ABD’li siyasetçilerin siyasi zorbalığına katiyetle karşılık vereceğiz

rBABC1_QPGyAfmM8AAAAAAAAAAA273.900x620.770x531.jpg

<> on January 30, 2018 in Washington, DC.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dünkü açıklamasında, Çin’in yerel yasalarına göre Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası’nı hazırlayıp hayata geçirmesiyle ilgili temelsiz suçlamalarda bulundu ve Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Başkan Yardımcıları’na sözde yaptırım uygulayacaklarını duyurdu.

ABD bu kibirli, mantıksız ve çılgınca girişimiyle Çin’in en yüksek yasama organının rasyonel işlem prosedürünü karalamaya çalışıyor, uluslararası ilişkilerin temel ilkelerine aykırı hareket etmiş ve Çin’in içişlerine ciddi şekilde karışmış oluyor. Çin-ABD ilişkilerine ağır zarar veren bu girişim, bütünüyle siyasi zorbalıktır. ABD’nin kötü niyetli bu hamlesine, Çin, kendi egemenliği ve kalkınma çıkarlarını korumak adına güçlü bir şekilde karşılık vermek zorundadır.

Geçen haziranda dış güçlerin, suçluların iadesine ilişkin yasanın revizyonu meselesini kullanarak kışkırtıcı ve manipülatif eylemlerde bulunması neticesinde Çin’in Kong Kong Özel İdari Bölgesi’nde kaos meydana geldi. Hong Kong’un “bağımsızlığı” yanlıları ve yerli bölücülük destekçileri şok edici suçlar işleyerek, Hong Kong’da ciddi bir sosyal çalkantıya yol açtı. Hong Kong’da kamu kurumlarında görev yapan bazı memurlar da ABD ile sıkı koordinasyon kurarak, Hong Kong’un siyasi güvenliğine tehdit oluşturan girişimlerde bulundu, Hong Kong’un uzun vadeli refahı ve istikrarı ile Çin’in ulusal çıkarlarına büyük zarar verdi.

Hiçbir ülke, güvenlik konusundaki eksikliklerini veya kör noktalarını görmezden gelemez ya da devlet memurlarının ulusal güvenliğe zarar veren eylemlerde bulunmasına izin veremez. Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi, Çin’in yasaları ve dünyada genel kabul gören kurallara bağlı kalarak Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası’nı hazırladı ve yine yasalar doğrultusunda Hong Kong’un yönetimini güçlendirdi, yasaları çiğneyen suçlulara gereken cezayı verdi. Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi’nin bu hareketinin özü, kaosu ortadan kaldırmak, Hong Kong’un bir dizi avantajını korumak, yerel halkın ekonomi ve günlük yaşamla ilgili sorunlarını çözmek için sistem güvencesi sağlamaktır. Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi, bu hususta çok sayıda Hong Konglu’dan büyük destek almıştır.

Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi, kasım ayında Hong Kong Yasama Konseyi üyeliğine ilişkin bir karar tasarısını onayladı. Hong Kong Araştırma Derneği tarafından yapılan anketin sonuçları gösteriyor ki, katılımcıların yüzde 60’ı adı geçen karar tasarısına destek veriyor. Bu, Hong Kong halkının, Yasama Konseyi mekanizmasının, bazı üyeleri tarafından kasıtlı olarak felç edilmesinden ciddi hoşnutsuzluk duyduğunun bir göstergesi.

Hong Kong halkının Çin merkezi hükümetine destek vermeye devam ettiğini ve kendi komplolarının akamete uğradığını gören bazı Amerikan siyasetçiler, bu defa da Çin’in en yüksek yasama organının hukuk sistemini standartlaştırma yönünde attığı adil adımları karalama çabalarını yoğunlaştırdı ve sözde yaptırım sopasını sallamaya kalkıştı. Bunun arkasında yine kötü niyet yatıyor.

Bazı Amerikan siyasetçiler, yaptırım tehdidiyle korku salmaya, adalet ve yargı gücünü kısıtlayarak hukuken Çin’e darbe indirmeye, Çin meclisinin Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası ve ilgili kararlarını hayata geçirmesini engellemeye çalışıyor. Tüm bunların arka planında “bir ülke iki sistem” uygulamasını sabote etmek ve buna paralel oalrak Çin’in kalkınmasını engellemek arzuları yer tutuyor.

Öte yandan, Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi önceki gün ABD-Çin İş Konseyi Yönetim Kurulu’yla video konferans yoluyla yaptığı görüşmede, Çin ve ABD arasındaki ilişkilerin kritik bir dönemde bulunduğuna dikkat çekerek, ikili ilişkilerin geleceğinin ABD’nin tercihlerine bağlı olduğunu vurguladı. Wang Yi’nin açıklamasının hemen ardından ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo liderliğindeki ABD Dışişleri Bakanlığı da sözde yaptırım planını çıkardı. Pompeo, siyasi zorbalık yolunda sayısız başarısızlığını göz ardı ederek, çılgınca “koşmaya” devam etmeyi yeğledi. Amacı, ABD’nin yeni yönetiminin iktidar alanını kısıtlamak, ABD-Çin ilişkilerinin yeniden rayına oturmasına engel oluşturmaktır. Bu çirkin senaryoyu, uluslararası toplumun dikkatli ve doğru şekilde değerlendirmesi gerekiyor.

İt ürür, kervan yürür. Bazı Amerikan siyasetçiler ne kadar çaba harcarsa harcasın, Hong Kong’da istikrarın temel taşı olan “bir ülke iki sistem”i sarsamayacak, Hong Kong dahil Çin’in tamamının kalkınma sürecini sekteye uğratamayacaktır. Bazı Amerikan siyasetçilerin girişimleri, beklentilerinin aksine, Hong Konglular dahil 1,4 milyar Çin halkını rahatsız etmekte ve Çinlilerin Hong Kong’da barış ve istikrarı koruma kararlılığını güçlendirmektedir. Mike Pompeo gibi iki yüzlü Amerikan siyasetçilerin sonu, sadece dünya tarihinde çirkin bir kayıt bırakmak olacaktır.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum