ABD borsası kendi kendini engelleme tehdidi altında

7lmVHS-F7ESl6pYPHNJ02Q.jpg

Bir yandan ABD’nin Çin’e karşı ticaret savaşı tırmanırken, pek çok sayıda Amerikalı da Çin şirketlerinin Wall Street’ten dışarı atılması çağrısında bulunuyor. Çin firmalarının ABD borsasında kote olmasını engellemek isteyenler, Çin şirketlerinin ABD borsasının finansmanından son yıllarda on milyarlarca dolar kazandığını ve bunun da Çin için, ticaret fazlasının yanı sıra, ek bir avantaj sağladığını öne sürüyorlar. Bunlar, ABD’nin finansal açıdan Çin ile bağını koparmasını savunanlar.

Kabul etmeliyiz ki, ABD’nin menkul değerler piyasasının Çin’e açılması bazı Çin girişimlerine başarı getirmiştir. Özellikle internet ekonomisinin yükselme sürecinde, Çin ve Hong Kong piyasalarının yüksek standartlarınca yolu tıkanan bazı enformasyon teknolojisi şirketleri ABD borsalarında fırsatlar yakalamıştır. Ayrıca ABD piyasalarının eksiksiz yönetim sistemi de bu şirketleri biçimlendirmiş ve onlar da Batı piyasalarına daha çok erişim şansı elde etmişlerdir.

Ancak bu çıkarlar iki yönlüdür. ABD’de listelenen seçkin Çin firmaları ABD borsasına çeşitlilik getirmiş ve ABD yatırımcılarına Çin’in gelişimine katkıda bulunma şansı sağlamışlardır. Bu ise, ABD finans piyasasının dünya çapında en açık ve canlı piyasa olma konumunu sağlamlaştırmıştır.

Bugün ABD menkul değerler borsası Çin firmalarını kapılarını kapattığı takdirde Çin ekonomisinin uğrayacağı zarar, bundan 10 yıl önce olabileceğinden çok daha düşük olacaktır. Çünkü Çin şimdiden bütünüyle zengin bir ülkedir ve Çin şirketlerinin genellikle finansman amacıyla ABD’ye gitmeye artık ihtiyaçları kalmamıştır. Öte yandan bu, ABD finans piyasasının açıklık ve kapsamına zarar verecek, ayrıca ABD yatırımcılarını Çin’in ekonomik başarılarını paylaşmaktan alıkoyacaktır.

Aslında, seçkin Çin firmalarının ABD borsasında kote olmasının yararlı olup olmadığı konusu Çin’de tartışılmıştır. Biz Çin’in bu durumdan zarar gördüğünü kabul etmiyoruz; ancak, bu türden tartışmalar, olgulara ancak belirli ölçüde dayalı sorunlar üzerinde insanların farklı görüşlere sahip bulunduğunu gösteriyor.

Çin dışa açılımı benimsiyor. Genel anlamda biz, Çinli şirketlerin ABD’de kote edilmesine, teşvik edilmesi gereken bir açılım ölçütü gözüyle bakıyoruz. ABD’nin Çinli girişimleri borsasında kote olmaya aktif biçimde çekmesi, ABD açılımının kaçınılmaz bir parçasıdır. Eğer ABD finans piyasasını Çin’e kapatırsa, Çinliler bundan üzüntü duyacaklardır. Ancak bu, Çin’i ciddi biçimde etkilemeyecektir. Çin bugün ABD dar görüşlülüğü ile başa çıkmak için yeterince alana sahiptir.

Çin, ABD borsasının yerine koyacağı başka seçenekler keşfedecektir. Gelecek vadeden Çin firmalarına kapılarını açacak dünya çapında birçok piyasa bulunduğuna inanıyoruz. ABD Çin’in açılımına karşı bir kapı kapatır, ama aynı zamanda da dünyanın en büyük gelişen piyasasıyla mali ilişkilerini koparmış olur. Bu, Çin’e mi yoksa ABD’ye mi daha çok kayıp getirecektir? Bu ilginç bir sorudur.

Bazı Amerikalıların Çin’e karşı kibirli tutumu olağandışıdır; hüsnükuruntu kaynaklıdır. Bunlar, ABD’nin Çin refahının soluk borusu olduğuna inanmışa benzemektedir. Bu sözüm ona soluk borusunu kestikleri takdirde Çin’in modernizasyonunun çökeceğini sanmaktadırlar.

ABD, Çin girişimlerini gerçekte Wall Street’ten dışarı çıkarmayabilir. Ancak sürmekte olan tartışmalar, Çin şirketlerini uyarıp tetikte olmaya zorlamıştır; Wall Street artık onlar için daha az çekicidir. Çin’in en seçkin girişimlerinden biri olan Huawei ABD’de kote olma konusunda fikrini değiştirip bir olasılıkla Çin’in listesinde yer alırsa ne olacaktır? ABD yatırımcıları mı daha pişman, yoksa Çin yatırımcıları mı daha kaygılı olacaktır? Kibirli ABD elitleri bu durumu bir kez daha düşünmelidir.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum