ABD’li işletmelerin Çin’deki yüklü kazançlarının sırrı

indir-6-1.jpg

ABD Kongresi 301. Madde Soruşturma Komitesi, 20-23 Ağustos’ta oturum düzenleyerek, 10 Temmuz’da yayımlanan ve yüzde 10 ek vergiye tabi tutulacak 200 milyar ABD Doları tutarındaki Çin menşeli ürünlerin listesini ele alacak. Trump yönetimi, ABD’nin ek vergi tedbirinin Çin’in adaletsiz ticari eylemlerinden kaynaklandığını, bilhassa Çin hükümetinin kendi ürettiği ürünlere sübvansiyon uygulaması gibi girişimlerinin ABD tarafına dev hasar getirdiğini iddia ediyor.

Sadece Washington’un şikâyetleri dinlenirse, ABD’nin Çin ile yaptığı ticaretten büyük zarar gördüğü ve Amerikan işletmelerin Çin tarafından ezildiği izlenimi kolaylıkla edinilebiliyor. Ancak Washington’ın bu iddiaları, gerçeği yansıtıyor mu?

ABD’li işletmelerin Çin’in dev piyasasından büyük kazanç sağlıyor

Öncelikle çok sayıda Amerikan işletmesi, Çin ekonomisinin hızla büyümesi ve dev tüketim piyasasından büyük kazanç elde etti. Örneğin, 1984 yılında Çin piyasasına açılan Amerikan Amphenol Şirketi, dünyanın ikinci büyük elektronik bileşen ve kablo birleştirici üreticisi konumunda. Şirketten verilen bilgilere göre, geçen 10 yıl içinde Çin elde ettikleri gelir, 560 milyon dolardan 2 milyar 100 milyon dolara yükseldi. Şirketin yıllık büyüme hızı ise yüzde 16’ya ulaştı. Bu sayı, sektörün küresel büyüme hızının neredeyse iki katıyla eşdeğer.

Bunun yanı sıra Amphenol, 2015 yılında Çin’de haberleşme donanımları ve internet sunucusu sektöründe yüksek hızlı birleştirici piyasasının beşte dördünü elde etti. Peki, Amphenol Çin’deki bu başarısına hangi yollarla ulaştı?

Şirket, Çin piyasasına ilk girdiğinde Çin şirketlerini veya diğer ülkelerin elektronik konektör üreten firmalarının Çin’de açtığı fabrikaları satın alma veya birleşme yoluyla kendi bünyesine katarak hızla büyüdü. 2007 yılında Amphenol ve FCI arasında patent takası sözleşmesi imzalandı, stratejik ittifak kuruldu. “Patent” ve “standart” olmak üzere iki “duvar” örülerek Çinli işletmeler dâhil diğer rakip şirketler kapı arkasında bırakıldı. Amphenol şirketi nihayetinde elektronik birleştirici sektöründe Çin piyasasının lideri oldu ve her yıl dev kazanç elde etmeye başladı.

Çin piyasasından yüklü kazanan tek Amerikan işletmesi tabii ki yalnız Amphenol değil. Örneğin, dünyanın cam tabaka üretici devi Amerikan Corning Şirketi’nin Çin piyasasındaki payı, yüzde 50’yi aştı. Çin’deki 10.5 nesil cam tabaka piyasası tamamen Corning’in elinde. Corning, 2017 yılında 8.5 ve üstü nesil cam tabakası satışlarından 5 milyar dolar kazandı. Bu sayı, şirketin küresel gelirinin yüzde 22,6’sını oluşturdu. Çin artık Corning Şirketi’nin en önemli cam tabakası üretim merkezlerinden ve piyasalarından biri haline geldi. Apple ve GM (General Motors) Otomotiv Şirketi’ne gelince, Çin bu şirketlerin yalnızca üretim merkezi değil, aynı zamanda en büyük tüketim piyasası konumunda.

Yerel hükümetlerin ayrıcalıklarından da yararlanıyorlar

İkinci olarak, Çin’in yerel hükümetleri ülkenin gelişmemiş orta ve batı kesimlerine yabancı yatırımı teşvik etmek veya birtakım öncelikli sektörlerini geliştirmek için vergi, sermaye, toprak kullanımı gibi konularda ortak sermayeli şirketlere dev destek verdi. Bu destekler, yabancı işletmelerin Çin’de başarılı olmalarına büyük yardım sağladı, dahası Çin, kârlarının en önemli kaynaklarından biri oldu.

Çin hükümeti, ülkenin orta veya batı kesimlerinde faaliyet gösteren yabancı yatırımcılarla ortaklık kuran otomotiv ve ileri teknoloji şirketlerine yüzde 15 oranında gelir vergisi uyguluyor. Bu politikalar sayesinde, GM ve Ford gibi dünyanın iki otomotiv devi, Çinli şirketlerle ortaklıklar kurma yoluyla düşük vergi imkânından yararlanıyor. Ayrıca bu şirketlerin Çin dışında başka ülkelerden ithal ettikleri donanımlar da bir ölçüde vergi muafiyetinden faydalanıyor.

Çin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan edinilen bilgilere göre, Amerikan sermayeli tarım makineleri üreten işletmelerin 2016 ve 2017 yıllarında Çin hükümetinden aldığı sübvansiyon desteği sırasıyla 657 milyon doları ve 745 milyon doları buldu.

Çin’in DTÖ’ye katılmasıyla birlikte çok sayıda Amerikan işletme, Çin piyasasına girdi. Bu işletmeler, Çin hükümetinin gösterdiği ulus ötesi muameleden büyük kazanç elde ettiler ve Çin’i kurtarıcıları olarak gördüler. Örneğin, GM şirketinin Çin’deki iki ortağıyla 2017 yılındaki toplam kazancı 27 milyar 990 milyon doları buldu. Bu kazancın 13 milyar 330 milyon dolarlık kısmı sadece GM şirketine ait. Üstelik şirket, Çin’de büyük gelir sağlasa da dünya genelinde 10 milyar 980 milyon dolar zarar etti.

Öte yandan, Çin, dünyanın en büyük entegre devre pazarı konumunda. Dünyanın entegre devre ürünlerinin yarısı Çin’e satılıyor. Bu sektörün öncü Amerikan işletmeleri son yıllarda Çin piyasasına açılarak hızla büyüdüler. 2016-2017 yıllarında İntel’in Çin’deki satış hacmi 28 milyar 800 milyon doları buldu ve toplam gelirinin yüzde 24’ünü oluşturdu. Aynı dönemde Qualcomm 28 milyar 100 milyon dolar ile toplam gelirinin yüzde 58’ini Çin’de kazandı. ABD’nin önde gelen 20 entegre devre şirketinin geçen yıl Çin’de gerçekleştirdiği kazanç toplamı 75 milyar dolar oldu. Bu rakam, 20 şirketin toplam gelirinin yüzde 35’ini oluşturdu.

Ticaret savaşı çifte kazanç değil çifte kayba yol açacak

Tahminlere göre, Çin 2018 yılında ABD’yi geride bırakarak dünyanın en büyük tüketim piyasası haline gelecek. Bu, uluslararası şirketlerin Çin piyasasından pay almak için var güçleriyle yarışacağı anlamına geliyor. Amerikan işletmeleri de bu konuda istisna oluşturmuyor. Oysa Washington yönetiminin ulusal çıkarlar şemsiyesi altında Çin’e karşı ticaret savaşı açması, anlaşılması güç bir eylem olmakla beraber bu tür tek taraflı eylemler, Çin’de uzun süredir büyük kazanç elde eden Amerikan işletmelere yarar getirebilir mi? Uluslararası toplumda genel kabul gören görüş ise ticaret savaşının çifte kazanç yerine çifte kayba yol açacağı yönünde.

Çin Amerikan Ticaret Odası tarafından hazırlanan “2018 Çin’in Ticari Ortamına Dair Araştırma Raporu”na göre, ankete katılan işletmelerin yüzde 60’ı, Çin’i dünyanın en önemli üç yatırım destinasyonundan biri olarak görüyor. Ticaret Odası’na üye işletmelerin yüzde 74’ü, 2018 yılında Çin’deki yatırımlarını artırmayı planlıyor. Bu oran, son yılların en yüksek seviyesine işaret ediyor. Örneğin, 1 Temmuz’dan itibaren, Avrupalı ve Japon otomotiv işletmeleri, Çin piyasasına girerken yüzde 15 düşük vergi imkânından faydalanacak. Ancak Amerikan otomotivciler aynı imkâna sahip olmakla beraber 6 Temmuz’dan itibaren yüzde 25 cezai nitelikte ek vergi tedbiriyle karşı karşıya bulunuyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum