Çin Dışişleri: Xinjiang’la ilgili sahte haberlerin arkasında kimler var?

rBABC2Ab5C6AUqbpAAAAAAAAAAA161.3648x2736.770x578.jpg

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, daha önce bir soruyu yanıtlarken, ABD’nin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde kadınlara yönelik “sistematik cinsel saldırı ve istismar”dan derin rahatsız olduğunu belirterek Çin hükümetinin bu “şok edici olaylar” karşısında derhal bağımsız soruşturmalara izin vermesi çağrısında bulundu.

BBC’de kısa süre önce Xinjiang’da kadınların sistematik istismara uğradığını iddia eden bir haber yayınladı. BBC tarafından toplanan “ifadeler”den söz eden Çin karşıtı Alman uzman Adrian Zenz, kendisinin de “cinsel taciz ve işkenceyle” ilgili sözde “kanıtları” sağladığı iddiasında bulundu.

Çin’nin bu konudaki tutumunu dile getiren Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, adı geçen sahte haberlerin arkasında sık sık BBC gibi bazı alışıldık isimlerin çıktığına işaret etti.

17 Temmuz’da BBC’nin “Newsnight” programında Zöhrem Davut adlı bir Uygur kadınla röportaj yaptığını hatırlatan sözcü, basın toplantısında fotoğrafını gazetecilere göstererek bu kadının dile getirdiği ifadelerin uydurma yalanlar olduğuna dikkat çekti.

 

Sözcü, “Zöhrem Davut, artık Çin karşıtı güçlerin Xinjiang meselesini kışkırtan bir oyuncusu haline geldi. Kendisinin ‘eğtim kampı’nda tutuklanmış olduğunu iddia eden Zöhrem Davut, aslında herhangi bir mesleki eğitim merkezinde hiç okumadı. Zorla kısırlaştırıldığını ve rahminin çıkarıldığını iddia eden Zöhrem Davut, aslında Mart 2013’te Urumçi Doğum ve Çocuk Sağlığı Hastanesi’nde üçüncü çocuğunu doğurduğunda, sezaryen doğum ve ligasyona rıza formu imzaladı ve zorla kısırlaştırılmadı.” dedi.

Alışık olduğumuz diğer bir isim olan sözde bilgin Adrian Zenz’den de söz eden Wang, 1983 yılında ABD kurulan aşırı sağcı örgüt “Komünizm Mağdurlarını Anma Vakfı”nın bir üyesi olan Adrian Zenz’in Xinjiang ile ilgili söylentiler uydurmaya ve Çin’e iftira atmaya hevesli olduğunu, yayınladığı ilgili raporlar ve açıklamaların sahte bilgiler olarak kanıtlandığını hatırlattı.

Sözcü, “Zenz, raporlarında mesleki eğitim merkezlerine gönderilen yasa dışı olarak doğum yapanların yer aldığı bir sözde bir liste yayımladı. Aslında, bu listede yer alanların çoğu Xinjiang’daki Karakaş ilçesindeki yerliler ve normal bir yaşam yaşıyorlar. Sadece çok az kişi, aşırı dini düşüncelerden etkilenip hafif suç işlediği için mesleki eğitim merkezine gönderildi. Zens ayrıca etnik azınlıkların kendi niyetleri üzerine bölgenin dışında çalışmayı seçmelerini ‘zorla çalıştırma’ olarak niteledi.” ifadesini kullandı.

Sözcü, gerçekleri öğrenenlerin BBC ve Adrian Zenz gibi kaynaklardan Xinjiang’la ilgili haberleri okuduktan sonra, bu haberlerin yalan olduğunu anlayacağını sözlerine ekledi.

Çeşitli ülkelerden diplomatlardan Çin’in Xinjiang’daki çalışmalarına övgü

Çeşitli ülkelerin Cenevre’deki daimi heyetleri ve  Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi yönetimi, 3 Şubat’ta ortaklaşa “Xinjiang İyi Bir Yer” konulu bir video tanıtım toplantısı düzenledi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Wang Wenbin, tanıtım toplantısı hakkında bilgi vererek 20 büyükelçi ve 50’den fazla ülkenin Cenevre’deki diplomatları, Birleşmişler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nden (BMCHR) yetkililer ve İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan (İHOP) uzmanlar dahil saygın misafirlerin çevrim içi olarak Xinjiang’ı gezerek Xinjiang’daki toplumsal istikrar, ekonomik refah ve çeşitli etnik gruplardan halkın mutlu bir arada yaşaması durumunu bizzat tanıdıklarını kaydetti.

Sözcü, “Video konferansta Xinjiang’ın doğal manzarasını, kalkınma başarılarını ve insanların mutlu yaşamını yansıtan bir dizi kısa video gösterildi. Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) Başkan Yardımcısı, Xinjiang İslam Derneği Başkanı, Xinjiang İlahiyat Fakültesi Başkanı Abdulrekip Turniyaz ve Urumçi Yanghang Camiisi İmamı Möhterem Şerif, Xinjiang’da dini inanç özgürlüğünün korunmasıyla ilgili bilgiler aktardılar. Xinjiang Mesleki Eğitim Merkezleri’nin mezunları, aşırı dini düşüncelerden kurtulup mesleki becerileri öğrenerek normal bir yaşama dönme deneyimlerini anlattılar. İnternet fenomenleri ve Uygur kadınlar dahil temsilciler kendi deneyimlerden bahsederek Xinjiang’da yoksulluktan kurtulma, internet ekonomisinin gelişimi, geleneksel kültürlerin korunması, ücretsiz eğitim, çeşitli etnik grupların birbirine yardım sağlaması gibi hikayeleri anlattılar.” diye belirtti.

Sözcü, Rusya ve Pakistan gibi ülkelerin büyükelçilerinin yaptıkları konuşmalarda Xinjiang’daki gelişme durumu ve sıradan insanların mutlu yaşamının, Cenevre’deki diplomatik çevrelerin Xinjiang’ın gerçek durumu hakkında bilgi edinmelerine büyük katkı sağladığını da dile getirdi.

Sözcü, bazı diplomatların daha önce gerçekleştirdikleri Xinjiang gezisinden bahsederek Çin hükümetinin bölgedeki toplumsal huzur ve insan haklarını korumak için gösterdiği çabalarını takdirle değerlendirerek ilgili ülkelerin insan hakları konusunu siyasileştirerek Xinjiang meselesiyle Çin’in içişlerine karışmalarına kararlılıkla karşı çıktıklarına dikkat çekti.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum