Çin, ABD’ye makul ve temkinli karşılık veriyor

cin-abd.jpg

ABD yönetimi, kısa süre önce 200 milyar dolar değerindeki Çin ürünlerine uyguladığı vergiyi yüzde 10’dan yüzde 25’i bulan oranlara kadar arttırdığını duyurdu. Çin Devlet Konseyi Gümrük Tarife Kuralları Komisyonu dün akşam ABD’den ithal edilen yaklaşık 60 milyar dolar değerindeki ürünlere yüzde 5 ila 25 oranlarında ek gümrük vergisi getirilmesi ve yeni vergilendirme tarihinin ABD’nin atacağı adıma göre belirlenmesi kararını aldı. Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü, Çin’in farklı oranlarda ek vergiye karşılık vermesinin makul ve temkinli bir hamle olduğunu ve ABD’nin atacağı adımlara göre ek karşı tedbir alma hakkını saklı tuttuklarını belirtti.

Çin’in karşı tedbirleri, atılması gereken zorunlu adımlar niteliğinde. ABD’in Çin’in 200 milyar dolarlık ürünlerine yüzde 10 ek vergi getirmesini açıkladığı 11 Temmuz’dan bu yana, Çin halklar ve girişimcilerin çıkarlarını korumak için karşı tedbirleri ciddiyetle değerlendiriyor. İki gün önce, ABD bir yandan Çin ile müzakere başlatma talepleriyle ilgili haberi sızdırdı, öte yandan ek gümrük vergisinin oranını yüzde 25’e kadar yükseltti. Uluslararası toplum, Beyaz Saray’ın azami baskısı ve korkutma taktiklerinin çoktan farkına varmış durumda. Dolayısıyla ABD’nin son vergi arttırma kararı büyük yankı uyandırmadı, tam tersi çok soğuk karşılandı. Çin tarafına gelince, ABD’nin gerginliği tırmandırması, Çin’in ulusal çıkarlarını zedeledi. Bu sebeple Çin dış ticaret yasası, ihracat ve ithalat gümrük vergisi yönetmenliği gibi yasalar ile uluslararası yasaların temel ilkelerine göre karşı tedbir almak zorunda kaldı. Çin’in attığı bu adım, ticaret savaşını frenlemeyi, halkların sorumluluğunu üstlenmeyi, özgür ticaret, çok taraflılık ve dünyanın ortak çıkarlarını korumayı amaçlıyor.

Ticaret savaşında zafer kazanan taraf yoktur. Bu nedenle, Çin karşı tedbirleri uygulamaya geçmeden önce, halkların refahı, işletmecilerin dayanma gücü ve küresel endüstri zincirinde istikrar unsurlarını dikkate aldı. Miktar ve kalite niteliklerini bir arada bulunduran karşı tedbirler, makul, temkinli, esnek ve hassasiyet prensiplerine sahiptir.

Öncelikle, Çin ABD’nin makul olmayan eylemleriyle kafa kafaya çarpışma yolunu seçmez. Çin halklara odaklı olarak karşı tedbirlerin halk ve işletmecilerdeki etkisini minimuma indirmeye çalışıyor. Trump’ın hoşlandığı ticaret sanatının önemli bir kuralı; yüksek fiyatlandırma ve azami korkutmayla psikolojik açıdan rakibi yenmektir. ABD’nin yüzde 25’lik ek vergi kararı, hatta Çin’den ithal tüm ürünlere ek vergi getirmesi gibi azami korkutma ve tehditler Çin’in üzerinde etkili olamayacaktır.

ABD’nin 200 milyar dolar değerindeki ürünlere getirdiği ek vergi tarifesinin birçok maddesi Çin’i pek ilgilendirmiyor. ABD Ticaret Temsilciliği vergi tarifesi ile ilgili yazılı öneri sunma tarihini 30 Ağustos’tan 5 Eylül’e kadar uzattı. ABD’nin 200 milyar dolarlık sopayı indirmesinin kolay olmadığı belli.

İşin ilginç tarafı, Çin’in karşı tedbirleri açıklamasından 2 saat sonra, Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Başkanı Lawrence Alan Kudlow, Çin’in tedbirlerinin dişe diş olmadığını ifade etti. Aslında, ABD’nin blöfü değişken olduğu için Çin’in aynı miktarlarda karşı tedbir alması gereksizdir. Trump yönetiminin gözünde sadece oy pusulası var. Çin ise halkların refahına odaklı olarak kapsamlı değerlendirmenin ardından, verdiği kararın etkisini ciddiyetle göz önünde bulundurarak makul ve temkinli bir karşı tedbir aldı.

Öte yandan, son olarak Çin, ABD menşeli 5207 kalem ürüne 60 milyar dolar tutarında farklı oranlarda yeni ek vergiler getirdi. Vergilendirme oranı Çin halkının yaşamı ve işletmecilerin üretimindeki alternatiflere göre sınıflandırılarak belirlendi. Aynı zamanda dört farklı vergi oranının hazırlanması için ABD’den ithal ürünlere yönelik ciddi bir araştırma yapıldı ve tedbirler buna göre hazırlandı. ABD ister 50 milyar dolarlık, isterse 200 milyar dolarlık ürüne ek vergi getirsin, Çin her duruma karşı hazırlıklı.

ABD’nin baskı ve tehditlerinin artması ihtimaline karşılık, Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsünün belirttiği gibi, Çin yeni tedbirler alma hakkını daima saklı tutuyor. Çin’de büyük bir pazar, en kapsayıcı endüstri kategorileri, güçlü rejim avantajı ve kararlılıkla izlenen dışa açılma politikası bulunuyor. Söz konusu özgün niteliklere sahip Çin dışardan herhangi bir darbeye rahatlıkla karşı koyabilir. ABD’ye baktığımızda, Trump yönetiminin tek taraflı korumacılık politikası daha büyük itiraza yol açıyor. Örneğin, 60 milyar dolar değerinde Çin malına ek vergi getirilmesi için Temmuz ayı sonunda ABD Ticaret Temsilciliği’nde düzenlenen oturumda, 82 konuşmacıdan yalnızca 6’sı destek verdi. Beyaz Saray’daki yönetim ek vergi konusunda aldığı kararlarla Amerikan toplumunun karşısında azınlık konumuna düştüğü bellidir.

Bir tarafta bencilce ve korkutma taktikleriyle gerginliği tırmandıran Trump yönetimi, diğer tarafta halkların ve işletmecilerin çıkarlarını korumak için makul ve temkinli karşı tedbirler alan Çin var. Dünyanın en büyük iki ekonomisinden hangisi küresel ekonominin dengeleyicisi, hangisi sorun yaratıcısı? Cevap ortada!

Kaynak: CRI

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum