Çin küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye güç katıyor

rBABDF_Vy3aATTjqAAAAAAAAAAA338.768x439.jpg

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, dün düzenlenen 2020 İklim Zirvesi’nde video konferans yöntemiyle yaptığı konuşmada, küresel iklim yönetişimine dair önerilerde bulunmanın yanı sıra, Çin’in karbon emisyonunu azaltmak için 2030’a kadar hayata geçireceği bir dizi yeni tedbir açıkladı.

Xi’nin konuşması, dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelede başlattığı yeni yolculuğa yön verirken, Çin’in bu sürece güç katacağını da gösterdi.

5 yıl önce kabul edilen Paris Anlaşması, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel ölçekte düzenlemeler içeriyor. Ancak ABD’nin kendi çıkarları nedeniyle anlaşmadan ayrılması, küresel ölçekteki mücadelenin önüne engel koydu. COVID-19 salgınının ortaya çıkması, insan ile doğa arasındaki ilişkinin yeniden ve derinliğine düşünülmesine neden oldu. Salgın, tüm dünyanın iklim değişikliğiyle mücadeleye yoğunlaşması konusunda fikir birliği doğurdu.

Paris Anlaşması’nın uygulanması için büyük çaba harcayan Çin, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için somut adımlar atıyor.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 2020 İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, iklim yönetişiminde kazan-kazan işbirliğinin sürdürülmesi, çok taraflılığın izlenerek tüm tarafların üzerine düşen görevi üstleneceği yeni bir iklim yönetişim yapısı oluşturulması, iklim yönetişiminde “yeşil toparlanmaya” odaklanılan yeni bir yaklaşım izlenmesi önerilerinde bulundu.

Çok taraflılığın izlenerek tüm tarafların üzerine düşen görevleri üstleneceği yeni bir iklim yönetişim yapısı oluşturulması önerisi büyük önem taşıyor. Tüm insanlığın yurdu olan dünyayı korumak, yine tüm ülkelerin ortak sorumluluğu. Bu süreçte, çok taraflı işbirliği yürütülmesi de çok önemli. Gelişmiş ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenerek, gelişmekte olan ülkelere sermaye, teknoloji ve kapasite inşası konularındaki desteklerini artırması gerekiyor. Çin’in ortaya koyduğu bu çağrı, gelişmekte olan ülkelerin ortak temennisini yansıttığı gibi, küresel iklim yönetişimini iyileştirecek uygun bir yol belirlemiş oluyor.

Xi Jinping, Çin’in 2030’a kadar küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı için taahhütlerini artırdığını da dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Xi, Çin’in GSYİH’de birim başına karbondioksit emisyonunu 2005 yılındaki düzeye göre yüzde 65’in üzerinde düşüreceğini, fosil dışı yakıtların birincil enerji tüketimindeki payını yüzde 25’e çıkaracağını, orman rezervi hacmini 2005 yılına kıyasla 6 milyar metreküp artıracağını ve rüzgâr ve güneş enerjilerinin kurulu kapasitesini 1,2 milyar kilovatın üzerine yükselteceğini açıkladı.

Bu yeni önlemler, tüm dünyaya Çin’in iklim değişikliğiyle mücadelede vaatlerde bulunmakla kalmadığını, net bir yol haritası izlediğini de gösteriyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Çin Medya Grubu’na (CMG) verdiği özel röportajda, “Çin, sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşılması için önemli rol oynadı. Çin’in istikametinin doğru olduğuna inanıyorum.” dedi.

Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Petteri Taalas da “Çin, yenilenebilir enerji alanına yoğun ilgi gösteriyor. Çin’in bu konuda kaydettiği büyük başarılar takdire şayan.” ifadelerini kullandı.

Yeşil kalkınma, son yıllarda, Çin’in ekonomik ve toplumsal gelişmesine yön veren temel düşüncelerden biri hâline geldi.

Çin Komünist Partisi 19. Merkez Komitesi 5. Genel Kurul toplantısında hazırlanan önümüzdeki beş yıla dair kalkınma planına göre, Çin’de başlıca kirli maddelerin toplam boşaltım miktarı sürekli azaltılacak, 2035 yılına kadar Çin’in karbon emisyonu zirveye ulaştıktan sonra istikrarlı bir düşüşe geçecek ve ekolojik çevrenin temel olarak iyileşmesi sağlanacak.

Şu ana kadar bu konudaki sözlerini tutan Çin’in iklim değişikliğine karşı küresel yönetişimi hızlandıracağını, daha fazla ülkeye yardım ederek, tüm dünyanın somut adımlar atmasını sağlayacağını söylemek yanlış olmaz.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum