel halka fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda çok taraflılığı korumak ve uluslararası düzenin gelişimini daha adil ve rasyonel bir yönde ilerletmek için önemli bir güç haline gelecektir.

Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu