Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

“Çin, bedel ödemek zorunda kalsa da karşılık verecek”

20180710160805564_67757.jpg

Ticari savaşın bir galibi olmaz. Dolayısıyla Çin ve ABD arasında başlatılan, iktisat tarihinin en büyük ticari savaşında, iki tarafın da bazı bedeller ödeyeceği ve kayıplar yaşayacağı malum. Çin, bu konuda erken tahminde bulunarak, bir müdahale planı oluşturdu.

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Feng dün, Çin ile ABD arasındaki ticari anlaşmazlığın etkilerinin hafifletilmesiyle ilgili olarak alınacak bazı önlemleri açıkladı.

Sözcü, ABD’nin ek vergi uyguladığı ürünler listesini inceledikten sonra, ithalat ürünlerinin alternatifleri ile ticaret ve yatırıma bütünsel etkilerini araştırdıklarını kaydederek, bakanlığın aşağıdaki önlemleri alacağını duyurdu:

-İşletmelerin ne şekilde bu çekişmeden etkilendiğinin sürekli analiz edilmesi;

-ABD mallarına uygulanan ek vergiden edinilen gelirin, esas olarak işletmeler ile çalışanlarının uğradığı zararın telafisinde kullanılması;

-İşletmelerin diğer ülke ve bölgelerden soya fasulyesi gibi tarım ürünleri ile su ürünleri ve otomobil ithalatını arttırmasının teşvik edilmesi,

-İşletmelerin meşru hak ve çıkarlarının korunması, daha elverişli bir yatırım ortamı yaratılması için çaba gösterilmesi.

Plan, “her şeyden önce halk” diyor

Çin hükümetinin, ticari savaşın kayıplarını hafifletmek için büyük riskleri azaltma gücünü, ticaret savaşına karşı dayanıklılık gücünü ve “her şeyden önce halk” ilkesine dayanan idare düşüncesini yanısıtan bir plan hazırladığı görülüyor.

Uzmanlar, ABD’nin Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki ürünlere yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamasının bazı Çinli şirketlere zarar vereceği gibi, bu şirketlerdeki çalışanlar ile sıradan vatandaşların hayatını etkileyeceğine işaret ediyor. Çin hükümeti, bu sonuçları öngördü; dolayısıyla en başından beri “ticari savaş” istemediğini açık sözlerle ifade etti.

Fakat şimdiki koşullara bakıldığında, Çin, bu savaşa girip, sonuna kadar savaşmak zorunda kalıyor. Öngörüsü güçlü uzmanlar, ABD’nin ticari savaş başlatmayı uzun zamandan beri planladığını, amacının sadece ticari dengeyi bozmak değil, esasen Çin’in yüksek bilimsel ve teknolojik inovasyon gücünü azaltarak, kalkınmasını engellemek olduğunu kaydediyor.

Bütün ulusun çıkarları için önemli

Söz konusu nedenlerle ABD’nin başlattığı ticari savaşa karşılık vermek, ülkenin geleceğini ve vatandaşlarını ilgilendiren bütün ulusal çıkarları koruma noktasında önemli bir adım. Dolayısıyla Çin, üstlenebileceği bedelleri ödeyerek, ABD’ye karşılık verecek.

Tabii ki, herhangi bir kayıp, Çin’in tamamı düşünüldüğünde kısmî ve küçük kapsamlı olacaktır, fakat bireylere veya şirketlere büyük etkiler getirebilir. Çin hükümeti, her şeyden önce halkın çıkarlarına önem veriyor ve kesinlikle olumsuz etkileri asgari düzeye indirmek için elinden geleni yapacak.

Mesela Ticaret Bakanlığı’nın dün açıkladığı tedbirlerin ilk iki maddesi, zarar gören şirketler ile çalışanlarının en acil sorunlarını doğrudan çözmeyi amaçlıyor.

Üçüncü madde ise şirketlerin başka ülke ve bölgelerden ithalatı arttırmalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu, şirketlerin uzun vadeli gelişiminden hareket edilerek ortaya koyulan bir öneri.

Dördüncü madde ise, ekonomik büyümedeki kaliteyi yükseltmeyi ve şirketlerin gelişimi için yumuşak bir ortam yaratmayı hedefliyor.

Böylece ticari savaşın olumsuz etkileri azaltılarak, Çin piyasasının birleşmesinin sağlanması ümitleniyor.

Yeni düzenlemelerle kritik önlemler

Bu aşamada dikkat çeken bir başka nokta daha var: Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu, yabancı yatırımcıların Çin’de A tipi hisse senedi piyasasına girişlerinin daha da kolaylaştırılmasının planlandığını açıkladı.

Söz konusu gelişme, hazırlanan plana göre sermaye piyasasının dışa açılmasını ilerletmek için atılan bir adım. Yüksek kalitede gelişen bir sermaye piyasası, Çin’in ticari savaşta ABD’ye karşılık vermesini destekleyecek.

Çin ile ABD arasındaki ticari savaş yeni başladı. Gelecekte daha çok değişiklikler yaşanacak. Getireceği etkiler de sürekli değişiyor ve değişecek. Dolayısıyla, Çin’in karşılık için hazırladığı planlarda da koşullara göre değişiklikler yapılacak. Bu nedenle Ticaret Bakanlığı, toplumun çeşitli çevrelerinden fikirler toplayarak, bu planları düzenleyeceğini duyurdu. Çin hükümetinin kayıpları asgariye indirmek için planları sürekli güncelleyeceğini öngörmek zor değil.

Peki, ABD’nin açtığı ticari savaşta, Çin gerçekten paha ödeme gücüne sahip mi?

Çin, dünyada bütün sanayi kategorilerine sahip tek ülke ve burada yaklaşık 1 milyar 400 milyon nüfuslu büyük bir tüketim piyasası bulunuyor. Bu, Çin ekonomisinin en zor zamanlarda bile iç dönüşümü gerçekleştirebileceği anlamına geliyor.

Öte yandan, Çin ekonomisinin büyüme kaynağının yüzde 91’i iç talepten sağlanıyor ve iç talebin yüzde 60’ını ise tüketim payı oluşturuyor. Şimdi bu tüketimin sürekli artmasıyla piyasa da büyük canlılık gösteriyor.

Daha da önemlisi, Çin, inovatif işletmeler sayısı bakımından dünyada ikinci sırada bulunuyor. Demek ki, inovasyona dayalı gelişmeler, Çin ekonomisini daha da güçlendirmekte.

Bunun yanı sıra, Çin’in belirlediği planlar doğrultusunda dışa açılmayı sürekli genişletmesi de dış dünyanın Çin’e duyduğu güveni arttırıyor.

Çin’de faaliyet yürüten ABD Ticaret Odası tarafından yayınlanan “2018 Yılı Çin’deki Ticari Ortam” isimli araştırma raporuna göre, odaya üye işletmelerin yüzde 74’ü bu sene Çin’deki yatırımlarını genişletmeyi planlıyor. Bu oran, son yılların en yüksek seviyesinde.

Ticari savaş, Çin açısından “ülkenin kaderi için yapılan bir savaş” derecesinde bir önem taşıyor. Dolayısıyla, bütün Çinliler ulusun yeniden canlanması için geçici zararları yüklenmeye hazır.

 

Kaynak: CRI

Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu