Trump, neden COVID-19 salgınını önemsizmiş gibi gösterdi?

800.jpeg

ABD Temsilciler Meclisi Koronavirüs Krizi Alt Komitesi tarafından açıklanan yeni belgeler, Trump yönetiminden üst düzey yetkililerin COVID-19 pandemisini önemsizmiş gibi lanse etmeye çalıştıklarını ortaya koydu.

Belgelere göre Beyaz Saray, koronavirüsün haziran ayından beri ülke genelinde yayıldığının farkındaydı; ancak Trump yönetimi, buna rağmen defaatle ekonomiyi yeniden açma çağrısı yaptı.

Peki, neden ABD Başkanı Donald Trump, salgınla mücadele etmek yerine, salgını önemsizmiş gibi göstermeyi tercih etti?

Trump’un ilk seçim kampanyasındaki sloganı herkesin malumu: “Amerika’yı yeniden büyük yapacağız!” Bu iddiasını gerçekleştirmek için daha en başından gözünü ikinci kez başkan seçilmeye diken Trump’ın gündemindeki asıl mesele tüm dünyanın canla başla uğraştığı salgına rağmen yeniden başkan seçilebilmek. Bu planını ülkesinde meydana gelen 200 binden fazla can kaybı dahi değiştirebilmiş değil…

Dış politika konusuna gelince ise Donald Trump, sürekli Çin’e karşı “sert” oynamayı savunduğunu belirtmiş, Çin ürünlerine getirdiği ek vergilerle ticaret savaşının fitilini ateşlemişti.

Trump yönetimi, bununla kalmayarak bir de teknoloji cephesi açmış, Huawei ve TikTok gibi Çinli teknoloji firmalarına gerekçesiz şekilde yaptırım uygulamaktan imtina etmemişti.

ABD ekonomisi, salgın öncesinde görece olumlu sinyaller veriyor, işsizlik makul bir seviyede tutuluyordu. Başkan Trump, deyim yerindeyse bu başarının tamamen üzerine konmak istiyordu. Ancak dünya genelinde en çok COVID-19 vakası görülen ülke olan ABD’nin ekonomisi, nisan ile haziran arasında yüzde 32,9 daraldı. Aynı şekilde ABD borsası da tepetaklak oldu.

Yine de Trump’a destek veren büyük şirketler ile muhafazakâr çıkar gruplarının gönlünden geçen, güçlü bir ABD ekonomisi ve “boğa piyasası”. İşte Trump, bu yüzden gözünü borsanın performansına dikmeyi, pandemiyi de önemsizmiş gibi lanse etmeyi seçti.

Ekonomiye kötü etki edeceği düşüncesiyle insanlara evlerinde kalmalarını, sosyal mesafe uygulamalarını söylemekten korkan Trump destekçisi gruplar, ülke genelinde sosyal mesafeye ve evde kalma talimatlarına karşı hareketler organize etti. Trump da bu protestolara desteğini açıkça duyurdu.

Neticesinde, ABD’deki teyitli vakaların sayısı kısa sürede milyonları buldu. Şu an ABD’deki COVID-19 vakalarının sayısı 6 milyonu geçerken, toplam can kaybı ise 200 bini aştı.

Donald Trump, başlangıçta Çin hükümetinin salgınla etkili şekilde mücadele ettiğinden övgüyle bahsederken, bir anda U dönüşü yaptı, kendi yönetiminin ABD’deki salgınla mücadelede ortaya koyduğu başarısızlığın sorumluluğunu Çin’e atmaya, hatta COVID-19’dan “Çin Virüsü” diye söz etmeye başladı.

Trump’ın Çin’e yönelik saldırgan tutumunun ardında, oy toplama ve söz konusu çıkar gruplarından destek görme çabasının yattığı apaçık.

Donald Trump, yakın tarihte Demokrat Parti’nin başkan adayı Joe Biden ile yaptığı münazarada, maske taktığı için rakibiyle alay etmiş, “Onun kadar maske takmayı seven birini hiç gördünüz mü?” diye sormuştu.

Biden için “Bir psikiyatr olsam, bu adamın bazı büyük sorunları olduğunu söylerdim.” diyen Trump, temmuz ayında kendisi maske takarken ise buna gerekçe olarak “vatanseverliğini” göstermişti.

Görünen o ki, ABD Başkanı’nın artık sağduyulu olmaya, insan hayatının önemini kavramaya başlaması lazım. Kasım ayındaki seçimlerden önce bir mucize olmayacak, ABD ekonomisinin yeniden normale dönmesi için gereken ise öncelikle virüsü durdurmak.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum