“ABD, Huawei ve Onun Gelişmiş 5G Teknolojisini Engellemeyi Bırakmalı”

huawei-yaptirimina-microsoft-da-katildif0VaESCc10ONQPYpl4bayQ.jpg

Yeni yüzyılın başından itibaren insanlık, internet ve geniş banttan büyük ölçüde yararlandı. Daha önce 2G ve 3G, şimdi 4G artık daha hızlı 5G tarafından sağlanan internet erişimi sayesinde öğrenme sürecimizde, birbirimizle kurduğumuz iletişimde ve eğlence biçimimizde değişim dalgaları yaşanıyor.  Giderek daha da hızlanan bağlantıların her adımının ardında, tüm dünyaya dağılmış olan Çinli bilim adamları, mühendisler ve teknoloji şirketlerinin çabaları ve işbirlikleri yer almaktadır.

Bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sektörünün en büyük kurumsal isimleri arasında Apple, Google, Samsung, Nokia, Qualcomm, Intel, Microsoft, ARM, Ericsson, NXP ve Huawei, MTK, TSMC ve ZTE bulunmaktadır. Bu şirketler iletişim ağlarını daha hızlı hale getiren ve hayatlarımızı kolaylaştıran takım halinde yakın işbirliği ve bireysel  olarak ise özenli bir araştırma ve geliştirme çabası içindeler.

4G’den 5G’ye doğru gelişen teknolojik değişim sürecinin zirvesinde Başkan Donald Trump’ın önderliğindeki ABD hükümeti korumacı bir ticaret savaşı başlattı ve muhtemelen ya Çin’in ABD’nin küresel sistemdeki başatlığını tehlikeye sokan hızlı ekonomik büyümesi veya Çin’in dişe diş tarife savaşına hızla cevap vermesi, belki her iki nedenle ticaret savaşında tüm ateş gücü ile Çin’e yüklenmeye başladı.

185.000 üst düzey bilim insanı ve mühendisiyle Huawei, 5G ekipman ve cihazlarında dünya lideri konumda ve birçok ABD’li partnerinin 5G ağı kurmasına ve tüm dünyada büyüyen pazar payı kazanmasına yardımcı oldu. Trump yönetimi ise, Huawei’yi aynı zamanda Çin teknolojisinin incisi olan bu yüksek teknoloji şirketini boğmak için umutsuz bir çaba içine girecek kadar rahatsız edici bir unsur olarak değerlendirmeye başladı.

Son birkaç gün içindeki ABD medya raporlarına göre, ABD hükümeti uzun zamandır Huawei’yi engellemeyi planlıyor ve Trump ABD’li şirketlere Huawei’ye girdi sağlamayı kesmesi talimatını vermeden önce bu yüksek teknoloji şirketiyle nasıl başa çıkılacağı konusunda bir kabine toplantısına başkanlık etti.

Trump yönetimi tarafından Huawei’nin önüne örülen Washington’daki diğer Çin karşıtı tutucular tarafından desteklenen karanlık duvarın insanlığın teknolojik tarihinde geriye götürücü, çok zararlı ve karanlık bir olay olduğu iyice ortaya çıktı. Çin Hükümet Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD’nin Huawei’ye baskı yapmasının “tipik bir zorbalık eyleminden” başka bir şey olmadığını vurguladı.

Son dönemde, Google, Intel ve Qualcomm da dâhil olmak üzere ABD’nin yüksek teknoloji şirketlerinden bazıları Huawei’nin tedarikçisi olmayı bırakacaklarını açıkladılar. Neredeyse tüm dünyanın yarı iletken üreticilerine temel tasarım mimarisi sağlayan Japon Softbank’ın sahip olduğu ARM de, birçok Çinliyi hayal kırıklığına uğratarak, son dönemde Huawei ile işbirliğini durdurmak zorunda kalacağını söyledi.

 

Bazı iddialara göre ise Google Android sistem hizmetlerinden Huawei’nin yararlanmasına son verecek, ancak Huawei de akıllı telefonlarında işletim sistemi olarak kullanmak üzere kendine ait  “Hong Meng” adlı işletim sistemi üzerinde yoğun bir biçimde çalıştığını ve android sistemin yokluğunu telafi edebileceğini açıkladı. Ancak ARM’ın Huawei’ye verdiği servislerini durdurma hamlesi, Huawei için çok büyük ve hatta aşılmaz bir sorun yaratabilir ve şirketin gelecekteki yüksek kaliteli çiplerinin tasarlama ve üretme kabiliyetini zora sokabilir. Bu nedenle, Trump yönetiminin Huawei’ye saldırgan bir ambargo başlatması, olumlu değişmeler yaratan ve bu gezegendeki milyarlarca insanın hayatını kolaylaştıran yüksek teknolojili yenilikleri yapan ve yapmaya devam edecek dünyanın 5G liderini boğacak kadar kötü niyetli bir eylemdir.

Teknoloji şirketinin kurucusu 75 yaşındaki Ren Zhengfei, Salı günü Shenzhen’de bulunan Huawei’nin merkezinde iki saatten fazla süren bir basın toplantısında, tüm endüstri ortaklarıyla işbirliği yapmaya devam etmek istediğini ve birlikte dünyadaki tüm insanlar için en iyi teknolojileri üreteceklerini söyledi. Ren, eğer Huawei ABD’nin kaynaklarına erişemezse, şirketin hayatta kalmak ve gelişmek için elinden geleni yapacağını da sözlerine ekledi. Basın toplantısının en dokunaklı anı bir muhabir tarafından Ren’e “ geçmiş 70 yıl içinde en büyük pişmanlığının ne olduğu” sorulduğunda yaşandı. Ren, çocuklarıyla çok az zaman geçirdiğini ve onlarla nasıl iyi ilişkiler kurabileceğini bilmediğini mırıldandı. Ancak en büyük kızının Kanada’da özgürlüğü için hala savaşmakta olduğundan bahsetmedi.

Artık zaman dünyadaki tüm teknoloji sevenlerin ve vicdan sahibi yardımsever sıradan insanların, ayağa kalkıp Trump ve neo-muhafazakârlarına karşı yüksek sesle “Hayır” diye haykırmasının zamanıdır.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum