Beyaz Saray çiftçilere çek dağıtıyor, kim sübvansiyona karşıydı?

20180725204058825_40502.jpg

ABD Başkanı Donald Trump, dün bir açıklama yaparak, Amerikan çiftçilerin Washington ile diğer ülkeler arasında gitgide derinleşen ticaret savaşından sağ kurtulmasını sağlamak için onlara 12 milyar ABD Doları tutarında tarımsal sübvansiyon dağıtacaklarını duyurdu.

Oysa bundan önce Trump yönetiminin birçok ticaret ortağına karşı ticaret savaşı açmasının başlıca bahanesi, bu ülkelerin ABD’ye ihraç ettikleri ürünlere sübvansiyon uygulamalarıydı. Şimdi ise ABD de sübvansiyon dağıtmaya başladı. Bu kendi eliyle kendi yüzüne vurmak anlamına gelmiyor mu? Trump’ın bu son hamlesi, ekonomistlerin Beyaz Saray’a süregelen uyarılarının gerçekçiliğini bir kez daha kanıtladı; ticari savaşın galibi yok.

Aslında ticaretin özü çifte kazançtır, iki taraf işbirliği yapsın veya birbirine rakip olsun, bu değişmez. Ancak ABD hükümeti, aşırı inatçı görünüyor ve ticaretin sadece sıfır toplamlı oyun olduğunda ısrarlı. ABD, hem kendi parasıyla ekmek alarak karnını doyuruyor, hem de ekmeği satanı kazançlı olmakla suçlayıp kendisini ise kaybeden taraf ilan ediyor.

Ticaret savaşının kurbanları Amerikan çiftçiler

Beyaz Saray’ın vergi mükelleflerinden yüklü paralar alıp tarımsal sübvansiyon sağlaması, ABD’nin küresel ticaret ortaklarının ihraç ettiği ürünlere karşı cezai nitelikteki ek vergilerinin ve en nihayetinde misillemeyle karşılık almasının kaçınılmaz sonucudur. Tabii, ABD’nin tarım sektörü, diğer ülkelerin misillemelerinin başlıca hedeflerinden biri. Amerikan çiftçiler Trump’un ateşlediği ticaret savaşının kurbanları oldu. Bu çiftçiler şimdi, Beyaz Saray’ın rasyonel olmayan ve zorbaca gümrük vergileri politikasının getirdiği olumsuz sonuçları hazmetmek zorundalar.

Dünyanın en büyük tarımsal ürün ihracatçısı olarak ABD’nin, 2017 yılındaki tarımsal ürün ihracat hacmi rekor düzeye ulaştı ve 21 milyar 300 milyon dolarlık ticaret fazlası gerçekleştirildi. Ancak ABD’nin Çin ile ticaret savaşını başlatmasıyla birlikte AB, Kanada, Meksika ve Çin dahil olmak üzere gümrük vergilerinin hedefi olan ticaret ortakları, ABD menşeli tarım ürünlerine ek gümrük vergisi ile misilleme yapmak zorunda kaldılar. ABD Tarım Bakanlığı’nın verilerine göre, söz konusu karşı tedbirler, ülkenin tarım ürünleri ihracatında 11 milyar dolarlık kayba yol açacak.

ABD, diğer ülkeleri sübvansiyon politikaları nedeniyle suçlayarak, bu politikaların Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) ilgili kurallarına aykırı olduğunu iddia ediyor. Fakat bugün Beyaz Saray, kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde oylarını artırmak için vatandaşlarından aldığı vergileri kullanarak DTÖ’ye aykırı gördüğünü kendisi yapıyor. Bu demek oluyor ki, Washington alenen çifte standart uyguluyor.

Beyaz Saray’ın çekleri sorunu kökten çözmeye yetmez

Buna rağmen, Beyaz Saray’ın verdiği çek, çiftçilerin sorunlarını gerçekten çözebilir mi? Missouri Tarım Bürosu Başkanı Blake Hurst’in dediği gibi, Beyaz Saray politikalarını değiştirmediği takdirde, Amerikan tarım sektörünün üzerindeki baskı büyümeye devam edecek. Kısa vadeli veya geçici kurtarma tedbirleri asıl soruna çözüm getiremez.

“Serbest Ticaret için Çiftçiler” örgütünün üst düzey direktörü Brian Kuehl ise, Amerikan çiftçilerin sübvansiyondan ziyade sözleşmeye ihtiyaç duydukları kanısında. Brian Kuehl, sözleşme imzalayınca çiftçilerin gelecek planlarını gönül rahatlığıyla yapacaklarını düşünüyor.

Mesele Trump’ın düşündüğü kadar basit değil

Trump, daha önce ticaret savaşının ABD’ye yarar getireceği ve ticaret savaşını kolayca kazanacakları kanaatindeydi. Ancak bugün sonuçlar gösteriyor ki durum Trump’ın düşündüğü kadar basit değil. Washington’ın tarım sektörüne sağladığı maddi yardım, zincirleme sorunlara neden olacak. Alaska eyaletinden Senatör Lisa Murkowski, bu noktada şunları sorguluyor: Tarım sektörüne maddi destek sağlandığı gibi imalat sektörüne, enerji sektörüne, petrol ve gaz sektörüne de sağlanacak mı? Para yardımının standartları ne?

New York Times gazetesinde yayımlanan editöryel makalede de aynı yönde sorular yöneltiliyor: Peki ticaret savaşı nedeniyle çelik ve alüminyum alırken daha fazla para harcamak zorunda kalan üreticilerin sübvansiyona ihtiyaçları yok mu? Harley-Davidson’ın üretim hattını taşımasından dolayı işsiz kalan işçilerin maddi desteğe ihtiyaçları yok mu? Ticaret savaşından etkilenen Bourbon üreticileri sübvanse edilmeyecekler mi?

Eğer ABD hükümeti ticaret savaşından etkilenen sektörlerini sübvanse etmeyi sürdürürse Trump yönetimi sayısız zorlukla karşılaşacak. Bir yanda fon kaynakları sorunu, diğer yanda ise mevzubahis sübvansiyonların yasal olup olmadığı sorunu bulunuyor. ABD’nin son 12 milyarlık dolar sübvansiyon hamlesinin meşruiyetine gelince, birçok ülkenin bu konuyu DTÖ’ye taşıması kuvvetle muhtemel.

“Büyük Buhran tekrar yaşanabilir”

Hâlbuki sorunun nasıl çözüleceğini Beyaz Saray çok iyi biliyor. Cumhuriyetçi Senatör Ben Sasse, “Ticaret savaşı çiftçilerin bacaklarını kesip sonra da onlara 12 milyar değerinde saf altın baston vermek gibi.” ifadesini kullandı. Sasse, “Hükümetin ek gümrük vergisi ve sübvansiyonları, ABD’nin bir kez daha büyük ülke olmasını sağlamaz, tam tersine 1929 yılında yaşanan Büyük Buhran döneminin tekrar etmesine yol açabilir.” dedi.

Senatör Paul Rand ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Gümrük vergisi, ABD’li tüketici ve üreticilere ek vergi uygulamak demektir. Eğer gümrük vergisi çiftçilerin cezası olacaksa, o halde çözüm sübvansiyon değil vergileri kaldırmak olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Analistlere göre, çiftçilere sübvansiyon vererek vergi savaşını sürdürme niyeti, bir yandan ABD’nin ticaret savaşında çifte standart koyan “ikiyüzlü” tavrını ve zorbalığını yansıtıyor. Diğer yandan da Trump yönetiminin Don Kişotvari hamleleri, başka ülkelere birçok belirsizlik getirmenin yanı sıra çok taraflılığa dayalı uluslararası ticaret düzeninin zarar göreceği ve ABD’de de ciddi kaos meydana gelebileceğini gösteriyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum