“Sorumluluktan kaçmayı deneyen ABD fitneciliğe de yöneldi”

news_f40be6f447fba1f44b307b4a83c494a0-750X422.jpg

ABD’de yayın yapan “The Daily Beast” isimli bir haber sitesinde kısa bir süre önce yayımlanan yazıda, ABD’li politikacıların Çin’e yönelik tutumu eleştirildi. Yazıda bir ABD’li yetkilinin kısa süre önce yaptığı konuşmaya değinilerek, “ABD hükümeti, onun gibi yetkililerin mümkün olan her türlü yönteme başvurarak, her şeyin Çin’le ilişkilendirildiği haberler yaymasını talep etti.” ifadesine yer verildi. Yazıda, Beyaz Saray’ın devlet aygıtı aracılığıyla Çin’i karalayarak, üzerindeki siyasi baskıyı Çin’e yönlendirmeyi ve oy kazanma hedefine ulaşmayı amaçladığı ileri sürüldü.

Belli ki, salgının giderek arttığı bir durumda, ABD hükümeti de bu konudaki sorumluluğunu daha şiddetli bir şekilde başkalarına atmaya başladı. Beceriksizliklerini ve verimsizliğini saklamak amacıyla defalarca yeni koronavirüsü “Çin virüsü” olarak nitelendirdi.

Ahlak sınırlarını aşan bu ırkçı girişim beklendiği gibi uluslararası toplumda da yoğun eleştirilere neden oldu. Sorumluluğunu Çin’e atmayı başaramayan ABD, bu sefer Çin ile diğer ülkelerin arasını bozmaya yöneldi.

Çin, sınırları içinde salgını kontrol etmeyi başarmasının ardından diğer ülkelere de yardımlar göndermeye başladı. Örneğin, Avrupa’da salgından en ciddi şekilde etkilenen İtalya’ya sağlık uzmanları ve tıbbi malzemeler gönderdi. Çok sayıda İtalyan da sosyal medyada Çin’e teşekkür paylaşımları yaptı. ABD’li siyasetçiler ile basın kuruluşları da bunun üzerine, Çin ile İtalya arasındaki ilişkileri bozmayı hedefleyen ifadeler kullanmaya başladı. Mesela, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo kısa süre önce FOX’a verdiği röportajda, Çin-İtalya ilişkilerine ve iki ülke halkları arasındaki dostluğa zarar vermeye çalıştı. New York Times gazetesinde kısa süre önce yer alan bir haberde ise, salgın döneminde Çin’in diğer ülkelere yönelik yardımlarının amacının masum olmadığına işaret edildi.

Bazı Amerikan siyasetçilerin karalamaktan fitneciliğe kadar sürekli yaydığı bu “siyasi virüs” uluslararası salgınla mücadele işbirliğine ciddi bir müdahalede bulunuyor.

Aslında bütün dikkatini virüsle mücadeleye yönlendiren Çin, hiç kimseyle rekabet etme niyetinde değil. Eski İtalya Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Michele Geraci’nin de söylediği gibi, uluslararası yardımın yarattığı “fırsat penceresi” bütün ülkelere açık. Fakat ABD, bu “fırsat penceresinden” faydalanmadığı gibi tam tersi girişimlerde bulunuyor.

İtalya’nın salgınla mücadelesinin kritik bir döneminde, ABD hükümeti İtalya’dan Covid-19 testinde kullanılan 500 bin eküvyon çubuğu almıştı. Beyaz Saray da Alman bir işletmenin araştırdığı Covid-19 aşısının patent hakkını almaya çalışmıştı. Pompeo geçen ayın başında, Çin dahil bazı ülkelere 100 milyon dolar değerinde yardımda bulunacaklarını iddia etmişti. Ancak Çin Dışişleri Bakanlığı kısa süre önce, Çin’in ABD hükümetinden hiçbir yardım almadığını duyurdu.

Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü’nün web sitesinde yer alan bir haberde, ABD’nin 29 Şubat itibarıyla geçen yıl örgüte ödemesi gereken aidatın yüzde 70’ini ödemediği kaydedildi. Ayrıca ABD, küresel sağlık projelerine ayırdığı bütçeyi önemli ölçüde azaltmayı planlıyor…

ABD salgın karşısında sorumlu ülke tavrı takınmak yerine, Çin’in başka ülkelere sağladığı yardımları karalamaya çalışıyor. Bu girişim, ABD’nin bencil “önce ABD” ilkesini ve Soğuk Savaş zihniyeti ile Çin’e karşı ideolojik ön yargısını yansıtıyor.

Diğer yandan Çin, sınırları içinde salgını kontrol altına almanın yanı sıra, ihtiyaç duyan diğer ülke ve bölgelere de mümkün olan bütün yardımı sağlıyor. Çin’in insanlık için kader ortaklığı düşüncesine dayalı bu çabaları uluslararası toplumca takdirle değerlendiriliyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, verdiği desteklerden ötürü Çin’e teşekkür etti. Von der Leyen, “Zor dönemde birbirimize destek vermeliyiz.” dedi.

Singapur Uluslararası İşler Araştırma Merkezinden kıdemli araştırmacı Ei Sun Oh, Çin’in sınırları içinde salgının hafiflemeye başlamasından kısa bir süre sonra başka ülkelere yardım sağlamasının küresel salgınla mücadele iş birliği için iyi bir örnek olduğunu söyledi.

Virüsü yenmek bilimsel bir sorun. Sorumluluğu başkalarına atan ve Çin’in diğer ülkelerle ilişkilerini bozmaya çalışan bazı Amerikan politikacıların girişimleri boşa gidecek. Bu politikacıları, Amerikan vatandaşlarının sağlığını korumak için daha fazla çaba harcamaya davet ediyoruz. Yale Üniversitesi’nden Stephen Roach’ın da vurguladığı gibi, “Washington salgınla mücadeleyi yoğunlaştırmazsa, daha fazla Amerikan vatandaşı hayatını kaybedecek.”

Kaynak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum