Çin, küresel ticaretin “istikrar sağlayıcısı” oluyor

20190412201834677_35395.jpg

Çin Gümrükler Genel Müdürlüğü, yılın ilk çeyreğine ait dış ticaret verilerini açıkladı. Verilere göre, dış ticaret hacmi 7 trilyon 10 milyar yuanı bularak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 arttı. Bunlardan ihracat hacmi 3 trilyon 770 milyar yuan olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 yükseldi, ithalat hacmi de 3 trilyon 24 milyar yuana ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3’lük bir artış kaydetti.

Ticarette gerilimin tırmandığı, küresel ticaretin artışında yavaşlamanın görüldüğü bugünlerde Çin’in dış ticaretinde kaydedilen artış hiç de kolay yakalanmadı. Bu artış ayrıca, Çin ekonomisindeki direnç gücünü ve Çin piyasasının sahip olduğu dev potansiyeli ortaya koydu.

Detaylara bakıldığında, yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen dış ticarette “istikrarlılık ve niteliklilik” göze çarpıyor. Bu özellik de esas olarak 3 konuda kendisini gösteriyor:

1. Ticaret ortaklıklarının çeşitliliğe yönelmesi. Mesela Çin-ABD ticaret hacminde yılın ilk çeyreğinde yüzde 11’lik bir düşüş yaşanmasına rağmen, Çin ile AB, ASEAN ve Japonya gibi belli başlı ticaret ortaklıklarına yönelik dış hacminde ise sırasıyla yüzde 11,5, yüzde 8,1 ve yüzde 3,2 artış görüldü. Özellikle Kuşak ve Yol güzergahındaki ülkelere yönelik dış ticaret de yüzde 7,8 arttı ve bu ülkelere yapılan dış ticaret hacminin Çin’in dış ticaretindeki payı da yüzde 28,6’a çıktı. Bununla beraber, Çin ile Latin Amerika ve Afrika arasındaki dış ticaret hacminin payı da yüzde 7 ve yüzde 4,6’ya ulaştı. Ticaret ortaklıklarındaki bu çeşitlilik, Çin ile ABD arasındaki ticari sürtüşmeden doğan olumsuz etkilerin giderilmesi ve risklere karşı direnç gücünün artmasına yardımcı olabiliyor.

2. İthalat ve ihracat ürünlerinin yapısı daha da iyileşti. İhracat bakımından katma değeri yüksek olan bazı mekanik ve elektrikli ürünler ile ekipman imalat ürünlerinin ihracatındaki artış eğilimi korundu. Böylece “Made in China”nın uluslararası rekabet üstünlüğü gösterildi. İthalat bakımından tüketim malları, tıbbi araç-gereçler ve cihazların ithalatı da ayrı ayrı yüzde 10,5 ve yüzde 10,8 arttı.

3. Dış ticaretin büyümesindeki itici güç daha da kuvvetlendi. Gerek genel ticaretin ithalat ve ihracat hacminin toplam dış ticaret hacminin büyümesine yaptığı katkının yüzde 94,5’e ulaşması, gerek ise özel işletmelerin dış ticaretteki yüzde 9,9’luk büyümesinin dış ticaretteki büyümeyi hızlandıran başlıca unsur olması, yani Çin piyasasının içinden yükselen bu güç, dış ticaretin gelişimi için sağlam bir destek haline geldi.

DTÖ, kısa süre önce küresel ekonomik büyüme beklentisini yüzde 3,7’den yüzde 2,6’ya indirdi. Yani ekonomik büyüme beklentisi son üç yılın en düşük seviyesinde kaldı. Bu değişimin ana sebebi, ticari anlaşmazlıkların tırmanması ve ekonomik belirsizliklerin artması. Bu koşullarda Çin’in dış ticareti ise, ilk çeyrekte istikrarlı büyüme ile istikrarda nitelikli yükselme gerçekleştirdi. Bu, kolay yakalanabilecek bir gelişme değil.

Büyük direnç gücüne sahip Çin ekonomisi, sadece ticari sürtüşmenin getirdiği baskılara dayanmakla kalmıyor, aynı zamanda riskleri fırsata çevirme yeteneğine de sahip. Çin’de kısa süre önce açıklanan verilere göre, Mart ayı İmalat Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) canlanmaya başladı, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE), göreceli olarak sabit kaldı ve Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) de nispeten yükseldi. Bu endeksilerde yaşanan değişiklik, Çin ekonomisinin genel olarak istikrarlı büyüdüğünü yansıtıyor. Dolayısıyla Uluslararası Para Fonu (IMF) da Çin’in bu yılki büyüme hızı beklentisini Ocak’taki tahminden 0,1 puan arttırarak, yüzde 6,3’e yükseltti. Çin ekonomisinin istikrarlı büyümesi, dış ticaretin artışına önemli derecede destek oluyor.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Xi Jinping geçen sene düzenlenen Bo’ao Asya Forumu’nda yaptığı konuşmada, piyasaya girişin büyük ölçüde genişletilmesi, daha çekici bir yatırım ortamı yaratılması, fikri mülkiyet haklarına yönelik korumanın güçlendirilmesi ve ithalatın daha da genişletilmesi olmak üzere dışa açılmaya yönelik dört önemli önlem açıkladı. O zamandan bu yana ilgili önlemlerin tek tek hayata geçirilmesi, dış ticaret yapan işletmelere büyük dinamizm sağlarken, dış ticaretin gelişmesi için de uygun ortam yarattı.

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olarak, uluslararası ticarette büyük belirsizliklerin bulunduğu bir zeminde Çin’in dış ticaretinde istikrarlı artış kaydedilmesi, şüphesiz ki olumlu bir sinyal anlamına geliyor ve küresel ticaretin güvenini de arttırıyor. Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu kısa bir süre sonra Beijing’de, İkinci Çin Uluslararası İthalat Fuarı da yıl sonunda düzenlenecek. Bu etkinlikler küresel ticaretin gelişmesine büyük fırsatlar getirecek. Çin de küresel ticarette “istikrar sağlayıcı” rolü oynamaya devam edecek.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum