Çin, dünya ekonomisinin motoru olmaya devam ediyor

20190411192317422_64517.jpg

Çin Ulusal İstatistik Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyatları Endeksi Mart’ta bir önceki aya göre yüzde 0,4 düştü, ancak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 arttı. Üretici Fiyatları Endeksi ise Şubat ayına göre yüzde 0,1 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 yükseldi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından önceki gün yayınlanan Dünya Ekonomi Görünümü’nde de Çin’in bu yılki büyüme hızı Ocak’taki tahminden 0,1 puan arttırılarak, yüzde 6,3’e yükseltildi. Böylece Çin, dünyanın belli başlı ekonomik toplulukları arasında tahmini büyüme hızı yükseltilen tek ülke oldu.

Bu verilerin elde edilmesi hiç de kolay olmadı. IMF Başkanı Christine Lagarde ve Baş Ekonomisti Gita Gopinath’in tespitlerine göre, dünya ekonomisi “hassas bir noktada” bulunuyor.

IMF tarafından yayınlanan son Dünya Ekonomi Görünümü’nde, ticarette yaşanan gerilim, para politikaları, İngiltere’nin AB’den ayrılması ve bölgesel dalgalanmalar gibi olumsuz unsurlar göz önünde bulundurularak, dünyanın bu yılki ekonomik büyüme hızının Ocak’ta belirlenen yüzde 3,5’ten yüzde 3,3’e çekildiğine vurgu yapıldı. IMF ayrıca, ekonomik topluluklarının yüzde 70’inin büyümesinde yavaşlama beklendiğini açıkladı.

Çin ekonomisi ise böyle bir zeminde yükselme eğilimi gösteriyor. Çin’in İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi geçen ay, yüzde 50,5’e çıkarak, Şubat ayına göre 1,3 puan arttı. Bununla beraber, yeni açıklanan tüketici fiyatları endeksinin nispeten istikrarlı oluşu ve üretici fiyatları endeksinin yükselme eğilimi göstermesi, Çin ekonomisindeki istikrarlı büyümeyle ilgili elverişli unsurların daha da belirgin bir şekilde ortaya çıktığını gösterdi.

Reform ve dışa açılma uygulamalarını derinleştirmek amacıyla Çin’de geçen yıldan itibaren bir dizi önlem hayata geçiriliyor. Bu önlemler yerli ve yabancı işletmelerin güvenini arttırmanın yanı sıra, Çin ekonomisinin istikrarlı büyümesine de güçlü bir “sıcak akım” kattı.

Verilere göre, 2018 yılında Çin’de fiilen kullanılan yabancı sermaye miktarı 134 milyar 970 milyon ABD dolarını bularak, bir önceki yıla göre yüzde 3 arttı ve yeni bir rekora imza attı. Çin’in yaptığı doğrudan yabancı yatırım da 130 milyar dolara ulaştı ve Çin bu alanda dünyanın ilerisinde yer aldı. Apple’ın CEO’su Tim Cook, bir demecinde, Çin’in dışa açılmasının küresel refahı hızlandırmada son derece önemli bir rol oynadığını belirterek, “Kapısını açarak, bizleri arasına aldığı için Çin’e teşekkürler” ifadesini kullandı.

IMF’nin son tahminlerine göre, Çin ekonomisi bu yıl yüzde 6,3 büyüyecek. Bu tahmin, Çin hükümetinin belirlediği yüzde 6-6,5’lik büyüme hedefiyle uyuşuyor. IMF Başkan Yardımcısı Zhang Tao’nun söylediği gibi; Çin’in bu yıl yüzde 6,3’lük büyüme hedefine ulaşması durumunda, Çin ekonomisi büyüme bakımından yeni bir rekor kıracak. Öte yandan yüzde 6,3’lük büyüme, IMF’nin dünyanın en büyük 5 ekonomisi için belirdiği büyüme artışı arasında da en yüksek oran. Yani, kaliteli büyümeye yönelen Çin, dünyanın en büyük 5 ekonomisi arasındaki öncü sıfatını korumaya ve dünyanın ekonomik büyümesinin motoru olmaya devam edecek.

Tabii ki bir tek çiçeğin açması bahar anlamına gelmez; yüzlerce çiçek açması gerekir. Şu anda insanlık hem yeni bir sanayi devrimi ve sektör değişiminin getirdiği fırsatlarla karşı karşıya, hem de ekonomide zayıf canlılık, korumacılık ve tek taraflılık gibi sınamalarla yüz yüze. Bu durumda, dünya ekonomisinin yeniden yükselme eğilimine dönmesi için ekonomik topluluklar arasında eşgüdüm ve işbirliğine ihtiyaç var.

IMF’nin son raporunda yapılan çağrı gibi, dünya ekonomileri kendi somut koşullarına göre, eş zamanlı olarak teşvik politikaları izlemeli ve ticaret anlaşmazlıklarını bir an önce çözüp, yatırımcıların ve tüketicilerin güvenlerini arttırmalı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum